Ekonomi

CHP’li Semra Dinçer'den 'bütçe' tepkisi!

CHP Genel Başkan Yardımcısı Semra Dinçer, merkezi yönetim bütçe açığının 1,32 trilyon lirayı aşmasına ve Cumhurbaşkanlığı ile bağlı kurumların altı aylık 100 milyar lirayı aşan harcamasına tepki gösterdi. Dinçer, "Kemer sıkma politikası hep aynı kesime uygulanıyor, israf ve bolluk ise hep aynı çevrelerde sürüyor" dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Semra Dinçer, merkezi yönetim bütçe açığının ocak-temmuz döneminde 1 trilyon 320 milyar 940 milyon liraya ulaşmasına ve Cumhurbaşkanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ile İletişim Başkanlığı’nın 2026 yılının ilk altı ayındaki toplam harcamasının 100 milyar 358 milyon liraya çıkmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Kemer sıkma politikasının hep aynı kesime uygulandığını, israf ve bolluğun ise hep aynı çevrelerde sürdüğünü belirten Dinçer, açıklanan verilere göre, Türkiye’nin merkezi yönetim bütçe açığı ocak-temmuz döneminde 1 trilyon 320 milyar 940 milyon liraya ulaştığını Temmuz ayında bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 59,8 artarak 1 trilyon 790 milyar 502 milyon liraya çıkarken, gelirler yüzde 28,8 artışla 1 trilyon 412 milyar 397 milyon lirada kaldığını kaydetti. Dinçer, böylece temmuz ayında bütçe açığının 378 milyar 105 milyon lira olarak kayıtlara geçtiğini belirtti.

"CUMHURBAŞKANLIĞI VE BAĞLI KURUMLARIN ALTI AYLIK HARCAMASI 100 MİLYAR LİRAYI GEÇTİ"

Bütçe açığındaki artış sürerken Cumhurbaşkanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve İletişim Başkanlığı’nın 2026 yılının ilk altı ayındaki toplam harcaması 100 milyar 358 milyon liraya ulaştığını ifade eden Dinçer, harcama kalemlerinde en yüksek pay 88 milyar 934 milyon lirayla Diyanet İşleri Başkanlığı’nın olduğunu kaydetti. Dinçer, Cumhurbaşkanlığı’nın harcaması 8 milyar 486 milyon lira, İletişim Başkanlığı’nın harcaması ise 2 milyar 937 milyon lira olarak açıklandığını belirterek üç kurumun altı aylık toplam harcamasının günlük ortalaması 557 milyon lira olduğunu ifade etti.

İki tabloyu birlikte değerlendiren Dinçer, "Bu iki tablo yan yana konulduğunda iktidarın önceliklerinin nerede olduğu bir kez daha ortaya çıkıyor. Devletin kasası her ay daha büyük bir açıkla kapanıyor, giderler gelirlerden neredeyse iki kat hızlı büyüyor. Bu, kamu maliyesinin kontrolden çıktığının resmi itirafıdır. Açığın faturası ise zamlarla, dolaylı vergilerle ve enflasyonla yine vatandaşın sırtına yükleniyor" dedi.

"İTİBAR ANLAYIŞI İHTİŞAMI BESLİYOR"

Emekli ve asgari ücretlinin geçim mücadelesine dikkat çeken Dinçer, harcamalara ilişkin tepkisini şöyle sürdürdü:

"Diyanet İşleri Başkanlığı tek başına günde ortalama yaklaşık 500 milyon lira harcarken, milyonlarca emekli aldığı zammın markete kaç gün yeteceğini hesaplıyor, asgari ücretli fiyat etiketine bakmaya çekiniyor. ‘İtibardan tasarruf olmaz’ anlayışıyla savunulan bu harcama düzeni, ülkenin gerçek ihtiyaçlarını değil, iktidarın kendi ihtişam algısını besliyor."

Kemer sıkma politikalarının sürekli dar gelirli vatandaşlara dayatıldığını belirten Dinçer, bütçenin şeffaf ve hesap verebilir olmasının anayasal bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Dinçer, "Bu ülkede kemer sıkma politikası hep aynı kesime uygulanıyor, israf ve bolluk ise hep aynı çevrelerde sürüyor. CHP olarak bu israf düzenini Meclis kürsüsünden sormaya, halkın hakkını halka geri istemeye devam edeceğiz. Bu tablo bir bilanço değil, bir tercih meselesidir. Ve bu tercih, milyonlarca yurttaşın aleyhine işliyor" dedi.