CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, partisinin genel merkezi önünde yaşanan tahliye gerginliğinin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'den randevu aldıklarını belirten Emir, "Sayın İçişleri Bakanı'ndan randevu aldık, birazdan gideceğiz. İçişleri Bakanımızdan bir çözüm bekliyoruz, bunun için görüşeceğiz" ifadelerini kullandı.
Emir'in yanında CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş'ın da görüşmeye gideceği öğrenildi.
"TEK YOL KURULTAY"
Konuşmasına "Buradan çıkışın tek yolu kurultaydır" diyerek başlayan Murat Emir, şu ifadeleri kullandı:
"Getirin sandığı hangi delege ile istiyorsanız onunla kurultay yapalım. Bizim beklentimiz bu iken arkadaşlarımız bir yerlerden buldukları mafya bozuntuları ile sabahın köründe boy gösterek adeta tehdit ederek kapımıza dayandılar ve biz buna rağmen örgütümüzün sizlerin derinciyle bu saldırı girişimini püskürttük ve yine bir uzlaşı arayışı içerisindeyiz.
Sayın İçişleri Bakanı'ndan randevu aldık, birazdan gideceğiz. İçişleri Bakanımızdan bir çözüm bekliyoruz, bunun için görüşeceğiz."
BAKAN ÇİFTÇİ İLE GÖRÜŞME SONRASI AÇIKLAMA
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftci ile Murat Emir ve Suat Özçağdaş'tan oluşan CHP heyetinin görüşmesi saat 13.50'de başladı.
Emir ve Özçağdaş, Bakan Çiftçi ile görüşme sonrası açıklama yaptı.
"SAYIN BAKAN'A 2 HUSUSU İLETTİK"
Emir'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
"Sayın Bakanı makamında ziyaret ettik. Sayın Bakanımıza teşekkür ederiz. Verimli bit görüşme oldu. İki hususu belirtti. Birinci, icra talebinin usule aykırı olarak Genel Merkezi'mize yapılmış olmasıdır. Önce usulü işlemler tamamladır, ihtiyaç duyulursa icra memuru gelebilir. Bizim avukatlarımızın dosyayı incelemelerine bile izin verilmedi.
Diğer bir konu ise, aynı zamanda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bir başvurumuz olduğunu ilettik, Başsavcılığın şu anda sitesinde de Genel Başkan'ın Özgür Özel olduğu açıkça görülmektedir."
"BAKANIMIZDAN GÜVENLİK GÜÇLERİNİN GENEL MERKEZİNE GÜÇ KULLANARAK GİRMEMESİNİ TALEP ETTİK"
"Mahkeme 38'inci kararı tedbiren yok sayarak esas kararın öne geçmiştir. Tedbir kararı olmaktan çıktığı için de yok hükmündedir. Milletimizin geldiği seviye asla bir siyasi parti genel merkezine polisle, copla, gazla girilmesine uygun değildir. Demokrasi için büyük bedeller ödedik. Bu karar bir an için doğru kabul edilip işleme konarsa Türkiye'de çok partili rejim mümkün olmayacaktır. Ateşle oynanmakta. Bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu hukuki saçmalığa el koyana kadar sayın İçişleri Bakanımızdan güvenlik güçlerinin genel merkezine güç kullanarak girmemesini talep ettik. Daha soğukkanlı ve itidalli olacağımız günlerden ve saatlerden geçiyoruz."