CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, Ulusal Kanal'da Adnan Türkkan'ın sunduğu "Fikir Meydanı" programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fon operasyonlarından ekonomiye, kamu yönetiminden CHP'nin ekonomi politikalarına kadar birçok başlıkta görüşlerini paylaşan Kuşoğlu, son dönemde yaşanan gelişmelerin yalnızca sermaye piyasaları açısından değil, kamu kurumlarının işleyişi bakımından da ele alınması gerektiğini savundu.

"EKONOMİK KRİZE DÖNÜŞMEDEN TEDBİR ALINMALI"

Fon operasyonları, tutuklamalar ve yurt dışına para çıkarıldığı yönündeki iddialara ilişkin konuşan Kuşoğlu, geçmişte yaşanan banker krizini hatırlattı.

1980'li yıllarda yaşanan banker krizinin bugünkü gelişmelerle bazı yönlerden benzerlik taşıdığını belirten Kuşoğlu, aradan geçen yıllarda Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve borsa gibi kurumların oluşturulduğunu, bu nedenle piyasalardaki gelişmelerin denetimsiz kalmaması gerektiğini söyledi.

Kuşoğlu, piyasalarda yapay şekilde yükseltilen değerler ve yurt dışına çıktığını öne sürdüğü kaynakların ekonomi açısından risk oluşturduğunu belirterek, SPK'daki sorunların daha geniş bir ekonomik krize dönüşmemesi için önlem alınması gerektiğini ifade etti.

Yaşananları aynı zamanda kamu yönetimi açısından da değerlendiren Kuşoğlu, liyakat sorunu ve kamu kurumlarının yönetimine ilişkin eleştirilerde bulundu.

"SORUMLULAR GÖREVDEYKEN SAĞLIKLI SORUŞTURMA YÜRÜTÜLEMEZ"

Kuşoğlu, olayın nasıl ortaya çıktığı ve kimlerin sorumluluğunun bulunduğuna ilişkin kamuoyuna yeterli açıklama yapılmadığını savundu.

Soruşturmanın sağlıklı yürütülebilmesi için sorumluluğu bulunan siyasi ve bürokratik aktörlerin görevlerinden alınması gerektiğini belirten Kuşoğlu, mağdur sayısı ile oluşan zararın da net biçimde ortaya konulması çağrısında bulundu.

İmamoğlu’nun “makam aracı” davasında savunma: Özgürlüğü saraya yakınlıkla ölçen zihniyet!
İmamoğlu’nun “makam aracı” davasında savunma: Özgürlüğü saraya yakınlıkla ölçen zihniyet!
İçeriği Görüntüle

Olası zararların kamu kaynaklarından karşılanması halinde bunun sonuçta vatandaşların bütçesinden çıkacağını ifade eden Kuşoğlu, bu kaynakların normal şartlarda emekli, çalışan veya yatırım harcamalarında kullanılabileceğini söyledi.

"SERMAYE ÜRETİM YERİNE FİNANS PİYASALARINA YÖNELDİ"

Türkiye'de bireysel yatırımcı sayısındaki artış ve sermayenin üretim alanları yerine finans piyasalarına yönelmesine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kuşoğlu, kaynakların imalat sanayisi ve tarım gibi üretken sektörlere aktarılması gerektiğini savundu.

Kuşoğlu, sermaye piyasalarının tasarrufları artırması ve sermayeyi tabana yayması beklentisinin tam olarak gerçekleşmediğini ileri sürerek, piyasadaki bazı uygulamaların yatırım yerine kısa vadeli kazanç arayışını teşvik ettiğini söyledi.

KILIÇDAROĞLU'NUN ŞİMŞEK'E YÖNELTTİĞİ SORULARI GÜNDEME GETİRDİ

Kuşoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP Ekonomi Kurulu toplantısının ardından Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e yönelttiği sorulara da değindi.

Söz konusu sorulara henüz yanıt verilmediğini savunan Kuşoğlu, yaşanan gelişmelerin ekonomik boyutunun ortaya konulması için zarar miktarı, mağdur sayısı ve risk tutarı gibi bilgilerin ilgili kamu kurumlarının veri tabanlarından belirlenebileceğini ifade etti.

Kuşoğlu ayrıca, büyük ölçekli yolsuzlukların siyasi ve bürokratik bağlantılar olmadan gerçekleşmesinin mümkün olmadığını ileri sürdü. Bu kapsamda kamu kurumlarında liyakat esasının güçlendirilmesi gerektiğini savundu.

CHP'NİN EKONOMİ POLİTİKASINI ANLATTI

CHP'nin ekonomi yaklaşımında devletin ve kamunun daha etkin rol üstlenmesini savunduğunu belirten Kuşoğlu, eğitim, sağlık, tarım, enerji, savunma sanayisi ve yüksek teknoloji gibi stratejik alanlarda devletin yatırımcı veya güçlü bir düzenleyici olarak görev yapması gerektiğini söyledi.

Kuşoğlu, bu yaklaşımın geçmişteki kamu iktisadi teşebbüsleri modelinin aynen uygulanması anlamına gelmediğini belirterek, üretici ve tüketici kooperatiflerinin güçlendirildiği, stratejik sektörlerde kamunun düzenleyici veya yatırımcı rol üstlendiği planlı bir ekonomi modelinden yana olduklarını ifade etti.

Özel sektörün dışlanmasını savunmadıklarını belirten Kuşoğlu, ekonomik planlamada toplumsal faydanın da dikkate alınması gerektiğini kaydetti.

TARIMDA PLANLI ÜRETİM VURGUSU

Tarım sektöründeki maliyet artışlarına da değinen Kuşoğlu, üretimin planlanması ve kooperatiflerin güçlendirilmesi gerektiğini savundu.

Kuşoğlu, hangi bölgede hangi ürünün yetiştirileceğinin toprak ve bölgesel koşullar dikkate alınarak planlanması, çiftçilerin desteklenmesi ve üretici kooperatiflerinin yaygınlaştırılması gerektiğini belirtti.

"TÜRKİYE ÇOK YÖNLÜ DİPLOMASİ YÜRÜTMELİ"

BRICS, Şanghay İşbirliği Örgütü ve Türkiye'nin Doğu-Batı ilişkilerine yönelik politikası hakkında da konuşan Kuşoğlu, uluslararası sistemdeki değişime dikkat çekti.

İki kutuplu ve tek kutuplu dönemlerin geride kaldığını belirten Kuşoğlu, Türkiye'nin hem Doğu hem Batı ile ilişkilerini sürdüren, milli çıkarlar doğrultusunda çok yönlü bir diplomasi yürütmesi gerektiğini söyledi.

Kuşoğlu, güçlü bir dış politika için ekonomik yapının da sağlam olması gerektiğini ifade etti.

SAVUNMA SANAYİSİNDE ŞEFFAFLIK ÇAĞRISI

Savunma sanayisindeki gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde Kuşoğlu, sektördeki olumlu adımları desteklediklerini belirtti.

Savunma sanayisinin herhangi bir siyasi partinin değil, devletin ve ülkenin ortak alanı olduğunu ifade eden Kuşoğlu, sektörde tekelleşmenin önlenmesi, rekabetin artırılması ve şeffaflığın sağlanması gerektiğini savundu.

YAPAY ZEKA VE OTOMASYON UYARISI

Teknolojik dönüşümün ekonomi ve toplum üzerindeki etkilerine de değinen Kuşoğlu, yapay zeka ve otomasyonun yanı sıra göç hareketlerinin yeni bir toplumsal yapı oluşturduğunu söyledi.

Türkiye'nin bu dönüşüme uyum sağlayabilmesi için eğitim ve nitelikli insan gücüne yatırım yapılması gerektiğini belirten Kuşoğlu, teknoloji politikalarının uzun vadeli bir perspektifle ele alınması gerektiğini ifade etti.

KÖPRÜ VE OTOYOL ÖZELLEŞTİRMELERİNE ELEŞTİRİ

Hükümetin otoyol ve köprülerin özelleştirilmesine ilişkin planlarını da değerlendiren Kuşoğlu, bu tür uygulamaların bütçe açığının kapatılması amacıyla yapılmasını eleştirdi.

Kuşoğlu, yüksek geçiş ücretlerinin lojistik maliyetlerini artırabileceğini ve bunun enflasyon üzerinde de etkiler yaratabileceğini savunarak, kamu varlıklarının gelecekteki getirileri göz önünde bulundurulmadan değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

CHP'NİN BÜTÇE GÜNDEMİ

Yaklaşan bütçe görüşmelerine ilişkin CHP'nin önceliklerini de anlatan Kuşoğlu, bütçede yatırımlara ve üretime ayrılan payın artırılması gerektiğini savundu.

Sosyal güvenlik açıklarının istihdam ve üretim politikalarıyla birlikte ele alınması gerektiğini belirten Kuşoğlu, CHP'nin Meclis'teki bütçe görüşmelerinde üretim ve vatandaşların ekonomik taleplerini gündeme taşıyacağını ifade etti.

PARTİDE KONGRE SÜRECİ VE ABANT KAMPI

CHP'deki kongre sürecine ilişkin de konuşan Kuşoğlu, parti örgütlerinde yenilenme çalışmalarının mahallelerden başlayarak sürdürüleceğini belirtti.

Abant'ta yapılması planlanan toplantıda ise Türkiye'nin ve dünyanın geleceğine ilişkin politikaların, parti söyleminin ve parti programının kapsamlı biçimde ele alınacağını söyledi.

Bazı belediye meclis üyeleri ve belediye başkanlarının CHP'den ayrılarak AK Parti'ye geçmesine ilişkin de değerlendirmede bulunan Kuşoğlu, seçmen iradesinin seçim sonrasında farklı yollarla değiştirilmesinin demokratik açıdan tartışmalı olduğunu savundu.

"DEVLET AKLI, DERİN DEVLET ANLAMINA GELMİYOR"

Kuşoğlu, Kılıçdaroğlu'nun daha önce kullandığı "devlet aklı" ifadesine ilişkin de açıklamalarda bulundu.

"Devlet aklı" ile "derin devlet" kavramlarının birbirinden farklı olduğunu belirten Kuşoğlu, devletin kurumsal hafızası, bürokratik birikimi ve yönetim tecrübesinin korunması gerektiğini söyledi.

Kuşoğlu, sağlıklı bir yönetim yapısında devlet kurumlarının birikimi ile halkın iradesinin dengeli biçimde temsil edilmesi gerektiğini ifade etti.