Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) hala iddianamesi hazırlanmamış olan 5 belediye başkanı için sokağa çıktı.
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in çağrısıyla hala iddianamesi hazırlanmamış olan 5 belediye başkanı için İstanbul’un 5 farklı ilçesinden Çağlayan’daki adalet sarayına yürüyüş düzenlendi.
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Çağlayan adliyesinde buluşan partililere ve yurttaşlara seslendi:
İDDİANAMELER NEDEN YAZILMIYOR?
Değerli basın emekçileri, saygıdeğer yurttaşlarımız.
Ramazan ayının içerisindeyiz.
Milletimizin Ramazan ayını tebrik ediyorum.
Dünya savaşların ve belirsizliklerin gölgesinde,
Güzel Türkiye’miz ekonomi başta olmak üzere krizlerin pençesinde,
Ramazan ayının sofralarımıza bereket, bölgemize ve dünyaya barış ve huzur getirmesini diliyorum.
Bugün dünyanın her zamankinden fazla barışa ihtiyacı var.
Ülkemizin kuzeyinde ve ortadoğuda savaşlar devam ediyor.
Gazze’de masum çocuklar, siviller katlediliyor.
Dünya emperyalist güçlerin pençesinde kıvranıyor!
Dün emperyalist güçler tarafından bir kez daha bölge barışımız hedef alında.
Trump, Netenyahu ikilisi İran halkının özgür yaşama arzusunu istismar ediyor.
Buradan bir kez daha söylüyoruz: ‘’İran’ın geleceğine yalnızca İran halkı karar verir.
Emperyalist müdahalelere de, savaştan beslenen gerici rejimlere de karşıyız.
Tüm bölgemizin huzuru için: Tam bağımsızlık, tam demokrasi ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yurtta barış, dünyada barış şiarından asla vazgeçmeyeceğiz.
Değerli İstanbullur;
31 Mart 2024’te İstanbul halkı bir tercih yaptı.
İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu İstanbul’u 1 milyonun üzerinde oy farkıyla yeniden kazandı.
İstanbullular, 26 ilçede yönetimi CHP’ye verdi.
Başkanlarımız seçildiler, ilk günden itibaren canla başla çalıştılar.
Tüm engellemelere rağmen, finansman baskısına rağmen;
Nasıl belediyecilik yapılır, halka nasıl sahip çıkılır gösterdiler.
Emeklilere destek oldular, gençlere destek oldular, kadınlara, çocuklara ve ailelere destek oldular.
Unutulanların, kenarda bırakılanların, kimsesizlerin kimsesi oldular.
Dokundukları yeri güzelleştirdiler. Her köşeye yeşil alanlar, parklar, yaşam vadileri yaptılar.
Her bir başkanımız seçildiği oyun çok üstünde memnuniyet oranlarına ulaştı.
Şimdi ise başarılı oldukları için cezalandırılıyorlar.
Büyükçekmece Belediye Başkanımız Hasan Akgün 9 aydır tutuklu ve halen iddianamesi yazılmadı.
SUÇU NE HASAN AKGÜN’ÜN?
Büyükçekmece halkının gönlünü kazandı, belediyeciliğin tarihini yazdı, her seferinde daha büyük sevgiyle ve destekle seçildi.
Gaziosmanpaşa Belediye Başkanımız Hakan Bahçetepe, tam 9 aydır tutuklu, halen iddianamesi yazılmadı..
SUÇU NE HAKAN BAHÇETEPE’NİN?
Gencecik yaşında CHP’ye belediye kazandırdı. Göreve gelir gelmez annelere ve çocuklara hizmet etti, Gaziosmanpaşa’nın her tarafına parklar açtı, daha güvenli ve huzurlu bir Gaziosmanpaşa için çalıştı.
Şile Belediye Başkanımız Özgür Kabadayı 6,5 aydır tutuklu, halen iddianamesi yazılmadı.
NE YAPTI ÖZGÜR KABADAYI?
Yıllardır mağdur edilen Şile halkına umut oldu. Kendinden önceki dönemde 30'un üzerinde usülsüz dosya tespit etti, yapılmamış işleri yapmış gibi gösterenlerin, yolsuzlukların üzerine gitti.
Beyoğlu Belediye Başkanımız İnan Güney 7 aydır tutuklu, halen iddianamesi yazılmadı..
NE YAPTI İNAN GÜNEY?
30 yıllık hasreti bitirdi. Emeklisinden emekçisine tüm Beyoğlu’nun gönlüne girdi. Okullara su sebilleri taktı, beslenme desteği sağladı. Çok kısa sürede Beyoğlu’nun en sevilen belediye başkanı oldu.
Bayrampaşa Belediye Başkanımız Hasan Mutlu 5 aydır tutuklu, halen iddianamesi yazılmadı.
NE YAPTI HASAN MUTLU?
Bayrampaşa’yı ayağa kaldırmak için gece gündüz çalıştı. AKP’ye geç yoksa tutuklanırsın diye tehdit edildi. ‘’Ben milletimin iradesini satmam’’ dedi. Sırf bu yüzden tutuklandı.
Ama bu sırada bir de ne oldu biliyor musunuz?
İktidar partisinde olan Kırıkkale Yahşihan Belediyesi’nin Başkanı Ahmet Sungur,
- 23 Eylül’de tutuklandı.
- 2 ay içerisinde iddianamesi hazırlandı.
- Hızla yargılama başladı
- toplamda 4 ay sonra kendisiyle tutuklanan 5 kişiyle birlikte ilk duruşmada adli kontrol şartıyla tahliye edildi.
Ama konu Cumhuriyet Halk Partisi’ne gelince, hukuk işlemez, adalet sistemi çalışmaz oluyor!
İstanbul’umuzun beş ilçesinde, komşularının tertemiz oylarıyla ve güveniyle göreve seçilmiş belediye başkanlarımızın aylardır tek bir satır iddianamesi yazılamıyor.
Başkanlarımız ve yol arkadaşlarımız daha ne ile suçlandığını bilmeden zindanlarda tutuluyor.
Bu başkanlarımızın hepsinin ortak bir özelliği var.
Bu beş ilçeden dördü son seçimde el değiştirdi.
Bu beş ilçenin hepsinde halkın iradesini gasp etmek için ayak oyunları yapıldı.
Seçimle kazanamadıkları belediyeleri başkan nvekillikleri ile ele geçirmek istediler.
Gaziosmanpaşa’da fırsatçılık yaptılar, meclis çoğunluğu ile belediyeye çöktüler.
Bayrampaşa’da kirli pazarlıklar ile transferler yaptılar, ona rağmen kaybettiler. Meclis seçimini beğenmeyince dava açıp iptal ettirip baştan yaptılar. Göz göre göre hak etmedikleri belediyeye çöktüler.
Şile’de de aynısını denediler, başaramadılar.
Beyoğlu’nda aynısını denediler, başaramadılar.
Büyükçekmece’de aynısını denediler, başaramadılar.
Yani baştan beri dediğimiz gibi: İlçe belediyelerimize operasyonlar belediyelere çökmek için yapıldı.
“Bir bahaneyle içeri atalım, sonra kılıfına uydururuz” dediler.
Aylardır bir kılıf bulamadılar. Her şeyi ellerine yüzlerine bulaştırdılar.
Geçtiğimiz ay yapılan duruşmalarda ve yazılan iddianamelerde de gördük,
Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu;
Beşiktaş’ta Rıza Akpolat,
Beykoz’da Alaattin Köseler,
Avcılar’da Utku Caner Çaykara,
Şişli’de Emrah Şahan,
Beylikdüzü’nde Mehmet Murat Başkanımız,
Hiç bir somut delil olmadan, tamamen gizli tanık ifadeleriyle ve mışlı, muşlu, duydum, öyle diyorlardı gibi iftiralarla tutuklandılar.
Sadece başkanlarımız değil, işini yapan bürokratlar, belediye emekçileri de tutuklandı. Onlarca aile siyaset uğruna mağdur edildi.
Bizim bildiğimizi onlar da biliyor: Belediyelerimiz de Başkanlarımız da tertemizdir!
Tekrar çağrı yapıyoruz: Deliliniz yoksa, bugün derhal hepsini serbest bırakın.
Elinizde ne varsa koyun ortaya yazın iddianameleri, başlatın yargılamaları.
Her başkanımız kendini savunsun.
Bu kadar insana, bu kadar aileye, bu kadar seçmene eziyet etmeye son verin.
Biz kendimize, başkanlarımıza ve arkadaşlarımıza güveniyoruz. Halkımız da gerçekleri görsün diyoruz.
Taleplerimiz nettir:
Duruşmalar TRT’de yayınlansın.
Yargılamalar tutuksuz yapılsın.
Kayyum uygulaması derhal son bulsun.
Buradan ilan ediyoruz. Biz sonuna kadar adalet mücadelemizi sürdüreceğiz.
Halkımızdan aldığımız emaneti çiğnetmeyeceğiz.
Milli iradeye kast edenlere teslim olmayacağız.
Partimizle, örgütümüzle, ailelerimizle, seçmenlerimizle birlikte onurumuza ve irademize sahip çıkacağız.
Her türlü iftiraya karşı gerçekleri konuşacağız.
Göreceksiniz, biz kazanacağız.
Hak kazanacak, halk kazanacak, güzel Türkiye’miz kazanacak.
Teşekkür ederim.”




