Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) sonrasında Parti Sözcüsü Müslim Sarı açıklamalarda bulundu. Sarı, 4 il başkanının görevden alındığını duyurdu.
Buna göre; Kütahya, Uşak, Karaman ve Çankara il başkanları görevden alındı.
Eskişehir, Sivas, Kırşehir, Karaman ve Uşak'a ise yeni il başkanlarının ataması yapıldı.
Sarı'nın açıklamalarından satır başları şu şekilde:
"CHP, Kıbrıs halkının çıkarlarının yanındadır.
Çerçeve yasa görüşmeleri vardı. Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili olarak kendi düşüncelerimizi tekrar dile getirdik. Biz CHP olarak Terörsüz Türkiye sürecinin başarıya ulaşması için gerekli her türlü katkıyı vermeye hazır olduğumuzu bir kere daha dile getirmiş olduk.
Rapordaki düşüncelerimiz ortadadır, bu düşüncelerimizin arkasında duruyoruz ancak sürecin odağında olan mesele tek başına devletin bekası ya da güvenlik ekseninde değerlendirilemez. Kürt meselesini sadece bu boyutuyla ele alan yaklaşımların kısır, yetersiz ve sınırlı yaklaşımlar olduğunu düşünüyoruz.
Halk arasında mutlak butlan olarak değerlendirilen bir sürecin tartışmalarını kamuoyu önünde yapıyoruz. En son geldiğimiz noktada CHP'nin içinden bazı arkadaşlarımız ayrı bir partiye doğru yolculuğa çıktıklarını ilan etmiş oldular. Biz aslında bunun öteden beri böyle olduğunu, CHP içerisinde mutlak butlan tartışmalarının aslında arkadaşlarımızın başka bir partiye evrilmek için kendi tabanlarını, yapılarını konsolide etmek için kullandıklarını söylemiştik, bu gerçek oldu.
Öncelikle hangi rejim altında, hangi ülkede olursa olsun siyasal partiler kurulur, gelişir ancak hiçbir zaman bir siyasal partinin içinde olup o siyasal partinin olanaklarından yararlanıp kürsüsünden konuşarak, amblemi altında, il ve ilçe örgütlerinden faydalanarak ve onun grup salonunda ve odasında bir başka siyasal partinin ilanı yapılamaz. Bunun çok ahlaki bir şey olmadığı açıktır. Bunun ciddi bir etik ve ahlak sorunu oluşturduğu açık ve nettir.
Biz bu arkadaşlarımızı partiyi bölmemeleri konusunda uyarmıştık. Her şeyden önce AKP'nin ekmeğine yağ süreceğini söylemiş, bölücü olmakla suçlamıştık. Suçlamalarımızın ne kadar temelli olduğunu görüyoruz. Kendi neden oldukları butlan sürecinin olumsuzluklarını ortadan kaldırmak yerine birlikte mücadele edeceklerine böyle bir tutum sergileyeceklerine kaçmayı tercih etmişlerdir."