CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2026 yılında tarımsal üretimde geçen yıla göre verim ve rekolte artışı yaşanmasına rağmen çiftçinin ürettiği ürünün tarlada yeterli değeri bulamadığını söyledi. Gürer, tarımda sürdürülebilir üretim için kamu merkezli yeni bir anlayışa ihtiyaç olduğunu savundu.

Çiftçinin bir taraftan yükselen girdi maliyetleriyle mücadele ettiğini, diğer taraftan ürününü beklediği fiyattan satamadığını belirten Gürer, bankalardan kullanılan yaklaşık 1 trilyon 500 milyar liralık kredi yüküne dikkat çekti.

Gürer, 2026’nın 2025’e kıyasla çiftçiler açısından daha verimli geçtiğini ancak ürünlerin önemli bölümünün tarlada yeterli değeri bulamamasının üreticiyi yeniden zor durumda bıraktığını ifade etti.

ÇİFTÇİ GELECEK YILIN ÜRETİM MALİYETİNİ DE DÜŞÜNÜYOR

Çiftçinin yalnızca mevcut borçlarını ödemekle kalmadığını, aynı zamanda gelecek yılın üretim giderlerini de karşılamak zorunda olduğunu belirten Gürer, yaklaşık 1 trilyon 500 milyar liralık banka kredisi kullanan üreticilerin elde edecekleri gelirle yeni sezon hazırlıklarını sürdürmeye çalıştığını söyledi.

Gürer, özellikle mazot başta olmak üzere tarımsal girdilerdeki artışların üretim kararlarını doğrudan etkilediğini belirterek buğday, arpa, pamuk, mısır, fındık, çay, fasulye, mercimek ve nohut gibi ürünlerde üreticinin beklediği fiyatların oluşmadığını savundu.

Ürünün üreticiden çıktıktan sonra aracılar üzerinden tüketiciye ulaştığını belirten Gürer, ürün fiyatlarının bu süreçte yükseldiğini ifade etti.

“TÜCCARA MAHKUM BİR PİYASA VAR”

Gürer, tarım piyasasında kamu etkinliğinin artırılması gerektiğini savunarak, üreticinin tüccara bağımlı hale geldiğini söyledi.

Girdi maliyetlerinin üzerine makul bir kâr eklenerek tarımsal üretimin sürdürülebilmesinin sağlanması gerektiğini belirten Gürer, bunun için tarım politikalarında anlayış değişikliğine ihtiyaç olduğunu ifade etti.

“ALIM FİYATI DEĞİL, TABAN FİYAT UYGULANMALI”

Üreticiyi koruyacak kamucu politikaların uygulanması gerektiğini belirten Gürer, alım fiyatı yerine taban fiyat uygulanmasını, çiftçilerin kredi borçlarının ertelenmesini ve faizlerin silinmesini önerdi.

Gürer, bu şekilde üreticiye ciddi destek sağlanması halinde tarımsal üretimin artacağını ve ithalata duyulan ihtiyacın azalacağını savundu.

Tarımın yalnızca gıda üretimi açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Gürer, kırsal nüfusun korunması ve yeniden üretime yönlendirilmesinin ekonomik ve sosyal açıdan önemli olduğunu ifade etti.

KOOPERATİFÇİLİK VURGUSU

Gürer, yerli üreticinin desteklenmesi ve kırsala göçün yeniden sağlanması halinde büyük kentlerdeki nüfus baskısının azalacağını, Türkiye’nin ürettiği ürünleri işlenmiş, dondurulmuş ve katma değerli ürünlere dönüştürerek yurt dışına satabileceğini söyledi.

İşsizliğin önlenmesi açısından küçük aile tipi üreticilerin desteklenmesi gerektiğini belirten Gürer, tarım kooperatiflerinin yeniden düzenlenmesini ve kooperatifçiliğin üreticinin lehine işleyecek şekilde yapılandırılmasını istedi.

Üretim öncesinden üretim sonrasına ve pazarlamaya kadar kooperatiflerin sürece dahil edilmesi gerektiğini ifade eden Gürer, böylece hem üreticinin kazanacağını hem de tüketicinin ürüne daha uygun fiyatla ulaşabileceğini savundu.

“TARIMDA SORUNU ÇÖZMEDEN ÜRÜN FİYATI DÜŞMEZ”

Gürer, tarım sektöründeki sorunların çözülmemesinin doğrudan tüketici fiyatlarına yansıdığını söyledi.

Tarlada kalan ürünler, hayvancılıkta artan maliyetler ve ürünlerin üreticiden tüketiciye ulaşana kadar birden fazla kez el değiştirmesinin fiyatları yükselttiğini belirten Gürer, ithalatın da piyasayı dengelemek yerine haksız kazançlara yol açabildiğini savundu.

Hakem derneğinin İstanbul şubesine fesih davası: Dilekçede dikkat çeken ifadeler...
Hakem derneğinin İstanbul şubesine fesih davası: Dilekçede dikkat çeken ifadeler...
İçeriği Görüntüle

Gıda fiyatlarının düşük gelirli vatandaşlar üzerindeki baskısına dikkat çeken Gürer, tarım sektöründeki sorunların çözülmeden ürün fiyatlarının düşmesinin mümkün olmadığını ifade etti.

Dünyada gıda enflasyonunda Türkiye’nin üst sıralarda yer almasının tarıma yönelik düzenlemelerde desteklerin yetersiz ve plansız olmasının da etkili olduğunu belirten Gürer, emekli ve asgari ücretlilerin gelirlerinin gıda fiyatlarındaki artış karşısında yetersiz kaldığını savundu.

Gürer, akaryakıt fiyatlarındaki artışın da sofraya ulaşan ürünlerin maliyetlerini etkilediğini belirterek gerekli önlemlerin alınması çağrısında bulundu.