CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, yeni yasama yılı öncesinde milletvekilleri, Parti Meclisi üyeleri, Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri ve Merkez Yönetim Kurulu üyeleriyle birlikte toplantı gerçekleştirdiklerini belirtti. Akay, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun toplantıda yaptığı konuşmayı “tarihi bir konuşma” olarak değerlendirdiğini söyledi.
Akay, Kılıçdaroğlu’nun konuşmasında ahlaki üstünlüğün korunarak ülkedeki her türlü yolsuzluk ve usulsüzlüğün üzerine gidilmesi ve bunların ortadan kaldırılması gerektiğini ifade ettiğini aktardı. CHP grubu olarak bu görüşe kesinlikle katıldıklarını belirten Akay, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması konusunda büyük bir problem bulunduğunu savundu.
“KAYNAKLAR DAR GELİRLİDEN DEĞİL, SERMAYEDEN YANA KULLANILIYOR”
Akay, kamu kaynaklarının kullanımında dar gelirli kesimlerin yeterli desteği alamadığını belirterek emekli, işçi, çiftçi ve KOBİ’lerin gerekli kaynaklardan yararlanamadıkları için mağduriyet yaşadığını söyledi.
Akay, yap-işlet-devret projelerini, köprü ve yol projelerini üstlenen firmalara 3 yılda 821 milyar TL kaynak aktarıldığını belirterek, emekliye, çiftçiye ve dar gelirliye “kaynak bulamıyoruz” denilmesinin kabul edilebilir olmadığını ifade etti.
AKAY'IN DEĞERLENDİRİLMELERİ ŞÖYLE:
“Gerçekten bu ülkede kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasıyla ilgili çok büyük bir problem var. Kaynaklar dar gelirliden değil, sermayeden yana kullanılıyor. Bu yapılırken de emekli, işçi, çiftçi ve KOBİ'ler gerekli kaynaklardan yararlanamadığı için büyük mağduriyet yaşıyor. Bakın; yap-işlet-devret projelerini, köprü ve yol projelerini üstlenen firmalara 3 yılda 821 milyar TL kaynak aktarılırken emekliye, çiftçiye, dar gelirliye 'kaynak bulamıyoruz' denmesi kabul edilebilir bir durum değildir.”
“BU MAĞDURİYETİN MUTLAKA GİDERİLMESİ GEREKMEKTEDİR”
Akay, toplantıda son dönemde yaşanan borsa manipülasyonuna ilişkin çok kapsamlı değerlendirmelerin devam ettiğini belirtti.
Mağdur olanların yalnızca 455 bin kişiyle sınırlı olmadığını söyleyen Akay, doğrudan borsada işlem yapan ve aracı kurumları kullanmadığı halde hisse değerlerinin düşmesi nedeniyle mağdur olduğunu belirttiği yaklaşık 600 bin vatandaşın daha bulunduğunu ifade etti.
Akay, bu kapsamda toplam mağdur sayısının 1 milyon 100 binin üzerinde olduğunu söyledi. Bir kişinin fonda yatırımı görünürken arkasında 4-5 kişinin birikiminin bulunabildiği durumların da dikkate alınması gerektiğini belirten Akay, mağduriyetin boyutunun daha büyük olduğunu savundu.
Akay, “Dolayısıyla bu mağduriyetin mutlaka giderilmesi gerekmektedir” dedi.
Şirket yöneticileri ve hissedarlarına tedbir konulmasını ve bu varlıkların satılmasını doğru bir adım olarak değerlendiren Akay, ancak kapalı fon üzerinden 2020 yılından itibaren devam ettiğini belirttiği süreçte haksız ve çok yüksek kazanç elde eden kişilerin tek tek tespit edilmesi gerektiğini söyledi.
Bu kişilerin siyasi ve bürokratik bağlantılarının da ortaya çıkarılması gerektiğini savunan Akay, hukuki normlar çerçevesinde birinci derece yakınları da dahil olmak üzere tüm mal varlıklarına el konulması gerektiğini ifade etti. Akay, daha sonra bu varlıkların satışından elde edilecek gelirle vatandaşların mağduriyetinin hızla giderilmesi gerektiğini belirtti.
Akay, kendilerine sürekli e-postalar geldiğini belirterek Hatay’da depremi yaşamış bir vatandaşın yeni bir hayat kurabilmek için ailesiyle biriktirdiği parasını bu fona yatırdığını ve parasını kaybettiğini anlattı. Akay, söz konusu vatandaşın hem ağır bir deprem felaketi yaşadığını hem de birikimini kaybettiğini söyledi.
Akay ayrıca 71 yaşındaki bir kadının tüm birikimini burada kaybettiğini belirterek bunun gibi çok sayıda acı örnek bulunduğunu ifade etti. Bu hikâyeleri duydukça ve gördükçe olayın vahametinin daha net ortaya çıktığını söyledi.
“KANUNİ YOLLARDAN HESAP SORULMALI”
Akay, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Takasbank ve Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkililerinin zamanında önlem almama nedenlerini açıklaması gerektiğini belirtti.
Akay, savcılığın ağustos ayında SPK’ye yazı yazdığını belirterek, hemen ardından bu fonlardan yurt dışına para aktarılıp aktarılmadığının ve bu durumun kimlere haber verildiğinin detaylı biçimde araştırılması gerektiğini söyledi.
“Olay çok büyüktür” diyen Akay, sürecin belli kişilerin üzerine yıkılarak kapatılmasına izin veremeyeceklerini ifade etti. Akay, idari ve hukuki yönden tüm sorumluların tespit edilmesi ve kanuni yollardan hesap sorulması gerektiğini söyledi.
Akay, bundan sonraki süreçte konunun sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirtti.
KAMU FONLARININ YATIRIMLARI SORULDU
Akay, henüz değinilmediğini ancak açıklığa kavuşturulması gerektiğini söylediği bir başka konuya da dikkat çekti.
Türkiye Varlık Fonu ve İşsizlik Sigortası Fonu gibi kamu kurum ve kuruluşlarının kaynaklarının değerlendirildiği alanlar bulunduğunu belirten Akay, bu kaynakların bir bölümünün devlet tahvilinde, bir bölümünün bankalarda mevduat olarak, bir bölümünün ise sermaye piyasasındaki bu tür fonlarda tutulduğunu söyledi.
Akay, tüm kamu kurum ve kuruluşlarına, Türkiye Varlık Fonu ve İşsizlik Sigortası Fonu da dahil olmak üzere söz konusu fonlarda değerlendirilen paralarının olup olmadığını sordu.
Akay ayrıca bu olaylar yaşanmadan önce ilgili kurumlara herhangi bir bilgi gelip gelmediğinin, paraların çekilip çekilmediğinin ya da çekilemeyerek içeride kalan bir kaynağın bulunup bulunmadığının açıklanmasını istedi.
Akay, İşsizlik Sigortası Fonu’nun verilerini incelediğini belirterek 2026 yılı Ağustos ayı sonu itibarıyla fonun 851 milyar TL’lik varlığı bulunduğunu söyledi.
Bu varlığın yaklaşık binde 5’inin sermaye piyasasında değerlendirildiğini belirten Akay, bunun yaklaşık 4,2 milyar TL’ye denk geldiğini ifade etti.
Akay, İşsizlik Sigortası Fonu’nun söz konusu fonlarda değerlendirilen bir parasının bulunup bulunmadığının kamuoyuna açıklanması gerektiğini söyledi.
Akay, konuya ilişkin soru önergelerini ilgili bakanlıklara ilettiklerini belirtti.




