CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci; Büyükçekmece, Gaziosmanpaşa, Şile, Beyoğlu ve Bayrampaşa Belediye Başkanlarının iddianamesiz bir şekilde tutuklu bulunduğuna dikkati çekerek, “Aylar süren iddianamesiz tutukluluk, yargılama faaliyeti olarak tanımlanamaz. Yargı eliyle yürütülen bu süreç, siyasal rekabetin yerini alan bir kuşatma stratejisidir. Biz bu kuşatmayı kabul etmiyoruz. Belediye başkanlarımızın ve yol arkadaşlarımızın özgürlüğünü, yurttaşlarımızın iradesini ve hukukun evrensel ilkelerini savunmayı sürdüreceğiz” dedi.
CHP Seçim ve Parti Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Çiftci, partisinin tutuklu belediye başkanlarının durumuna ilişkin X hesabından paylaşım yaptı. Çiftci’nin paylaşımı şöyle:
“Büyükçekmece Belediye Başkanımız Hasan Akgün 264 gündür, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanımız Hakan Bahçetepe 264 gündür, Şile Belediye Başkanımız Özgür Kabadayı 223 gündür, Beyoğlu Belediye Başkanımız İnan Güney 187 gündür, Bayrampaşa Belediye Başkanımız Hasan Mutlu 159 gündür özgürlüğünden mahkum. Geçen sürede belediye başkanlarımız hakkında tek bir satır iddianame dahi düzenlenmiş değil. Ceza muhakemesinin amacı maddi gerçeğe ulaşmaktır. Tutuklama ise en son başvurulması gereken bir tedbirdir. Aylar süren iddianamesiz tutukluluk, yargılama faaliyeti olarak tanımlanamaz. Bu uygulama masumiyet karinesini, kişi özgürlüğünü ve adil yargılanma hakkını yok saymaktır. Seçilmiş belediye başkanlarının aylar boyunca iddianamesiz şekilde özgürlüklerinden yoksun bırakılması hem bireysel hak ihlali hem de halk iradesine yönelen sistematik müdahaledir. Bu sürecin ardından yaşananlar da niyeti açık biçimde ortaya koymaktadır.
İstanbul’da bu yargı pratiğini kuran ve sürdüren isimler siyasi iktidar tarafından terfi ettirilmiştir. Akın Gürlek Adalet Bakanlığı koltuğuna, Çağlayan’da aynı anlayışı temsil eden bazı isimler Bakan Yardımcılığı görevlerine taşınmıştır. Amaç nettir; CHP’yi belediyeleri üzerinden baskılamak, yerel yönetimleri felç etmek ve halkın sandıkta ortaya koyduğu iradeyi etkisiz hale getirmek. Yargı eliyle yürütülen bu süreç, siyasal rekabetin yerini alan bir kuşatma stratejisidir. Biz bu kuşatmayı kabul etmiyoruz. Belediye başkanlarımızın ve yol arkadaşlarımızın özgürlüğünü, yurttaşlarımızın iradesini ve hukukun evrensel ilkelerini savunmayı sürdüreceğiz.”





