CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, CHP Genel Merkezi'ndeki polis müdahalesine ilişkin, "Bu yaşananlarda daha önce genel başkanlık yapmış ya da mevcut milletvekillerinin ne kadar dahli var? AKP'nin ne kadar dahli varsa, yargı kollarının ne kadar dahli varsa, o gün oraya gelen emniyetin ne kadar dahli varsa onların da o kadar suçu var. Onlar da bu işin bizzat içindeler ama onlar bizim muhatabımız değil" dedi.
CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, Kurban Bayramı dolayısıyla memleketi Adana'da İl Başkanlığı binasında partililerle bayramlaştı.
Burada açıklamalarda bulunan Bulut, "mutlak butlan" kararının ardından yaşanan olayların saptırılmaması ve doğru tanımlanması gerektiğini aktararak, yaşanan sürecin şahıslar üzerinden yürütülen bir tartışma olmadığını vurguladı.
Bulut, şunları kaydetti:
"Bugünkü meselelerin kişilerle alakalı en küçük bir tarafı yok. Eğer kişilerle, partiyle alakalı bir durum olsaydı o gün sabah mafya, genel merkezin kapısının önüne gelmezdi. Bar bodyguard'ları, genel merkezin kapısının önüne gelmezdi. Daha önce hiç partide görülmemiş insanlar, komple siyah giyimli ve iri yarı insanlar partinin önüne gelmezdi. 12 Eylül dönemi öncesindeki her gerginlik, her darbe döneminde de hiçbir mafya partilere müdahale etmemiştir, partilerin kapısına gelmemiştir. Siyasetle mafya hiçbir zaman iç içe girmemiştir. İktidar olabilir ama siyaset o işlerden her zaman uzak durmuştur, mafya da oradan uzak kalmıştır."
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin partinin başına ilk geldiği döneme atıfta bulunarak, "Bizim mensuplarımızın mafyayla alakası yok" dediğini hatırlatan Bulut, "Ama biz bugün onu da yaşattık. Onu da yaşattılar bize. Sonra da bu görüntüyü şöyle bir şey yaptırmaya çalıştılar: 'Partililer arasında bir çatışma var' diye. Kesinlikle o gün kapının önüne gelen 5-6 milletvekili dışında, belki üç, beş tane de partili vardır. Onun dışında hiçbir tane Cumhuriyet Halk Partili kimse yoktu. Sonuç itibarıyla toplama bir yapıydı.
"BELEDİYE BAŞKANLARINI İÇERİ ATTIKÇA HALK BİZE DAHA ÇOK SAHİP ÇIKTI"
Buradan amaç ne? Buradan amaç; ilk gün nasıl ki seçim döneminde 'topal ördek' dediler, nasıl ki belediyelerin kredilerine onay vermediler, belediye başkanlarımızı cezaevine attılar, 19 Mart darbesini yaptılar. Bunların hiçbirinden sonuç alamadılar. Belediye başkanlarını içeri attıkça halk bize daha çok sahip çıktı, 'Bu iş hukuksuzdur, bu iş siyasidir' diyenlerin sayısı yüzde 65'lere kadar geldi. Baktılar bunu belediyeyle çözemiyoruz, 'Tek başına bu işi belediyeyle halletme ihtimalimiz yok' diyerek hedefi partiye çevirdiler.
Genel başkanımızın söylediği gibi bu operasyonu devletin tüm organlarıyla gerçekleştiriyor, emniyeti, valisi, kaymakamı. Çünkü hepsi bir yere bağlı. 'Bu partili cumhurbaşkanı Türkiye'nin en büyük felaketi olacak' dediğimiz zaman işte bunlardan bahsediyoruz. Peki, bu yaşananlarda daha önce bu partide genel başkanlık yapmış ya da mevcut milletvekillerinin ne kadar dahli var? AKP'nin ne kadar dahli varsa, yargı kollarının ne kadar dahli varsa, o gün oraya gelen emniyetin ne kadar dahli varsa onların da o kadar suçu var. Onlar da bu işin bizzat içindeler. Ama onlar bizim muhatabımız değil."





