Güncel

CHP'li Bağcıoğlu'ndan hükümete "Mavi Vatan", emekli askerler ve şehit aileleri çağrısı

CHP’li emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin silahlanma faaliyetlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirterek, Türkiye'nin deniz yetki alanlarına ilişkin düzenlemenin gecikmeden TBMM'ye sunulmasını istedi. Bağcıoğlu, atanmış MYK'da Cumhuriyet Halk Partisi'nin millî savunmadan sorumlu bir genel başkan yardımcısı veya başka bir kadrosu bulunmadığını belirterek eleştiride bulundu.

CHP’li emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin silahlanma faaliyetlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirterek, Türkiye'nin deniz yetki alanlarına ilişkin düzenlemenin gecikmeden TBMM'ye sunulmasını istedi. Bağcıoğlu, atanmış MYK'da Cumhuriyet Halk Partisi'nin millî savunmadan sorumlu bir genel başkan yardımcısı veya başka bir kadrosu bulunmadığını belirterek eleştiride bulundu.

CHP üyesi emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, ANKA Haber Ajansı'na Yunanistan'ın ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nin silah alımlarını artırmasından, deniz yetki alanlarını düzenleyen yasa teklifine, şehit aileleri, gaziler ve Türk Silahlı Kuvvetleri emeklilerinin özlük haklarına ve partisinin içinde bulunduğu durumla ilgili açıklamalarda bulundu.

Yunanistan'ın silah alımlarını artırmasının yıllardır devam eden bir proje olduğunu belirten Bağcıoğlu, "Bu silahlanma, Türkiye'nin kendi değerlendirmesine göre nispi olarak Türkiye ile başa baş seviyeye gelebilme amacı taşıyor. Fakat bu, taşıma suyla devam eden bir işlem olduğu için Türkiye'nin de savunma sanayisinin geldiği seviyeyi, kendi kendine yeterliliğini göz önüne aldığınızda bunların tamamen Yunan ekonomisine zarar veren, halkının refahından önce bu şekilde bir güvenlik yaklaşımını önceleyen yanlış politikalar olduğunu söyleyebiliriz. Tabii bu, Yunan halkının seçtiği liderlerin, yöneticilerin takdiri. Burada şunu vurgulamak istiyorum: Buradaki bu silahlanma politikası, uluslararası hukuku ihlal eder nitelikte bir hâle geldi. Bir ülkenin kendi kendine silahlanması, parasını oraya harcaması olabilir; bu kendi takdiridir. Ama bunu eğer siz gayri askerî statüdeki adaları, Ege'deki adaları silahlandırarak yaparsanız, bu tamamen Paris ve Lozan Antlaşmaları'nın aşındırılmasına yönelik olur. Askerî açıdan bir şey ifade etmez ama uluslararası hukukun net ihlalidir" dedi.

Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nin (GKRY) silahlanmasına ilişkin de Bağcıoğlu, "Akdeniz'de Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin bu silahlanma faaliyetleri, Kıbrıs Adası'nın hukuki statüsünü düzenleyen uluslararası anlaşmalar hilafınadır. Uluslararası hukukun ihlalidir. Bu konudaki gerekli diplomatik girişimlerin her seviyede sürekli yapılması, güven artırıcı önlemler toplantılarında bunun gündeme getirilmesi gerekiyor" diye konuştu.

DENİZ YETKİ YASA TASARISI BEKLENTİSİ

Deniz yetki yasa tasarısı üzerinden sözlerini sürdüren Bağcıoğlu, şöyle devam etti:

"Son dönemde Yunanistan devlet adamlarının, Savunma Bakanı'nın ve diğer devlet görevlerinde bulunmuş kişilerin tahrikkâr açıklamaları da gündeme geliyor. Şu anda biliyorsunuz yıllardır devam eden bir güven artırıcı önlemler süreci var. Bu gelişmeler tamamen bu sürecin ihlaline yönelik gelişmeler. Bunların da en kısa zamanda gerek güven artırıcı önlemler görüşmelerinde gerekse diğer alanlarda gündeme getirilmesi lazım. Özellikle Türkiye'nin deniz yetki alanlarıyla ilgili bir kanunu onaylayacağı, bunun Meclise gelip yasalaşacağı haberlerinden sonra bu tahrikkar açıklamalar arttı. Fakat dün bir Yunan basınından öğrendiğimiz kadarıyla bu kanunun Meclise sevk edilmesi Ekim ayını bulacağı iddia ediliyor. Umarız doğru değildir. Çünkü bu ay içerisinde gelmesi bekleniyordu. Her ne kadar isteklerimizi karşılamasa da, sadece iç hukuka yönelik bir düzenleme olsa da olumlu bir adım kabul ediyorduk. Fakat bunun ekime ertelenmesi, sanki Yunanistan tarafından bir baskı yapılıp bu Mavi Vatan Kanunu'nun ertelenmesine yol açıldığı veya bunun sağlandığı gibi bir algı oluşturabilir. Bu da devletimizin güvenilirliğini etkiler. Bir an önce bu kanun teklifinin de bizim daha önce çeşitli defalar yaptığımız öneriler dikkate alınarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sevk edilmesini bekliyoruz."

KAMİSYONDA BEKLEYEN 18 KANUN TEKLİFİ İÇİN ÇAĞRI

Şehit aileleri, gaziler ve Türk Silahlı Kuvvetleri emeklilerinin yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunlara ilişkin hazırlanan kanun tekliflerinin uzun süredir TBMM Millî Savunma Komisyonunda bekletildiğini belirten Bağcıoğlu, şöyle devam etti:

"2024 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde bir çalıştay yapıldı. O çalıştay neticesinde gazilerimizin ve şehit ailelerimizin sorunlarına ilişkin 18 kanun teklifi hazırlandı. Bunlar Millî Savunma Komisyonuna sevk edildi. Neredeyse iki yıl oldu, bu 18 kanun teklifi Millî Savunma Komisyonunda bekliyor. Bu ay içerisinde bunların mutlaka kanunlaşması lazım. Özlük ve sosyal hakların düzeltilmesi için Meclis tatile girmeden önce bunu şiddetle talep ediyoruz. Bunu özellikle Millî Savunma Komisyonu Başkanı Sayın Hulusi Akar'dan bir kere daha istirham ediyoruz. Temmuz ayından önce, Meclis tatile girmeden önce şehit ailelerinin ve gazilerin sorunlarının çözülmesi gerekiyor. Şehit aileleri ve gazilerin sorunları derken, geçtiğimiz hafta yoksulluk ve açlık sınırları açıklandı. Şu anda Türk Silahlı Kuvvetleri emeklilerinde belli bir grup dışında, belli bir rütbe seviyesi dışında herkes yoksulluk sınırının altında maaş alıyor. Emekli astsubaylarımız, emekli binbaşılarımız, emekli uzman erbaşlarımız açlık sınırının altında maaş alıyor. Bu silah arkadaşlarımızın, emekli silah arkadaşlarımızın da durumlarının ivedilikle düzeltilmesi gerekiyor. Bu yöndeki çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu da millî güvenliğin ayrılmaz bir parçası. Çünkü ne kadar modern silah sistemlerine sahip olursanız olun, onları kullanacak olan eğitimli, donanımlı, moral ve motivasyonu yüksek askerî personel. Bu konuda da gerekli çabalarımızı sürdüreceğiz."

CHP'DEKİ SÜREÇ

Partisinin içinde bulunduğu durumla ilgili olarak da açıklamalarda bulunan Bağcıoğlu, şunları kaydetti:

"Şu anda içinde bulunduğumuz süreç, bir hukuk darbesiyle Cumhuriyet Halk Partisi yönetimine atanmışların getirilmesi, seçilmiş olan Sayın Genel Başkan ve yönetimin görevden bir şekilde el çektirilmesi gayreti. Burada Sayın Genel Başkanımızın, parti yönetimimizin ve yöneticilerimizin defaatle belirttiği gibi öncelikle parti içerisinde bir kurultaya ivedilikle gidilmesi yönünde mevcut bütün imkânlar, hukuki imkânlar ve iç hukuk yolları kullanılacak ve kurultaya gidilecek. İmzalar toplanıyor, şu anda 950'yi buldu, bini geçecek delegemizin imzası var. Bunun yanında Parti Meclisinde bu gündeme getirilecek. Yargıtay süreci takip edilecek. Bir an önce kurultaya gidilmesi ve seçilmişlerin tekrar resmî olarak görevlerine geri dönmesini sağlamak en büyük hedefimiz."

Bağcıoğlu, mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Merkezi'nde yaşandığını öne sürdüğü gelişmelere ilişkin eleştirilerde bulunarak, parti yönetiminin yeniden seçilmiş kadrolara geçmesi için hukuk çerçevesindeki girişimlerin süreceğini ifade etti.

MİLLİ GÜVENLİK VURGUSU

"Millî güvenlik konusunda, gördüğüm kadarıyla atanmış MYK'da Cumhuriyet Halk Partisi'nin millî savunmadan sorumlu bir genel başkan yardımcısı veya başka bir kadrosu bulunmuyor. Muhtemelen eskiden olduğu gibi danışmanlarla devam edecekler. Ama biz kendi alanımızda; millî güvenlik, millî savunma alanında, savunma sanayisi olsun, şehit aileleri ve gazilerin hakları olsun, Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin özlük hakları ve diğer sorunları olsun, deniz yetki alanlarımız ve Mavi Vatan olsun, OYAK denen ve bu sene hakikaten emekli askerî personeli üzen kurum hakkında olsun, Türk Hava Kurumuna kayyum atanması ve kayyumun devam etmesi olsun; aklınıza gelebilecek millî savunma ve millî güvenlikle ilgili her türlü konuda şu ana kadar yaptığımız gibi gayretlerimizi devam ettireceğiz. Arkamızda emekli askerî personel, savunma uzmanları var. Güçlü bir desteğimiz var. Bu destekle birlikte bizim tek amacımız Türkiye Cumhuriyeti'nin, bekasının ve millî menfaatlerinin korunmasıdır. Bu yolda da millî savunma ve millî güvenlik konusunda üzerimize ne düşüyorsa yapıcı eleştirilerle bu yolda devam etmek."