Güncel

CHP lideri Özgür Özel Eyüpsultan’da on binlerle buluştu

İstanbul'daki ilçe mitinglerini tamamlayan CHP, 25 Şubat'taki ilk bölge mitinginin ardından İstanbul 2. Bölge mitingini düzenledi. CHP lideri Özgür Özel Eyüpsultan’da on binlerle buluştu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı ve CHP'nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun, Mart 2025'te tutuklanmasının ardından CHP'nin başlattığı "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 94'üncüsü, bu akşam İstanbul'un 2. Bölge'sinde yer alan Eyüpsultan-Kağıthane'de, Osmanbey Caddesi üzerinde düzenlendi.

Özel, konuşmasına usta şair Nazım Hikmet'in şiiriyle başladı. Kalabalığa seslenen Özel, "Size bakınca görüyorum, karanlık hiçbir zaman kazanamayacak. Korkaklar değil, direnen cesaretli insanlar kazanacak. Biz kazanacağız... Biz kazanacağız... Biz kazanacağız" dedi. 39 ilçenin tamamında miting yaptıktan sonra bölge mitinglerine başladıklarını hatırlatan Özel, 35 yılın ardından kazanılan Eyüpsultan Belediyesi'ndeki icraatları sıraladı.

"MESELE ERDOĞAN'IN İMAMOĞLU KORKUSUDUR"

Özel, "Toplamda 14 belediye başkanımız tutuklu. İçeride olan arkadaşlarımızdan istenen cezayı alsalar yatarı olmayanlar tutuklu. İstenen cezayı zaten yatmış olanlar tutuklu. Bir yandan hakkında hiçbir iddia olmayan, iddianame bekleyenler tutuklu. Tarihin bu en haksız ve acımasız sistemini AKP'nin kara düzenini şikayet ediyoruz. Bu zulme direneceğiz, teslim olmayacağız ama eninde sonunda biz kazanacağız" diye konuştu. İmamoğlu'na yönetilen suçlamaları hatırlatan Özel, "Mesele Erdoğan'ın İmamoğlu korkusudur" dedi. Özel tutuksuz yargılama ve duruşmaların canlı yayınlanması talebini yineledi. Özel, soruşturmadaki tutarsızlıkları sıralayarak, "Kim ne derse desin siz kardeşlerinize evlatlarınıza inandınız. Bu meydanları doldurduk. Helal olsun size. Arkadaşlarımızın haysiyetine çıkan bu meydanın karşısında saygıyla eğiliyorum" diye konuştu.

"5 EMEKLİ BİR ARAYA GELSE YOKSULLUKTAN KURTULAMIYOR"

Özel'in konuşmasında öne çıkan başlıklar şu şekilde:

Darbenin yıldönümüne 10 gün kaldı. Dolulara tipilere direndik. Bu mücadeleyi hiç bırakmadık. Direnenlere, isyan edenlere selam olsun. Sizi görünce diyorum ki biz kazanacağız! AKP'nin kalesi denilen şehirleri dolaştık, artık hiçbir yer kimsenin kalesi değildir. Milletin kalesidir.

İstenen cezayı zaten yatmış olanlar tutuklu, iddianame bekleyenler tutuklu. Ekrem Başkanımıza terör örgütü mensubu, bu PKK'lı dediler, diploması sahte dediler, ajanlık yaptı dediler, yolsuzluk yaptı dediler. Gaziosmanpaşa Belediyesine gittiler, ekrana dolar görseli koydular. Bu kardeşiniz inanmadı. Acil arama tutanağını getirin dedim. Kasadan sadece mühür çıktı. TRT'yi aradım, arama görüntüsü yoktu stok görüntü kullandık dediler. Biz ilk gün durduğumuz yerdeyiz; bu haksızlığa karşı tutuksuz yargılamayı savunuyoruz. Bu iftiralara karşı televizyonlardan canlı yayın istiyoruz. Kumpaslar çöktü, yalanlar çöktü, helal olsun size, siz sahip çıktınız.

Bugün Türkiye'de açlık sınırı 32 bin liradır, yoksulluk sınırı 104 bin liradır. Bayram yaklaşmakta. Bayramda emeklilere ikramiye CHP'nin seçim vaadidir. Bu sene de 4 bin lira emekli ikramiyesi vereceğiz dediler. 4 kilo kuşbaşı et zor alınır. Sadece 7 yıl önce 24 kilo et alan bayram ikramiyesi şimdi 4 kilo ete düşmüştür. Çünkü para kalmadı. 19 Mart darbesi, Erdoğan'ın kendisinden sonraki CHP hükümetine darbe, ülkeyi bu hale getirdi. Ne çiftçimiz, ne emeklimiz, ne de işçimiz halinden memnun değildir. 1. ve 2. köprüler AKP'nin gözüne ilişmiştir. Geçiş ücretini 350 liraya çıkarmak ve köprüleri yabancılara satmaya niyetlenmiştir. Köprülerin satılmaması için, emeklinin sürünmemesi için, asgari ücretlinin yokluk çekememesi için, esnafın siftahsız kepenkleri kapatmaması için, bir tek çare vardır. Tek çare seçimdir. Bu ülkede geçim yoktur, geçim yoksa seçim vardır! Sandığı getir Erdoğan!

ÖZEL'DEN ERKEN SEÇİM ÇAĞRISI

Köprülerin özelleştirilmesine yönelik tartışmalara da değinen Özel, "AKP altın yumurtlayan tavuğu satmaya niyetlenmiştir. Bu konuyu ilk gündeme getirdiğimizde toplumun yüzde 15'i biliyordu. Örgütlerimizin sayesinde sizlerin sayesinde toplumun yarısı bundan haberdar oldu. Toplumun büyük çoğunluğu bu ihanete karşı çıkmaktadır. Köprülerin satılmaması, Kanal İstanbul'un yapılmaması, emeklilerin ezilmemesi, asgari ücretli için, öğrencilerin boş beslenme çantasıyla okula gitmemesi için tek çare seçimdir. Geçim yoksa seçim vardır" dedi. Özel erken seçim çağrısını yineledi. Özel, "Adayımı bırak, sandığı bırak, adayımı yanımda sandığı önümde istiyorum. Hodri meydan!" dedi.

"KAHROLSUN AMERİKAN EMPERYALİZMİ"

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin de konuşan Özel, "Sabah kalktık, ABD ve İsrail, İran'a saldırdı. Biz İran'daki rejime karşı olsak da bu işi yapacak İranlılardır. Elinde Irak'ta 1 buçuk milyon Müslümanın kanı olanlar, Gazze'de 76 bin çoğu çocuk ve kadının kanı olanlar, Netanyahu gibi savaş suçlusuna 'savaş kahramanı' diyen küstah Trump ve Netanyahu barış getiremezler. Uluslarası hukuk ayaklar altında. 160 tane civciv ölse bu tehlikeli, üzücü bir durumdur. 160 tane bebe, kız çocuğu ABD-İsrail bombasıyla öldürüldü. Batı buna seyirci olmaktadır. Biz Erdoğan'dan farklı olarak gücümüzü Trump'tan almadığımız, 'Netanyahu'ya kızarsak Trump kızar' demediğimiz için, Trump'ın oğluna taviz sözü verip görüşme koparmadığımız için ABD'nin de İsrail'in de karşısında duruyoruz. Kahrolsun Amerikan emperyalizmi! Kahrolsun İsrail'in soykırımları. Yazıklar olsun bunlara susanlara!

Gözü dönmüş İsrail, dizginlenemez Trump bunları yapınca herkes Türkiye'nin güvenliğini konuşmaya başladı. İç cephe kuvvetli olsun dendi. Biz her zaman Türkiye'nin birliğini, uluslararası meseleleri siyaset üstünde ele alınmasını savunduk. Ama ABD-İsrail, İran'a saldırdığı saatlerde, AKP Bolu'ya saldırdı" dedi.

ÖZEL'DEN TANJU ÖZCAN TEPKİSİ

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın tutuklanmasına ilişkin de konuşan Özel, "Dün Tanju'yu ziyaret ettim, dedim ki 'Senin suçun yoksul çocuk okutmaksa, seninle gurur duyuyoruz Tanju Başkan' dedim. Nerede bu yoğurdun bolluğu Erdoğan? Bu işlerin patenti sende. Bütün vakıfların yönetimi ailende. TÜRGEV'e, Okçuluk Vakfı'na, TÜGVA'ya paraları milletten yatırtmayı bırak, belediyelerden aktaran sendin. O vakıflar bursu bırak her türlü imtiyazı veren, yasa çıkaran sensin. Vakıfa zorla bağış deyince bu işin patenti Erdoğan'da. Her vakıfın başında ya evladı, ya eşi, ya gelini, ya damadı... Utanmadan hesap souryor. Tanju gibi sadece yoksulu düşünen insanlara" diye konuştu.

"TRUMP'IN PLANININ PARÇASI OLDU"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Amerika'nın planlarına sessiz kaldığını öne süren Özel, "Müslüman bir ülkeye yapılan saldırılara karşı durmak yerine bu ayıbın ortağı olmaktadır. Sayın Erdoğan'ın kendine ait bir planı yoktur. Trump'ın planının bir parçası olmuştur. Tek hesabı Trump'tan alacağı destekle seçim kazanmaktır. Ancak bu mllet meşruiyeti Trump'tan alana, Filistin'in olmadığı sözde barış komisyonu masasına Netanyahu ile oturana hesap sorar. Biz kendisine ait planı olmayıp başkasının planının parçası olanlarına karşı Türkiye'nin birliğini, onurlu duruşunu savunuyoruz" dedi.

ÖZEL: AMERİKAN KORKUSUNA, S-400'LERİ HANGARDA TUTTU

Özel konuşmasında, "AKP iktidarında son 14 yıldır bir tek savaş uçağı hava kuvvetleirne kazandırılmamıştır. İHA'lar vardır. Ancak bu durumlarda, savaş uçaklarına, deniz kuvvetlerinin fırkateynlerine ihtiyaç vardır. Bugün Hatay'a yönelen füze, NATO tarafından düşürülmese büyük bir facia ortaya çıkacaktır. Erdoğan hükümeti bunu ihmal etmiştir. F35'leri Erdoğan'ın dostu Trump ihmal etmektedir. F-16'ları hükümet modernize edememiş. Amerikan korkusuna, S-400'leri hangarda tutmuş, bugün Hatay'a Kahramanmaraş'a konuşlandıramamaktadır. Sanki bütün dünya ABD'ye teslim olmuş zannetmeyin, dostum, kardeşim İspanya Başkanı Sanchez, ABD'ye üslerini kullandırtmamaktadır. Trump ona efelenmektedir. Bugün Sanchez'e mektubumuzda İspanya'yı kutladığımızı ifade ettik" dedi.

İMAMOĞLU'NUN MEKTUBU OKUNDU

CHP İstanbul il başkanı Özgür Çelik, İmamoğlu'nun mektubunu okudu. İmamoğlu, Çelik tarafından kamuoyu ile paylaşılan mektubunda şu ifadeleri kullandı:

“Kıymetli vatandaşlarım, çok değerli hanımefendiler, sevgili beyefendiler, cesur yürekli gençler, başımın tacı çocuklar… Silivri’den Eyüpsultan’a, Kağıthane’ye, canım hemşerilerime büyük bir merhaba, sevgi dolu bir selam yolluyorum. Her birinizi tek tek, hasretle kucaklıyorum. Partimizin halkçı ve icraatçı uygulamalarını Eyüpsultan’da hayata geçiren, hemşerilerimize canla başla hizmet eden kıymetli başkanım Mithat Bülent Özmen’e teşekkürlerimi sunuyorum. Sevgili hemşerilerim; son bir yıldır, siyasetin yargı eliyle yaptığı en büyük operasyonlardan biriyle mücadele ediyoruz. Hakkımızda yoğun karalama faaliyetleri yürütülen bu süreçte, ailelerimiz dahi hedef alınarak iftiralarla yıpratılmaya çalışılıyor. Bizim ise 2019’dan bu yana tek amacımız, hiçbir ayrım gözetmeksizin İstanbul’un tüm ilçelerine eşit oranda hizmet etmektir. İşte Eyüpsultan ve Kağıthane… Her ikisine de her zaman aynı özenle, aynı gayretle hizmet etmeye çalıştık.”

“EYÜPSULTAN’A DA KAĞITHANE’YE DE HAK ETTİĞİ DEĞERİ VERDİK”

“Her iki ilçemizde yaşayan vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştıran T5 Haliç-Tramvay Hattı’nı hizmete sunduk. Avrupa Yakası'nın ilk tam otomatik sürücüsüz metro hattı olan Yıldız-Mecidiyeköy-Mahmutbey Metro Hattı'yla, Eyüpsultan’a ve Kağıthane’ye ulaşımı rahatlattık. İlçelerimizin altyapı sorunlarını çözdük. Haliç Su Sporları Merkezi’ni, Cendere Yaşam Vadisi’nin 1. etap 1. kısmı hizmete açtık. Artİstanbul Feshane’yi, Biyometanizasyon tesisimizi, Türkiye'nin ilk, Avrupa'nın en büyük atık yakma tesisi olan Atık Yakma ve Enerji Üretim Tesisi'ni hizmete açtık. Yurtlarımızla öğrencilerimizin, bölgesel istihdam ofislerimizle iş arayan vatandaşlarımızın, daha önce örneği görülmemiş desteklerle tüm dar gelirli hemşerilerimizin yanında olduk. Milletin parasını, yine milletin hayatını kolaylaştırmak ve güzelleştirmek için harcadık. Eyüpsultan’a da Kağıthane’ye de hak ettiği değeri verdik.”

“BİR UÇURUMUN KIYISINDAYIZ”

“Bizler, hiçbir ayrım gözetmeden vatandaşımıza en iyi hizmeti sunmaya çalışırken, iktidar sahipleri ayrıştıran, kutuplaştıran politikalarıyla ülkemizi bir uçurumun kıyısına sürükledi. Ekonomide bir uçurumun kıyısındayız. Demokraside, adalette, eğitimde, sağlıkta, dış politikada bir uçurumun kıyısındayız. Ya milletçe birbirimize güvenerek kenetleneceğiz ve huzura, refaha kavuşacağız ya da bir kötü aklın, ayrıcalıklı, dar bir zümrenin hırslarına geleceğimizi kurban edeceğiz. Hepimiz zorlu bir dönemde, ağır görev ve sorumluluklar altındayız. Fakat ne olursa olsun, milletin temsilcilerine diz çöktürmeye çalışanların, milli iradeyi baskı altına almaya gayret edenlerin önünde boyun eğmeyeceğiz. Mücadelemiz, çok partili demokratik rejime son verme niyetini açıkça ortaya koymuş bir avuç insana karşı 86 milyonun demokrasi, adalet ve hürriyet mücadelesidir. Mücadelemiz, herkesin hak ettiği yaşam standartlarına kavuştuğu, özgür, mutlu ve güvenli bir Türkiye kurma mücadelesidir.”

“DURAKLAMAYA, AYRIŞMAYA YER YOKTUR”

“Bu mücadelede duraklamaya, ayrışmaya yer yoktur. Bugünkü mücadele azim ve kararlılığımızı dalga dalga büyütmeye devam edeceğiz. Ülkemize adaleti, hürriyeti ve refahı getirene kadar asla durmayacağız. Baştan sona adaletle işleyen, herkesin daha iyi, daha rahat, daha özgür yaşamasını hedefleyen, üretim odaklı, bereketli bir düzen kuracağız. Bu yeni düzenin hiçbir yerinde partizanlık olmayacak, liyakatsizlik olmayacak. Milletime inancım, güvenim sonsuzdur. Sizleri çok seviyorum. Değerinizi bilin, kendinize güvenin. Kim ne planlar ne kumpaslar kurarsa kursun, son sözü siz söyleyeceksiniz. Bu ülkenin geleceği sizinle aydınlanacak. Her şey çok güzel olacak. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı.”