Güncel

CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç: Çerçeve yasaya attığımız imza açık bir çek değil, tarihî bir sorumluluktur

CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, kamuoyunda çerçeve yasa olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ne ilişkin, "Bizim açımızdan silahsızlanma gerçek, doğrulanabilir, denetlenebilir ve geri dönüşsüz olmalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi imzası, hiçbir hükmü tartışmadan kabul edeceğimiz anlamına gelmemektedir. İmzamız açık bir çek değil devlet ciddiyetiyle üstlenilmiş tarihî bir sorumluluktur" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, teklife ilişkin kurulacak her cümle, verilecek her oy ve çıkarılacak her hükmün tarihi bir sorumluluk taşıdığını söyledi. Kanun teklifinin, terör örgütü PKK/KCK'nın ve bağlantılı her tür oluşumun fiili varlığına son verdiğinin, kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından yürürlüğe gireceğine dikkati çeken Kılıç, şöyle devam etti:

"Bizim açımızdan silahsızlanma gerçek, doğrulanabilir, denetlenebilir ve geri dönüşsüz olmalıdır. Irak ve Suriye'deki bağlantılı silahlı yapıların geleceğini kapsayan bölgesel güvenlik düzenlemesi hayata geçirilmeli, Türkiye, dış güçlerin vekil yapılanmalar üzerinden müdahalesini sınırlandıracak bağımsız bir egemenlik ve bölgesel güvenlik stratejisine sahip olmalıdır ancak yalnız silahların susması yeterli değildir. Silahların susması, barışın başlangıcıdır ama kendisi değildir. Aynı anda hukuk devleti de güçlendirilmelidir çünkü yalnızca silahları toprağa gömmek yetmez, keyfiliği, ayrımcılığı ve hukuksuzluğu da tarihe gömmek gerekir."

Toplumsal güven kurulmadan silahların susmasının kalıcı barışa dönüşemeyeceğini vurgulayan Kılıç, "Cumhuriyet Halk Partisi imzası, hiçbir hükmü tartışmadan kabul edeceğimiz anlamına gelmemektedir. İmzamız açık bir çek değil devlet ciddiyetiyle üstlenilmiş tarihî bir sorumluluktur" ifadelerini kullandı.

Kılıç, teklifin komisyon ve Genel Kurul süreçlerinde gerekli gördükleri değişiklikleri açıkça dile getireceklerini söyledi.

Ekonomik verilere değinen Kılıç, Türkiye'deki enflasyonu "her sabah mutfağa giren bir tahsildar" olarak nitelendirdi.

Kiraların artık bir gider kalemi değil "maaşın ortağı" olduğunu dile getiren Kılıç, "Fiyatlar düşmüyor, yalnızca artış hızı yavaşlıyor. Market etiketi yerinde duruyor, kira kontratı yerinde, kredi kartı yerinde ama maaş aynı yerde durmuyor, her ay biraz daha geriye gidiyor" dedi.

Ekonomi yönetimini eleştiren Kılıç, "Enflasyon, yalnızca yanlış para politikasının değil üretimi zayıflatan tercihlerin, rantçı kentleşmenin, adaletsiz vergi düzeninin, kuralsızlığın ve kurumlara duyulan güven kaybının da sonucudur" görüşünü savundu.