İkinci açılım süreci kapsamında hazırlanan ve kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak nitelendirilen düzenlemenin TBMM’deki oylamasında AKP grubundaki dokuz milletvekili yer almadı. Yıldırım Tuğrul Türkeş, Ahmet Ersagun Yücel ve Kürşad Zorlu’nun da aralarında bulunduğu milletvekillerinin oylamaya katılmaması dikkat çekti.

Oylamada bulunmayan diğer AKP milletvekilleri ise Tahir Akyürek, Lütfi Bayraktar, Sami Çakır, İsmail Emrah Karayel, Bülent Tüfenkci ve Ahmet Ersagun Yücel ile birlikte toplam dokuz isimden oluştu. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise oturumu yöneten makam olması nedeniyle oy kullanmadı.

ÜÇ İSMİN YOKLUĞU DİKKAT ÇEKTİ

AKP sıralarındaki yokluklar içerisinde özellikle Yıldırım Tuğrul Türkeş, Ahmet Ersagun Yücel ve Kürşad Zorlu’nun oylamaya katılmaması siyasi kulislerde öne çıktı.

MHP’nin kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş’in oğlu olan Yıldırım Tuğrul Türkeş’in, açılım sürecine ilişkin bazı çekincelerini daha önce parti yönetimine aktardığı öne sürülmüştü. İYİ Parti’den ayrılarak AKP’ye katılan Yücel ve Zorlu’nun ise kendileriyle birlikte hareket eden seçmen kitlesinin sürece yaklaşımı konusunda parti yönetimine değerlendirmelerde bulunduğu belirtildi.

Edinilen bilgilere göre üç milletvekilinin oylamaya katılmaması, yalnızca kişisel bir tercih olarak değerlendirilmedi.

Mahmut Arıkan: Sağlıktaki ihmallerin hesabını Meclis’te soracağız
Mahmut Arıkan: Sağlıktaki ihmallerin hesabını Meclis’te soracağız
İçeriği Görüntüle

‘EVET’ OYUNUN SEÇMENDE YARATABİLECEĞİ TEPKİ GÜNDEME GELDİ

Cumhuriyet'te yer alan kulis bilgilerine göre Türkeş, Yücel ve Zorlu’nun düzenlemeye “evet” oyu vermesinin milliyetçi seçmen üzerinde oluşturabileceği olası tepki, oylama öncesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a aktarıldı.

Özellikle İYİ Parti’den AKP’ye geçen Yücel ve Zorlu açısından, siyasi geçişlerine destek veren seçmenin açılım sürecine mesafeli olduğu değerlendirmesinin yapıldığı belirtildi.

Türkeş bakımından ise hem Alparslan Türkeş’in siyasi mirası hem de kendisinin süreçle ilgili daha önce dile getirdiği görüşler nedeniyle “evet” oyunun kendi tabanında tepki yaratabileceği görüşünün öne çıktığı ifade edildi.

Bu değerlendirmelerin ardından üç milletvekilinin açık şekilde karşı pozisyon almaları veya ret oyu kullanmaları yerine oylamaya katılmamaları formülünün tercih edildiği öne sürüldü.

PARTİ İÇİ DENGELER KORUNDU

Bu yöntemin, milletvekilleri ile AKP yönetimi arasında doğrudan bir siyasi karşılaşmanın önüne geçmeyi amaçladığı değerlendiriliyor.

Türkeş, Yücel ve Zorlu’nun ret oyu kullanmaması sayesinde parti grubuna karşı açık bir tavır ortaya çıkmazken, düzenlemeye destek vermedikleri yönünde bir siyasi görüntü oluştu.

Kulislerde bu tutumun, iktidarın açılım sürecinde yürüttüğü siyasi denge arayışının bir parçası olduğu yorumları yapılıyor. Bir taraftan düzenlemenin Meclis'ten geçirilmesi için grup desteği korunurken, diğer taraftan milliyetçi seçmenin olası tepkisini sınırlayacak kontrollü bir mesafe oluşturulduğu ileri sürülüyor.

İYİ PARTİ TABANINA YÖNELİK HESAP

Özellikle İYİ Parti'den AKP'ye geçen Ahmet Ersagun Yücel ve Kürşad Zorlu'nun pozisyonlarının korunmasının iktidar açısından önem taşıdığı belirtiliyor.

Bu isimlerin çerçeve yasaya açık biçimde destek vermelerinin, hem kendileriyle siyasi bağını sürdüren seçmen üzerinde hem de AKP'nin İYİ Parti tabanına yönelik politikalarında olumsuz sonuçlar doğurabileceği değerlendirmesi yapılıyor.

Bu nedenle oylamaya katılmama tutumunun, söz konusu milletvekillerine kendi siyasi tabanlarıyla ilişkilerini koruyabilecekleri bir alan açtığı ifade ediliyor.

TÜRKEŞ’İN YOKLUĞU SİYASİ MESAJ OLARAK YORUMLANDI

Yıldırım Tuğrul Türkeş’in oylamada bulunmaması ise özellikle milliyetçi ve ülkücü seçmen açısından sembolik bir anlam taşıdığı değerlendirmelerine neden oldu.

Alparslan Türkeş’in oğlu olan Türkeş’in düzenlemeye “evet” oyu vermesinin milliyetçi kamuoyunda yaratabileceği tepkinin parti yönetimi tarafından hesaba katıldığı öne sürülüyor.

Kulislerde, üç milletvekilinin ilerleyen süreçte kendi seçmenlerine “çerçeve yasaya oy vermedikleri” mesajını verebilmelerinin de bu tutumun olası siyasi sonuçları arasında değerlendirildiği belirtiliyor.

‘YASAYA DEĞİL, TEPKİYE MESAFE’ FORMÜLÜ

İktidarın, çerçeve yasanın Meclis'ten geçirilmesiyle birlikte milliyetçi seçmen açısından farklı bir siyasi görüntü oluşturmayı hedeflediği ileri sürülüyor.

Parti kulislerinde üç milletvekilinin oylamaya katılmamasının doğrudan yasaya karşı bir tutum olarak değerlendirilmemesi gerektiği yönünde yorumlar da yapılıyor.

Bu değerlendirmelere göre iktidar, bir yandan düzenlemenin yasalaşması için grup bütünlüğünü korurken, diğer yandan milliyetçi seçmenin tepkisini azaltmak amacıyla bazı milletvekillerinin oylamada yer almamasına olanak tanıdı. Böylece hem parti disiplini korunmuş hem de farklı seçmen gruplarına yönelik siyasi mesajların aynı anda verilmesi amaçlanmış oldu.