CHP Türkiye Koordinatörü Gürsel Tekin, partisinin Düzce İl Başkanlığı’nda yaptığı açıklamada Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Düzce’de işsizlik, esnafın kepenk kapatması ve icra dosyalarındaki artışın önemli sorunlar olduğunu belirten Tekin, benzer tablonun Türkiye’nin 81 ilinde yaşandığını söyledi.
Yaşanan sorunların temelinde herhangi bir savaşın veya büyük bir felaketin bulunmadığını savunan Tekin, siyasetteki zenginleşmenin Türkiye’yi yoksullaştırdığını ileri sürdü.
Tekin, “Bu sorunların temel kaynağı, herhangi bir savaşa ya da başımıza gelen büyük bir felakete dayanmıyor. Elbette zaman zaman sorunlar yaşadık ama temel sorun ne yazık ki siyasetteki zenginleşmenin Türkiye'yi yoksullaştırdığını bütün Düzceli dostlarımızın bilmesi lazım” dedi.
“KAYINVALİDELERE DİKKAT ETMEMİZ LAZIM”
Siyasetteki yolsuzlukların vatandaşları yoksulluğa sürüklediğini savunan Tekin, siyasetçilerin mal beyanları ile fiili ekonomik durumlarının karşılaştırılması gerektiğini belirtti.
Tekin, siyasetçilere yönelik dikkat çeken çağrısında şu ifadeleri kullandı:
“Siyasette bu yolsuzluk ve arsızlık olunca doğal olarak vatandaşa derin bir yoksulluk kalıyor. Son günlerde Pandora'nın kutusu açıldı ama bu devam edecek mi? Devam etmesi lazım. Düzce'de bütün siyasetçilere çağrıda bulunmak istiyorum: Özellikle bakanlara, bakan yardımcılarına, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yasama görevi olan milletvekillerine, seçilmiş belediye başkanlarına ve onların özellikle kayınvalidelerine dikkat etmemiz lazım. Yani takdir edersiniz ki yasamız gereği seçildiğiniz zaman mal beyanında bulunuyorsunuz. Şimdi mal beyanlarıyla fiili durumlara baktığımızda durumun ne kadar vahim olduğunu görebilirsiniz”
“DEVLETİN TAŞIYLA DEVLETİN KUŞUNU VURAN SİYASETÇİLER...”
Kamu arazilerinin ve Hazine’ye ait taşınmazların belirli kişilere aktarıldığını ileri süren Tekin, bakanların, bakan yardımcılarının ve yakınlarının devletle iş yapan müteahhitler olamayacağını söyledi.
Tekin, “Devletin taşıyla devletin kuşunu vuran siyasetçiler olduğu sürece ülkemizde vatandaşlarımızın yoksulluktan, sefaletten kurtulma şansı yoktur” dedi.
Siyasi partilere de çağrıda bulunan Tekin, kamu kurumlarıyla iş yapan milletvekili, belediye başkanı ve kamu yöneticilerinin partilerinden ihraç edilmesi gerektiğini savundu. Partilerin kendi iç denetim mekanizmalarını işletmesi gerektiğini belirten Tekin, şöyle konuştu:
“Eğer devlette iş yapıyorsa, derhal partinizden üyeliklerine son vereceksiniz. Niye vermiyorsunuz? Niçin savcılara bırakırsınız? Bilmez misiniz kendi içinizdeki insanların ne yaptığını? Biliyorsunuz. Niye? Çünkü büyük suç ortaklığı oluştu”
“NEREDEN BULDUN YASASI YÜRÜRLÜĞE KONULSUN”
İmar uygulamalarında kamuya ait arsaların düşük bedellerle belirli kişilere verildiğini öne süren Tekin, İstanbul’daki Hazine arazileri, deprem toplanma alanları ve orman vasfını kaybetmiş alanlara ilişkin rant iddialarını uzun süredir gündeme getirdiğini söyledi.
Türkiye’de siyasi etik yasasının çıkarılması gerektiğini vurgulayan Tekin, kamu yöneticileri, belediye başkanları, milletvekilleri ve bakanları kapsayacak şekilde “Nereden buldun” yasasının yeniden yürürlüğe konulmasını istedi.
UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE ÇAĞRISI
Uyuşturucu kullanımının Düzce’de de ciddi bir sorun olduğunu belirten Tekin, suça bulaşan ve kayıp çocukların sayısının arttığını ifade etti.
Uyuşturucu sorununun toplumun farklı kesimlerine yayıldığını söyleyen Tekin, TBMM’ye çağrıda bulunarak hızlı şekilde araştırma ve soruşturma komisyonu kurulmasını istedi. Tekin, “Aksi takdirde 3-5 yıl sonra sorunun daha derin bir noktaya gideceğini görüyoruz” dedi.
“ÇETELER CENNETİNE DÖNÜŞTÜ”
Gazetecilerin fon soruşturması kapsamında eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın tutuklanmasına ilişkin sorusunu da yanıtlayan Tekin, soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi halinde çok sayıda kişinin ortaya çıkacağını söyledi.
Türkiye’de arsa, imar, ihale, uyuşturucu, dolandırıcılık ve bahis çeteleri bulunduğunu öne süren Tekin, ülkenin “çeteler cennetine” dönüştüğünü savundu. Soruşturmanın hangi siyasi iradeye kadar uzanırsa uzansın sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirtti.
“TÜRK SİYASETİNİN ANA SORUNU YALAN”
Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak hakkındaki bir soruyu da yanıtlayan Tekin, yargılama süreci devam ederken kimsenin peşinen yargılanmaması gerektiğini söyledi.
Tekin, “Yalan söylemeyeceksiniz kardeşim. Türk siyasetinin en ana sorunu yalan. Yalan söylemeyeceksiniz, hak yemeyeceksiniz. Olmamış bir şeyi olmuş gibi anlatmayacaksınız” ifadelerini kullandı.
“CHP, HİÇ CHP'Lİ OLMAYANLARIN YÜZÜNDEN PARAMPARÇA OLDU”
YENİ Parti ile olası diyalog ve ittifak konusundaki soruya yanıt veren Tekin, İstanbul’da göreve geldikleri ilk günden itibaren yaşanan sorunların çözümü için çaba gösterdiklerini ancak başarılı olamadıklarını söyledi.
Yaşanan ayrışmanın müteahhitlerle müşahitler arasındaki bir kavgadan kaynaklandığını savunan Tekin, CHP’nin eski üyelerinin ve parti geçmişindeki bazı yöneticilerin sürece etkisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Tekin, şöyle konuştu:
“Biz İstanbul'da ilk geldiğimiz günden itibaren sorunun çözümü konusunda elimizden gelen bütün gayreti sarf ettik. Yapamadık, olmadı. Yani büyük olasılıkla kusur belki biraz da bizde diye sayıyorum. CHP, arasındaki bu sorunun müteahhitlerle müşahitler arasındaki bir kavgadan kaynaklandığını, altını çizerek Düzce'den söylemek istiyorum. Bir daha söylüyorum: Müşahitlerle müteahhitler arasındaki kavgadan kaynaklı oldu. Keşke arkadaşlarımız müşahitlerden yana tavır koymuş olsalardı. İçinizde bir sürü eski CHP'li var. CHP, hiç CHP'li olmayanların yüzünden paramparça oldu.
Bakın, 43 yıllık CHP'liyim, bunların hiçbirini tanımıyorum. (Adem Soytekin, Aziz İhsan Aktaş, Murat Gülibrahimoğlu'nun fotoğraflarını göstererek) Nasıl sızdılar, nasıl itirafçı oldular ve bunların partiye gelmesini kim sağladıysa, işte arınma dediğimiz budur bizim. Yoksa bizlerin herhangi bir kişisel husumeti yok. İşte bu vatandaşlar, bunlar son dönemlerde, yani 2020'lerden, 2021, 2022'de bir kısım siyasetçilerin, parti geçmiş dönemdeki yöneticilerinin yol açmış olduğu bir süreç olmuş ve bu süreçte ne yazık ki büyük olumsuzluklar, sıkıntılar yaşandı. Biz bunlarla ayrışalım, helalleşelim dedik.
Partimiz müşahitlerle ayakta kalsın, bu müteahhit ilişkileriyle siyaset ilişkilerini ayrıştıralım derken olmadı ve arkadaşlarımız ayrıldılar. Bize ne diyorlar? 'Butlan' Ya kardeşim, şu arama motoruna girin, butlanın ne olduğunu okuyabilirsiniz. Butlan 'yok sayılan'dır. Yani tertemiz mazisi olan bir siyasi partinin kongresini ne yazık ki sakat bir hâle getirince bu karar verildi. Bütün buna rağmen biz ayrışmadan yana değildik. Ama ben bir şeye güveniyorum: Bizim seçmenimiz doğası gereği doğru neredeyse orada odaklanacaktır.”





