CHP Sözcüsü Müslim Sarı, partisinin Gaziantep İl Başkanlığı’nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Gaziantep’in gündemiyle Türkiye’nin gündeminin birbirinden kopuk olmadığını belirten Sarı, ülke genelinde yaşanan sorunların kenti de doğrudan etkilediğini söyledi. Sarı, bu sorunların başında fon krizinin geldiğini ifade etti.
Cumhuriyet tarihinin en büyük vurgunuyla karşı karşıya olunduğunu savunan Sarı, fon krizinin göz göre göre geldiğini ve kurumların çöküşünü ortaya koyduğunu öne sürdü. Krizin çözümü için kamu kaynaklarının kullanılacağını iddia eden Sarı, CHP’nin bu konuda iki kırmızı çizgisi bulunduğunu belirtti.
“FONLARIN TASFİYESİNDE KAMU KAYNAĞI KULLANILMASINI İSTEMİYORUZ”
Fonların tasfiyesi için kamu kaynağı kullanılmasına karşı olduklarını söyleyen Sarı, süreçte yer alan yapıların siyasi ve kurumsal bağlantılarıyla birlikte örgütlü suç kapsamında yargılanmasını istediklerini dile getirdi.
Sarı, şöyle konuştu:
“Bizim burada iki tane kırmızı çizgimiz var. Bir, bu fonların tasfiyesinde asla ve kat'a kamu kaynağı kullanılmasını istemiyoruz. Yani vatandaşın paralarının bütçeden bu vurgun için harcanmasını istemiyoruz. İkincisi bu sürecin içinde olan bütün bu yapıların hem siyasi ayağın hem kurumsal ayağın örgütlü suç kapsamında yargılanmalarını istiyoruz. Bu münferit bir mesele değil. Burada organize işler var. Organize bir durum var. Dolayısıyla bunun da bu örgütlü suç kapsamında değerlendirmesi Cumhuriyet Halk Partisi açısından kırmızı çizgilerdir ve bu konuyu yakından takip ediyoruz. Şimdi bu fon vurgununun tabii Antep'in sorunlarıyla nasıl ilgisi var derseniz sevgili Antepliler burada kamu kaynağı var. Bir ekonomist olarak söylüyorum ki bu fonların tasfiyesi kamu kaynağı kullanılmadan mümkün olmayacak. Eninde sonunda size aktarılması gereken kaynaklar sizin sanayicinize, sizin çiftçinize, sizin emeklinize, sizin esnafınıza aktarılması gereken kaynaklar bir avuç vurguncunun vurgunu için kullanılacak. Dolayısıyla biz bunu asla istemiyoruz Cumhuriyet Halk Partisi olarak.”
“TÜRKİYE FAİZE ÇALIŞIYOR”
Merkez Bankası’nın faiz indirme kararını da değerlendiren Sarı, yüksek faizden yana olmadıklarını ancak alınan kararın rasyonel olmadığını savundu. 2027 yılı bütçesinde öngörülen faiz giderlerine dikkat çeken Sarı, Türkiye’nin gelecek yıl tarihinin en yüksek faiz ödemelerinin yapıldığı bütçeyle karşı karşıya kalacağını ileri sürdü.
Sarı, 2027 yılı için 4 trilyon liralık faiz gideri öngörüldüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı:
“2027 yılı bütçesi milyar dolar cinsinden Türkiye tarihinin en yüksek faiz ödemelerinin yapıldığı bütçe olacak. Tam 4 trilyon lira. Şimdi bu ne demek biliyor musunuz? Bir saatte 453 milyon lira faiz ödüyoruz biz. Dakikada 7,5 milyon. Ben bu cümleleri kurarken bile biz 7,5 milyon faiz ödüyoruz. Ve faizin doğru olmadığını iddia eden bir hükümet zamanında. Saniyede 126 bin lira. Bir saniyede 126 bin lira faiz ödeyecek Türkiye ekonomisi önümüzdeki sene. Peki bu ne anlama geliyor? Şu anlama geliyor. Biliyorsunuz en düşük emekli maaşı 23 bin lira. Açlık sınırı 37 bin lira. Asgari ücret 28 bin lira. Asgari ücret açlık sınırının altında en düşük emekli maaşı asgari ücretin altında ve birçok emekli maaşı asgari ücretin altında. Şöyle bir hesap yapabiliriz. 23 bin lira en düşük emekli maaşı alan 2 milyon emekliye 14 bin lira zam verip onların maaşını 37 bin liraya çıkarttığımızda yani açlık sınırından kurtardığımızda onları bu faiz ödemeleri kadar sadece para ödememiz gerekecek. Yani bu faiz ödemelerini biz yapmamış olsak tam 2 milyon emekliyi açlık sınırından kurtaracağız. Türkiye faize çalışıyor.”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ertesi gün Gaziantep’te olacağını ve bir dizi programa katılacağını belirten Sarı, kent sakinlerini programa davet etti.
“AKP FON GÜNDEMİNİ DEĞİŞTİRMEK İSTİYOR”
Gazetecilerin muhalefet belediyelerine yönelik operasyonlarla ilgili sorularını da yanıtlayan Sarı, son 10 günde en az 12-13 belediyeye operasyon düzenlendiğini öne sürdü. Bu operasyonların fon yolsuzluğuna ilişkin gündemi değiştirme amacı taşıdığını savunan Sarı, belediye başkanlarının tutuksuz yargılanabileceğini ifade etti.
Sarı, şöyle konuştu:
“Operasyonların son dönemlerde yoğunlaştığını da görüyoruz. Ya bir çırpıda sayarsanız bile son 10 günde en az 12-13 tane belediyeye operasyon yapıldığını görürsünüz. Bunların yoğunlaşmasının en büyük nedenlerinden biri her yerde söylüyorum. Burada da söyleyeceğim. Bu fon yolsuzluğunu gölgelemektir. Çünkü fon yolsuzluğu bir çeşit AKP'ye, AKP'nin bakanlarına, onların çocuklarına doğru gitmeye başladıkça üst üste bir takım operasyonlarla biraz gündem değiştirmeye çalışıyor AKP. Bunu görmek lazım. Şehrin seçilmiş belediye başkanlarının gerek maddi delillere baktığımızda gerekse hukukun genel prensiplerine baktığımızda tutuklanmadan yargılanmaları gerekirken tutukluluğun bir ceza yöntemi haline dönüştüğünde görüyoruz. Bu belediye başkanlarının hiçbirisinin tutuklanmasına gerek yoktur. Tutuksuz da yargılanabilir. Fonla ilgili birçok insan tutuksuz yargılanırken kentin belediye başkanının tutuklu yargılanıyor olmasının aynı zamanda kentte hizmet etmek zorunda olan bu belediye başkanları bakımından kentte oy veren insanlar açısından da onları bir cezalandırma yöntemi olduğunu düşünüyoruz.”
MİLAS BELEDİYE BAŞKANI İÇİN ADLİ KONTROL BEKLENTİSİ
Sarı, Çukurova Belediye Başkanı Emrah Kozay’ın tutuklandığını belirterek, Milas Belediye Başkanı hakkında yürütülen süreci de yakından takip ettiklerini söyledi.
Milas Belediye Başkanı’nın kendi çalışanları hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ifade eden Sarı, bu nedenle tutuklama yerine adli kontrolle serbest bırakılmasını beklediklerini dile getirdi.
Sarı, konuya ilişkin şunları söyledi:
“İki belediyemizle ilgili bir süreç yaşandı. En son bunlardan biri Adana Çukurova, dün Emrah Kozay belediye başkanı tutuklandı. Cumhuriyet Halk Partili belediye meclis üyelerimiz var. Orada da bir siyasal ayrışma oldu. Milas Belediyesi'nde bildiğiniz üzere bugün bir değerlendirme yapacak savcı karşısına çıkacak belediye başkanı. Biz Milas Belediye Başkanımızın oradaki avukatlar aracılığıyla süreci takip ediyoruz. Ve adli kontrolle serbest kalacağını bekliyoruz. Sebebi şu: Soruşturmaya esas teşkil eden dosya üzerinde doğrudan doğruya Milas Belediye Başkanımızın kendisinin suç duyurusu var. Yani kendi çalışanlarıyla ilgili kendisinin suç duyurusu var. Dolayısıyla ya burada böyle bir şey var kardeşim deyip suç duyurusunda bulunmuş bir belediye başkanının tutuklanmayacağını değerlendiriyoruz. Normal hukuk sistemi içerisinde böyle bir şeyin olmayacağını değerlendiriyoruz ama orayı da yakından takip ediyoruz. Ben buradan sonra Sayın Genel Başkan'ın programından sonra da Adana'ya gideceğim. Orada bir seçim olacak muhtemelen. Salı günü gibi görünüyor. Ve o seçimi beraber yönetmeye çalışacağız arkadaşlarımızla beraber.”
İBB MECLİS ÜYELERİNİN İSTİFALARI GÜNDEMDE
Sarı’ya, CHP Merkez Yönetim Kurulu’nda iki İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) meclis üyesinin ihraç edilmesi yönünde alınan kararın ardından bazı meclis üyelerinin istifa ederek YENİ Parti’ye katılmasının olası İBB başkanlık seçimlerine etkisi soruldu.
Sarı, CHP’nin Cumhur İttifakı karşısında ortak hareket etmenin önemini savunduğunu belirterek, daha önce farklı belediye seçimlerinde iş birlikleri yaptıklarını hatırlattı. Türkiye Belediyeler Birliği seçiminde CHP’nin, kendisinden daha az delegesi bulunan YENİ Partili Ayşe Ünlüce’yi desteklediğini söyleyen Sarı, buna rağmen bazı isimlerin iş birliğinin önemini yeterince kavrayamadığını savundu.
Sarı, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bildiğiniz üzere biz Cumhuriyet Halk Partililer olarak her ne kadar siyaseten ayrıştığımız arkadaşlarımız olmuş olsa bile özellikle Cumhur İttifakı'na karşı bu operasyonlardan sonra ortaya çıkacak seçimlerde birlikte hareket etmenin önemini vurguluyoruz. İş birliği yapmanın, birlikte hareket etmenin bir ortak zeminde buluşmanın önemli olduğunu düşünüyoruz. Çünkü öyle ya da böyle Cumhur İttifakı'nın karşısında bir siyasal pozisyonumuz var bizim ve buralar Cumhur İttifakı'na geçmesin istiyoruz. Bununla ilgili İstanbul'da birçok belediye seçimleri oldu. Orada iş birlikleri yaptık. Kazanamadığımız yerler oldu. Sonuç aldığımız yerler oldu. Sonuç alamadığımız yerler oldu. En son biliyorsunuz Belediyeler Birliği seçiminde Cumhuriyet Halk Partisi çok büyük bir özveride bulundu. Yani YENİ Partili arkadaşlarımızın iki katı kadar delegemiz olduğu halde YENİ Partili Ayşe Ünlüce'yi destekledik. Ama desteğini sunduğumuz arkadaşlarımız bizim bu desteğimizin önemini yeterince kavrayamıyorlar. Bizim de bu iş birliği zeminine rağmen tabii ki sabrımızın bir sınırı var. Kimse bizim sabrımızın da sınırını zorlamasın.”
“BİZİM DE SABRIMIZIN BİR SINIRI VAR”
Olası bir İBB başkanlık seçiminde birlikte hareket edilmesinin önemini vurgulayan Sarı, İstanbul’da yaşanan siyasi ayrışmanın muhalefeti zor durumda bırakmaması için çaba gösterdiklerini söyledi.
Sarı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ceza alması durumunda yeni bir başkanlık seçiminin gündeme gelebileceğini belirterek, belediye meclisindeki sayısal farkın da ciddi biçimde azaldığını ifade etti.
Sarı, şöyle konuştu:
“Benzer bir durumu İstanbul'da yaşayacağız, yaşıyoruz. Bildiğiniz üzere biz İstanbul'da bir siyasal ayrışmanın tarafı olmak istemiyorduk. Olası bir İstanbul seçiminde ki kamuoyunda kulislerde çok konuşuluyor. Sayın İmamoğlu bir ceza alırsa eğer önümüzdeki süreçte bir İstanbul'da bir başkanlık seçimi olabilir. Bu başkanlık seçiminde de belediye meclisleri arasındaki fark ciddi şekilde azalmıştır. Dolayısıyla biz ayrışmanın tarafı olmayalım. Birlikte hareket edelim. Büyük zorluklarla kazandığımız İBB'yi Cumhur İttifakı'nı AKP'ye kaptırmayalım. Burası yine muhalefette kalsın diye maksimum özveride bulunuyoruz. Biz maksimum özeni gösterdiğimiz halde arkadaşlarımız bu konuda gerekli özeni göstermediler.”
CHP’nin son MYK toplantısında iki büyükşehir meclis üyesini ihraç etmek zorunda kaldığını söyleyen Sarı, söz konusu isimlerin siyasi aidiyetlerinin artık CHP’de olmadığını savundu. Bu kişilerden birinin CHP grup sözcüsü, diğerinin ise grup başkanvekili olduğunu belirten Sarı, parti içindeki ayrışmanın sürdüğünü ifade etti.
Sarı, bazı meclis üyelerinin CHP’den istifa ederek başka bir partiye yöneldiğini belirterek, herkesin siyaset yapmak istediği yerde bulunabileceğini söyledi.
“İBB’Yİ AKP’YE KAPTIRMAMAK İÇİN HER TÜRLÜ ÇABAYI GÖSTERECEĞİZ”
Sarı, olası bir İstanbul seçiminde CHP’den ayrılan isimlerle birlikte hareket etmeye açık olduklarını belirtti. CHP’nin Cumhur İttifakı’na karşı iş birliği zeminini koruyacağını vurgulayan Sarı, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu siyasal ayrışma İstanbul'da yapılacak bir seçimde bizi zora sokar mı? Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu arkadaşlarımız başka partiye geçseler de Cumhuriyet Halk Partisi içinde kalsalar da Cumhur İttifakı'na ve AKP'ye İBB'nin kaybedilmemesi için gerekli her türlü iş birliği zeminini sürdüreceğiz. Bu arkadaşlarımız bizden ayrılıp gitmiş olsalar bile ve onlar da bizimle birlikte AKP'ye karşı siyasal mücadele yapmak istiyorlarsa biz hazırız. Ama arkadaşlarımız hayır biz sizinle birlikte hareket etmeyeceğiz. 'Kendi kafamıza göre takılacağız' diyorlarsa bunun siyasal bedelini de öderler. Yani bu yönde atacakları adımların siyasal sonuçları da kendilerine aittir. Biz iş birliği zemini içinde ayrışmış olsalar bile İBB'yi AKP'ye kaptırmamak için Cumhuriyet Halk Partisi grubu olarak Cumhuriyet Halk Partisi olarak elimizden gelen her türlü çabayı göstereceğiz.”




