CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, Ankara Kurtuluş Parkı’nda adalet nöbeti başlatan ailelere yaptığı dayanışma ziyaretinde, "Bir can daha ölmesin diye bir şeyler yapabilmeliyiz. O yüzden de hukuki bütün cezaların tekrar gözden geçirilmesi gerekiyor. Biz kadın arkadaşlarımızla, buradaki tüm annelerimizle birlikte gerekirse Meclis'te, gerekirse Adalet Bakanlığı'nda tüm bu süreçlerde sesimizi yükselteceğiz. Tüm kadın arkadaşlarımızın, tüm ailelerimizin sesi olmaya devam edeceğiz" dedi.
CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, Ankara Kurtuluş Parkı’nda adalet nöbeti başlatan aileleri ziyaret etti. Uluslararası İnsan ve Çocuk Hakları Derneği (UHDER) üyesi aileler çocuklarının yaşamını yitirmesine neden olan kişilerin ceza alması ve 12. Yargı Paketi’nde bu konunun yer alması için Ankara Kurtuluş Parkı’nda adalet nöbeti başlattı.
Geceyi parkta geçireceği belirten aileler adına konuşan Yonca Erkeç, Burçin Sevgi Telli'nin annesi olduğunu 24 yaşındaki kızının polis eşi tarafından katledildiğini söyledi.
Uluslararası İnsan ve Çocuk Hakları Derneği altında katledilen evlatları için mücadele ettiklerini söyleyen Erkeç, "Devletimize, hükümetimize güveniyoruz. Aksi bir şey düşünmüyoruz ama bizleri de görmezden gelmelerini istemiyoruz. Çünkü artık bizler çok yorulduk. Yorulduk ama mücadeleden de vazgeçmeyeceğiz. Bunun için de el ele, birlikte gördüğünüz bütün ailelerle gece gündüz hiç fark etmez, bekleyeceğiz" dedi.
ADALET BAKANI’NA ÇAĞRI: BİZİ GÖRSÜN DUYSUN
Adalet Bakanı Akın Gürlek’e seslenen Erkeç, "Sayın bakanımızdan talebimiz var. Bizi görsün, duysun. Hatta bir lafı vardı kendisinin. 'Bundan sonra bütün mağdur ailelere kapım açık' demişti. Maalesef biz bu kapının açıldığını göremedik. Arıyoruz, ulaşamıyoruz. İletiyoruz, iletilmiyor ya da iletiliyor bilmiyoruz. Artık bizi görmelerini istiyoruz. Türkiye'de birçok insan evlatlarını kaybediyor. Ve gün geçtikçe Türkiye'de kadınlar ve çocuklar bu ülkede katlediliyor. Artık buna birilerinin dur demesi gerekiyor. Bizler evlatlarımızı geri getiremeyeceğiz. Bunların hepsi gencecik insanlar. Hayatlarının baharında belki devletine, belki milletine yararlı, faydalı insanlar olacaklardı. Onların yaşama haklarını ellerinden aldılar. Benim geride evladım yok. Anne diyecek bir evladım daha yok. Onun için bundan sonrasına bizlere destek vermelerini istiyoruz. Bizleri duymalarını istiyoruz. Başkanımızdan da Allah razı olsun, bizi yalnız bırakmadı. Sözü kendisine vermek istiyorum" ifadelerini kullandı.
Erkeç’in ardından konuşan CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, devletin çocukları korumakla yükümlü olduğunu, sosyal devletin gereğinin bu olduğunu söyledi. Ceza indirimine tepki gösteren Gülsever, "Hakın yerini bulduğu bir yerde canlarımız belki bir daha geri gelmeyecek ama en azından vicdanlarda onlar için bir şeyler yapabilmeliyiz. Annelerimiz için, kız kardeşlerimiz için bir şeyler yapabilmeliyiz. Bir can daha ölmesin diye bir şeyler yapabilmeliyiz. O yüzden de hukuki bütün cezaların tekrar gözden geçirilmesi gerekiyor. Biz kadın arkadaşlarımızla, buradaki tüm annelerimizle birlikte gerekirse Meclis'te, gerekirse Adalet Bakanlığı'nda tüm bu süreçlerde sesimizi yükselteceğiz. Tüm kadın arkadaşlarımızın, tüm ailelerimizin sesi olmaya devam edeceğiz" dedi.
"İSTANBUL SÖZLEŞMESİ DERHAL HAYATA GEÇİRİLSİN"
Suçluların hak ettiği cezayı bulduğu güne kadar mücadele edeceklerini belirten Gülsever, şunları kaydetti:
"Bir can daha ölmesin diye tekrardan tüm yasaların elden geçirilmesini, gözden geçirilmesini, uygulamaya geçirilmesini istiyoruz. Bugün sadece geldiğimizde şu çocuklarımıza bir bakın. Pırıl pırıl çocuklarımızın lütfen yüzüne bakın. Ölen her bir genç kızımıza bakın. Her bir şiddet, İstanbul Sözleşmesi'nin iptalinden dolayıdır. Bu nedenle İstanbul Sözleşmesi'nin derhal hayata geçirilmesini istiyoruz. Her cinayet politiktir. Çünkü toplumun bütün bireyleri devlete emanettir. Siz her canı korumak zorundasınız. Eğer koruyamadığınız yerde faili meçhul cinayetlerde, genç çocukların ölümlerinde yaşları uymuyor diye, küçük diye cezadan kurtarıyorsunuz. Yeni uygulamalarla gerçekten suçtan arınan bir toplumu hep birlikte kazanmak zorundayız. Bu toplumun sağlıklı, huzurlu bir yaşam sürmesi bütün bireylerin hakkıdır.
Bugün ben geldim, onlar bana güç verdi aslında. Çünkü onlar çok cesaretli, çok güçlü. Çocuklarını kaybetmelerine rağmen hâlâ tüm direnişleriyle burada. Biz de onlardan aldığımız güçle sonuna kadar onların sesi olmaya devam edeceğiz. Mücadelelerini büyütmek için bugün buradayız."