TBMM Genel Kurulu'nda DEM Parti'nin 6 Şubat depreminin bütün sonuçlarının araştırılması amacıyla verilen grup önerisi AKP-MHP oylarıyla reddedildi. CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, "6 Şubat depremlerinde 650 bin konutu bir yılda teslim edeceğini ifade eden iktidar 455 bin kalıcı konutu ancak üçüncü yılın sonunda vermiştir. Konutların geçici olarak teslim edilmesi, kiracıların konut sahibi olamaması, enflasyon ve inşaat maliyetlerindeki aşırı artış ve reel olmaması, hibe ve kredilerin reel ve güncel olmaması nedeniyle müteahhit firmaların işleri yarım bırakması ve feshetmeleri sonucu, maalesef, pek çok insan konutuna kavuşmamıştır" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda DEM Parti tarafından "6 Şubat depreminin bütün sonuçlarının araştırılması" önerisi AKP-MHP oylarıyla reddedildi.
"DEPREM DAVALARI BEKLENEN ADALETİ SAĞLAYAMAMIŞTIR"
CHP Grubu adına konuşan Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, 1999 Marmara depremlerinin ülke ekonomisine olan maliyetinin 17 milyar dolar olduğunu belirterek "6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin maliyeti ise Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığınca 103,6 milyar dolar olarak açıklanmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisinde kurulan deprem komisyonlarının ikisinde de yer almak durumunda kaldım ne yazık ki, hazırlanmış bu raporlarda maliyetin, 6 Şubat depremlerinin maliyetinin 148 milyar dolar olacağı ifade edilmiştir. Ben dilerdim ki -beş ay birisi, Bayraklı depreminden sonra oluşturulan rapordur bu, diğeri de Mayıs 2023'te hayata geçirdiğimiz- aylarca süren çalışma sonrası verilmiş bu önermeler keşke yasal olarak bağlamını bulsaydı, bu Mecliste karşılığını bulsaydı" dedi.
Afetlerin neden olduğu kayıp ve zararların sadece ekonomiyle sınırlandırılamayacağına değinen Şevkin, "Deprem bölgesindeki çok sayıda deprem davaları beklenen adaleti sağlayamamıştır, can yakmaktadır hâlâ. 6 Şubat depremlerinde 650 bin konutu bir yılda teslim edeceğini ifade eden iktidar 455 bin kalıcı konutu ancak üçüncü yılın sonunda vermiştir. Konutların geçici olarak teslim edilmesi, kiracıların konut sahibi olamaması, enflasyon ve inşaat maliyetlerindeki aşırı artış ve reel olmaması, hibe ve kredilerin reel ve güncel olmaması nedeniyle müteahhit firmaların işleri yarım bırakması ve feshetmeleri sonucu, maalesef, pek çok insan konutuna kavuşmamıştır. Yine, hasar tespitlerinin sağlıksız olması nedeniyle binlerce insan hak sahipliği ya da hasar durumunu revize etmek adına mahkemelerde hâlen sürünmekte ve davalar geciktiğinden hâlâ hak kayıpları yaşanmaktadır. İktidarın rezerv alan uygulaması deprem bölgesinde yaşayanların kâbusu olmuştur. Kalıcı afet konutlarının üstyapı inşaat hizmetleri büyük oranda tamamlanmamıştır" diye konuştu.




