Cumhuriyet'te yer alan habere göre; Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği tarafından açıklanan güncel veriler, Türkiye’de cezaevlerindeki doluluk oranının kritik seviyelere ulaştığını ortaya koydu. Mart 2026 itibarıyla 403 cezaevinde toplam 304 bin 956 kişilik kapasiteye karşılık 412 bin 991 mahpus bulunuyor. Bu durum, kapasitenin yüzde 35’i aşkın oranda aşıldığını ve 100 binden fazla kişinin kapasite fazlası olarak tutulduğunu gösteriyor.
KAPALI CEZAEVLERİNDE YOĞUNLUK ARTIYOR
Açıklanan verilere göre mahpusların 114 bin 418’i açık, 298 bin 573’ü ise kapalı cezaevlerinde yer alıyor. Kapalı cezaevlerinde kalanların oranı toplamın yüzde 72’sini aşarken, bu alandaki artış dikkat çekiyor. Mahpusların 348 bin 735’i hükümlü, 64 bin 256’sı ise tutuklu statüsünde bulunuyor.
ÇOCUK VE YAŞLI MAHPUS SAYISI DİKKAT ÇEKİYOR
Cezaevlerinde farklı yaş ve ihtiyaç gruplarına ilişkin veriler de tabloyu ağırlaştırıyor. 65 yaş üstü mahpus sayısı 6 bin 572 olarak açıklanırken, 12-18 yaş aralığında 4 bin 524 çocuk cezaevlerinde tutuluyor. Kadın mahpusların sayısı 19 bin 728’e ulaşırken, anneleriyle birlikte cezaevinde kalan 0-6 yaş grubunda 891 çocuk bulunduğu bildirildi.
ENGELLİ MAHPUSLAR VE ÖZEL DURUMLAR
Verilere göre cezaevlerinde toplam 476 engelli mahpus bulunuyor. Bu kişilerin önemli bir bölümünü ortopedik engelliler oluştururken, görme, işitme ve konuşma engelli mahpuslar da dikkat çekici bir yer tutuyor.
EĞİTİM VE ÇALIŞMA VERİLERİ PAYLAŞILDI
Cezaevlerinde 77 binden fazla mahpusun eğitim faaliyetlerine katıldığı, 58 bin 500 kişinin ise sigortalı olarak çalıştığı açıklandı. Ayrıca 200 LGBTİ+ ve 14 bin 276 yabancı mahpusun bulunduğu bilgisi paylaşıldı.
KADIN MAHPUS SAYISINDA ARTIŞ
Son verilere göre kadın mahpus sayısı bir ay içinde yüzde 2’nin üzerinde artış gösterdi. Uzmanlar, kadınların toplam içindeki oranı düşük olsa da cezaevlerinde daha fazla hak ihlali riskiyle karşı karşıya kaldığına dikkat çekiyor.
SİSTEMSEL SORUNLARA İŞARET EDİLİYOR
Artan doluluk oranlarının özellikle kapalı cezaevlerinde yaşam koşullarını zorlaştırdığı vurgulanırken, hasta, yaşlı ve çocuk mahpuslar açısından risklerin büyüdüğü ifade ediliyor. Açıklanan veriler, infaz sisteminde yalnızca sayısal değil, aynı zamanda yapısal sorunların da derinleştiğine işaret ediyor.