CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, haziran ayı merkezi yönetim bütçe gerçekleşmelerine ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Bütçe gelirlerinin geçen yılın aynı ayına göre yüzde 66 artarak 1 trilyon 509 milyar 630 milyon liraya, vergi gelirlerinin ise yüzde 72 artışla 1 trilyon 315 milyar 662 milyon liraya yükseldiğini belirten Akay, bu artışın üretimden değil vergi yükündeki yükselişten kaynaklandığını savundu.
"VERGİ YÜKÜ VATANDAŞIN SIRTINA BİNDİ"
Haziran ayında gelir vergisi tahsilatının yüzde 145,7, dahilde alınan KDV'nin yüzde 89,6, damga vergisinin yüzde 110,2 ve harç gelirlerinin yüzde 94 arttığını aktaran Akay, bu artışların enflasyon ve artan vergi yükünün sonucu olduğunu ileri sürdü.
Akay, "Bugün iktidarın 'bütçe fazla verdi' diye övündüğü tablo, aslında vatandaşın cebinden daha fazla para çıktığının ilanıdır" ifadelerini kullandı.
"ALTI AYDA 942 MİLYAR LİRA BÜTÇE AÇIĞI VERİLDİ"
Haziran ayındaki bütçe fazlasının öne çıkarıldığını ancak yılın ilk altı ayındaki bütçe açığının göz ardı edildiğini belirten Akay, Ocak-Haziran döneminde merkezi yönetim bütçesinin 942 milyar 835 milyon lira açık verdiğini söyledi.
"FAİZ ÖDEMELERİ BÜTÇE AÇIĞINI AŞTI"
Akay, aynı dönemde bütçeden faiz ödemeleri için 1 trilyon 464 milyar 249 milyon lira ayrıldığını belirterek, faiz ödemelerinin altı aylık bütçe açığından yaklaşık 521 milyar lira fazla gerçekleştiğini ifade etti.
Bu tablonun ekonomi politikalarının önceliğinin üretim değil faiz yükünü finanse etmek olduğunu gösterdiğini savunan Akay, emeklilere, asgari ücretlilere, çiftçilere ve esnafa kaynak bulunamadığı söylenirken faiz ödemelerine büyük kaynak ayrıldığını dile getirdi.
"İKTİDAR BAŞARI HİKÂYESİ YAZMAYA ÇALIŞIYOR"
İktidarın bütçedeki geçici iyileşmeleri başarı hikâyesi olarak sunmaya çalıştığını öne süren Akay, kamu maliyesinin tek bir aylık verilerle değil yılın tamamındaki sonuçlarla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Akay, Türkiye'nin ihtiyacının vatandaşın üzerindeki vergi yükünü artıran değil, kamuda israfı önleyen, kamu kaynaklarını üretime yönlendiren, faiz yükünü azaltan ve bütçeyi sosyal adalet ilkesiyle yöneten bir maliye politikası olduğunu savundu.




