CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, Yeniyol Grubu’nun grup önerisi üzerine TBMM’de CHP Grubu adına söz alarak kayıt dışı ekonomi, yolsuzluk, rüşvet ve sebepsiz zenginleşmeyle mücadele kapsamında “Nereden Buldun Yasası”nın çıkarılması gerektiğini söyledi. Avşar, ekonomik sorunlara ve denetim mekanizmalarına ilişkin değerlendirmelerinde, kayıt dışı ekonominin gelir dağılımındaki adaletsizliği derinleştirdiğini savundu.
Türkiye’de bir yanda yolsuzluk, rüşvet ve kayıt dışı ekonomi iddialarının gündeme geldiğini, diğer yanda milyonlarca kişinin yoksulluk ve hayat pahalılığıyla mücadele ettiğini belirten Avşar, mevcut ekonomik tabloya tepki gösterdi. Emeklilerin 23 bin lira, asgari ücretlilerin ise 28 bin lira seviyesindeki gelirlerle geçinmek zorunda kaldığını ifade eden Avşar, çözümün muhalefeti susturmak değil, kayıt dışı ekonomiyle mücadeleyi güçlendirmek olduğunu dile getirdi.
“YANLIŞ GİDEN BİR ŞEYLER VAR”
Konuşmasında basında yer alan haberlere dikkat çeken Avşar, yolsuzluk, rüşvet, irtikap, kayıt dışı ekonomi ve fonlarla ilgili iddiaların yanı sıra yoksulluk, işsizlik, enflasyon ve hayat pahalılığının da gündemde olduğunu söyledi.
Bu iki tablonun aynı anda yaşanmasının önemli sorunlara işaret ettiğini savunan Avşar, yolsuzluk ve kayıt dışı faaliyetlerin arttığı bir ortamda vatandaşların yaşam standartlarının gerilemesinin sorgulanması gerektiğini belirtti. Avşar, denetim ve hesap verebilirlik mekanizmalarının etkinliğine ilişkin kaygılarını da dile getirdi.
“GÖZETİM VE DENETİM MEKANİZMALARI İŞLEVSİZLEŞİYOR”
Ekonomik ve toplumsal sorunların tesadüf olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Avşar, kurumların ve kuralların işleyişine dikkat çekti.
Avşar, insanların emeğinin, birikimlerinin, haklarının ve özgürlüklerinin korunamamasının kamu düzeni açısından ciddi sorunlar doğuracağını belirterek gözetim, denetim ve hesap sorma mekanizmalarının zayıflamasının toplumsal yapıyı olumsuz etkilediğini savundu.
“KAYIT DIŞI EKONOMİ EN BÜYÜK HIRSIZLIKLARDAN BİRİ”
Kayıt dışı ekonominin yalnızca ekonomik göstergelerle sınırlı bir mesele olmadığını vurgulayan Avşar, bu faaliyetlerin kamu gelirlerini ve toplumsal adaleti doğrudan etkilediğini söyledi.
Devletten gizlenen, resmî kayıtlara girmeyen, denetlenmeyen ve vergilendirilmeyen kazançların kayıt dışı ekonomi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirten Avşar, bu alanla mücadele edilmesinin önemine işaret etti.
“HER ÜÇ LİRADAN BİRİ KAYIT DIŞI”
Kayıt dışı ekonominin büyüklüğüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avşar, 2025 yılı verilerine atıfta bulunarak kayıt dışı ekonominin gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranının tahminen yüzde 28,7 olduğunu ifade etti.
Bu oranın ekonomik faaliyetlerin önemli bir bölümünün kayıt dışında gerçekleştiğine işaret ettiğini belirten Avşar, söz konusu tabloyu “Her üç liradan biri kayıt dışı” sözleriyle değerlendirdi.
“SOSYOEKONOMİK YAPININ DİBİNE DİNAMİT KOYUYOR”
Kayıt dışı ekonominin sonuçlarının göz ardı edilmemesi gerektiğini dile getiren Avşar, bu durumun kamu maliyesinden çalışma hayatına kadar birçok alanı etkilediğini savundu.
Avşar, kayıt dışılığın vergi kayıplarına, çalışanların güvencesizliğine ve gelir dağılımındaki adaletsizliğe yol açtığını belirterek, düşük ücret baskısının da bu sorunlarla bağlantılı olduğunu ifade etti. Nitelikli yabancı sermayenin ülkeden uzaklaşması riskine de değinen Avşar, emekli ve asgari ücretlilerin gelir düzeyine ilişkin eleştirilerini yineledi.
“Büyük vergi kaybı, çalışanların güvencesizliği, gelir dağılımı adaletsizliği ve düşük ücret baskısı” gibi sonuçlara dikkat çeken Avşar, kayıt dışı ekonomiyle mücadelede kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğini söyledi.
FON VURGUNU TARTIŞMASI: “MÜCADELE YERİNE MUHALEFETİN SESİ KISILIYOR”
Fon vurgununa ilişkin tartışmaların üzerinden yaklaşık 25 gün geçtiğini belirten Avşar, iktidarın mücadele başlatılacağı yönündeki açıklamalarına rağmen somut adımların yeterince görünür olmadığını savundu.
Avşar, iktidarın yolsuzluk ve benzeri iddialarla mücadele konusunda açıklamalar yaptığını, ancak uygulamaların beklentileri karşılamadığını ileri sürdü. Sürecin, muhalefetin eleştirilerinin sınırlandırılmasıyla sonuçlandığını öne süren Avşar, bu yaklaşımı eleştirdi.
“HABER ALMA ÖZGÜRLÜĞÜNE DARBE”
Muhalif medya kuruluşlarına yönelik uygulamalara da değinen Avşar, Halk TV’ye sabah saatlerinde düzenlenen baskın ve gözaltılar üzerinden değerlendirmelerde bulundu.
Muhalif medyaya yönelik baskıların halkın haber alma özgürlüğünü olumsuz etkilediğini savunan Avşar, bu tür uygulamaların basın özgürlüğü açısından ciddi kaygılar yarattığını söyledi.
“GRECO RAPORLARINDA ÖNEMLİ TESPİTLER VAR”
Konuşmasında Avrupa Konseyi bünyesindeki Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu (GRECO) raporlarına da değinen Avşar, Türkiye’ye ilişkin değerlendirmelerin kamuoyuyla paylaşılması konusunu gündeme getirdi.
Avşar, 28 Eylül 2026 tarihinde GRECO tarafından Türkiye raporlarının yayımlandığını belirterek raporlarda milletvekilleri, hâkimler, savcılar ve üst düzey yöneticilerin görev ve işlevlerine ilişkin önemli tespitlerin bulunduğunu ifade etti. Raporda yer alan önerilerin uygulanması gerektiğini savunan Avşar, yolsuzlukla mücadelede şeffaflık ve hesap verebilirliğin önemine dikkat çekti.
“NEREDEN BULDUN YASASI ÇIKARILMALI”
Konuşmasının sonunda kayıt dışı ekonominin azaltılması, gelir dağılımında adaletin sağlanması ve yolsuzlukla mücadele edilmesi için mali denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Avşar, gerçek ve tüzel kişilerin mali işlemlerinin daha etkin biçimde denetlenmesini savundu.
Emekli ve çalışanların hak ettikleri gelire ulaşabilmesi, kamu kaynaklarının korunması ve rüşvet ile haksız kazanç iddialarının önüne geçilmesi açısından kapsamlı adımlar atılması gerektiğini dile getiren Avşar, Yeniyol Grubu’nun grup önerisini desteklediklerini belirterek “Nereden Buldun Yasası”nın çıkarılması çağrısını yineledi.




