Gazeteci Ali Avcu, Siyaset Bilimi Uzmanı Mehmet Gıyas Azeritürk’ün hazırladığı “CHP Türk Devletleri ve Akraba Topluluklar Koordinatörlüğü Kurulum Önerisi” başlıklı raporu değerlendirdi. Avcu, CHP’nin Türk Devletleri ve akraba topluluklar konusunda kurumsal kapasitesini güçlendirmesi gerektiğini savunurken, Türk Dünyası’nın Türkiye açısından yalnızca kültürel değil, jeostratejik ve ekonomik bir alan haline geldiğini belirtti.
toplumsal.com.tr’de yayımlanan yazısında Avcu, çalışmanın yalnızca CHP bünyesinde yeni bir koordinatörlük kurulmasına ilişkin idari bir öneri olmadığını, Türkiye’nin değişen bölgesel dengelerine ilişkin kapsamlı bir perspektif sunduğunu ifade etti.
“TÜRK DÜNYASI YENİ BİR JEOSTRAYEJİK HAVZAYA DÖNÜŞTÜ”
Avcu, raporda Türk Devletleri Teşkilatı’nın kurumsallaşması, Orta Koridor’un yükselişi ve Avrasya ticaretindeki dönüşümün öne çıkarıldığını belirterek, Türk Dünyası’nın artık yalnızca ortak tarih ve kültür üzerinden değerlendirilemeyeceğini kaydetti.
Yazısında, enerji hatları, demiryolu projeleri, lojistik merkezleri, ticaret koridorları ve akademik iş birliklerinin yeni dönemin temel başlıkları olduğuna dikkat çeken Avcu, Türkiye’nin bu süreci uzun vadeli politikalarla değerlendirmesi gerektiğini savundu.
KURUMSALLAŞMA ÖNERİSİ
Avcu, raporda CHP’nin Türk Devletleri ve akraba topluluklara ilişkin uzmanlaşmış ve sürekli çalışan bir politika mekanizmasına ihtiyaç duyduğunun ifade edildiğini aktardı.
Yazıya göre önerilen koordinatörlük, partinin genel dış politika çizgisinin yerine geçecek alternatif bir yapı değil; Türk Dünyası konusunda araştırma yapan, politika geliştiren ve parti yönetimine düzenli analiz sunan uzmanlaşmış bir birim olarak tasarlandı.
Raporda ayrıca, koordinatörlüğün bünyesinde Türk Dünyası Danışma Kurulu’nun yanı sıra Ekonomi ve Orta Koridor Çalışma Masası, Türk Cumhuriyetleri Masası, Akraba Topluluklar Masası ile Türk Dünyası Gençlik ve Akademi Programı’nın oluşturulmasının önerildiği belirtildi.
ATATÜRK'ÜN SÖZLERİNE DİKKAT ÇEKTİ
Ali Avcu, yazısında Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk Dünyası konusundaki “Hazırlanmak lazımdır” yaklaşımına da yer verdi.
Avcu, raporda bu yaklaşımın yalnızca tarihsel bir değerlendirme olarak ele alınmadığını, günümüz koşullarında kurumsal hazırlık, uzman yetiştirilmesi ve uzun vadeli dış politika planlamasıyla ilişkilendirildiğini ifade etti.
EKONOMİ VE ORTA KORİDOR VURGUSU
Yazıda, Türk Dünyası ile ilişkilerin yalnızca kültürel faaliyetlerle sınırlı tutulmaması gerektiği vurgulanırken, Orta Koridor’un Türkiye açısından ekonomik ve jeopolitik fırsatlar sunduğu değerlendirildi.
Avcu, Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki konumunu üretim, lojistik ve ticaret merkezi olma hedefi doğrultusunda değerlendirebilmesi için kurumsal hazırlığın önemine işaret etti.
GENÇLİK VE AKADEMİ ÖNERİSİ
Raporda genç araştırmacılar, akademisyenler ve siyaset bilimcileri kapsayacak Türk Dünyası Gençlik ve Akademi Programı önerisinin de yer aldığına dikkat çeken Avcu, bu yapının geleceğin karar vericileri arasında kalıcı iş birliği ağları oluşturmayı amaçladığını belirtti.
“TÜRK DÜNYASI ORTAK MESELE”
Yazısının sonunda Türk Dünyası konusunun herhangi bir siyasi partinin ya da ideolojik çevrenin tekelinde görülemeyeceğini ifade eden Avcu, Türkiye’nin değişen uluslararası dengeler içerisinde bu alana yönelik uzun vadeli ve kurumsal politikalar geliştirmesi gerektiğini savundu.
Avcu, Mehmet Gıyas Azeritürk’ün hazırladığı raporun tartışmaya açık yönleri bulunabileceğini ancak Türk Dünyası’nın günlük siyasi söylemlerin ötesinde stratejik bir politika alanı olarak ele alınması gerektiği yönünde önemli bir tartışma başlattığını dile getirdi.




