Güncel

CHP'li Burhanettin Bulut: TRT havuz medyasından daha fena

CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, İBB Davası’na ilişkin yaptığı haberler nedeniyle TRT’ye tepki göstererek, "TRT havuz medyasından daha fena bir şekilde mahkemede istedikleri görüntüyü, istedikleri algı yönetimini başaramayınca resmen aynı bizim partilerin yaptığı gibi sosyal medyada görüntüler hazırladılar. Yönlendirmenin çok ötesinde bu yapılan. TRT'nin bu yaptığı ne Anayasa olarak ne hukuk ne vicdan açısından kabul edilebilir bir şey değildir." dedi ve çağrıda bulundu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davaya ilişkin yayınları nedeniyle TRT’yi sert sözlerle eleştirdi. TRT’nin mahkeme sürecinde “algı yönetimi” yaptığını savunan Bulut, kurumun sosyal medya üzerinden hazırlanan içeriklerle kamuoyunu yönlendirmeye çalıştığını belirtti..

Bulut, “TRT havuz medyasından daha ileri giderek mahkemede istedikleri görüntüyü elde edemeyince sosyal medya üzerinden içerikler üretmeye başladı. Bu durum yönlendirmeyi aşan bir tablo ortaya koyuyor. TRT’nin bu yaklaşımı ne anayasa ne hukuk ne de vicdan açısından kabul edilebilir” ifadelerini kullandı.

DOĞU AKDENİZ YEREL MEDYA BULUŞMASI ADANA’DA YAPILDI

Cumhuriyet Halk Partisi tarafından farklı bölgelerde düzenlenen Yerel Medya Buluşmaları’nın beşinci toplantısı Adana’da gerçekleştirildi. “Doğu Akdeniz Yerel Medya Buluşması” başlığıyla düzenlenen etkinliğe Adana, Mersin, Osmaniye, Hatay, Kilis, Gaziantep, Niğde ve Kahramanmaraş’tan medya temsilcileri katıldı.

TANBUROĞLU: YEREL BASIN TOPLUMSAL BİLİNÇ İÇİN ÖNEMLİ

Anıl Tanburoğlu, yerel basının yalnızca haber aktaran bir mecra olmadığını belirterek toplumsal bilincin gelişmesinde önemli rol oynadığını söyledi. Tanburoğlu, Ahmet Remzi Yüreğir tarafından kurulan ve uzun yıllar yayın hayatını sürdüren Yeni Adana Gazetesini örnek göstererek yerel basının Adana’da köklü bir mücadele geçmişi olduğunu ifade etti.

Ekonomik zorlukların birçok yerel medya kuruluşunun kapanmasına yol açtığını dile getiren Tanburoğlu, zor koşullarda görev yapan gazetecilere teşekkür etti.

KARALAR: BASIN DEMOKRASİNİN DÖRDÜNCÜ GÜCÜDÜR

Zeydan Karalar ise konuşmasında basının demokrasideki rolüne dikkat çekti. Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan tahliye olduktan sonra ilk kez kürsüde konuştuğunu belirten Karalar, tutuksuz yargılanmak üzere 5 Şubat’ta serbest bırakıldığını söyledi.

Karalar, basının yasama, yürütme ve yargıdan sonra demokrasinin dördüncü gücü olarak görüldüğünü vurgulayarak gazetecilerin zor şartlar altında görev yaptığını ifade etti.

Yerel basının belediyelerin çalışmalarını yakından takip ettiğini belirten Karalar, eleştirilerin doğru olması halinde gerekli düzeltmeleri yaptıklarını, yanlış bilgilerde ise gazetecilerle iletişime geçtiklerini söyledi.

Karalar ayrıca, “Bizim iktidarımızda toplum da basın da fikri, vicdanı ve irfanı hür olacak” dedi.

BULUT: GAZETECİLİK DEMOKRASİYLE DOĞRUDAN İLİŞKİLİ

Bulut, Türkiye’de basının iki kutup arasında sıkıştığını savunarak gazeteciliğin kamu hizmeti olduğunu söyledi. Gazetecilerin halkın haber alma hakkını yerine getirdiğini ifade eden Bulut, basın özgürlüğündeki sorunların aynı zamanda demokrasinin sorunlarını da ortaya koyduğunu dile getirdi.

Yerel medyanın şehirlerin hafızasını taşıyan önemli bir rol üstlendiğini belirten Bulut, çiftçiden gençlere kadar birçok toplumsal sorunun yerel basın aracılığıyla gündeme taşındığını söyledi.

“BASINDA ŞEYTAN ÜÇGENİ VAR”

Bulut, medya alanında bazı kurumların baskı mekanizması haline geldiğini savunarak Basın İlan Kurumu, RTÜK ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığını eleştirdi.

Bu kurumların kamu kaynaklarıyla faaliyet gösterdiğini hatırlatan Bulut, basının özgürce çalışabilmesi için bu yapının değişmesi gerektiğini ileri sürdü.

TRT’YE ELEŞTİRİLERİNİ YİNELEDİ

Bulut konuşmasının sonunda TRT’ye yönelik eleştirilerini yineleyerek, kurumun kamu kaynaklarıyla finanse edildiğini ve tarafsız yayıncılık yapması gerektiğini söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi soruşturmasıyla ilgili yayınları örnek gösteren Bulut, TRT’nin mahkeme sürecinde taraflı davrandığını savundu.