Gazeteci ve KRT TV Haber Koordinatörü Cem Özkeskin, krttv.com.tr’de yayımlanan “Doktor Saim ve çeyrek asırlık Türkiye” başlıklı yazısında, AKP’nin 2002’den bu yana devam eden iktidarını ve muhalefetin siyasi yaklaşımını ele aldı.

Cem Özkeskin, yazısında Rize’nin Pazar ilçesine bağlı Şendereköy’de yaşayan Saim Amca’nın hikâyesinden hareketle, AKP iktidarının sona ereceğine ilişkin yıllardır yapılan siyasi değerlendirmeleri karşılaştırdı.

DOKTOR SAİM'İN HİKAYESİNİ SİYASETE UYARLADI

Özkeskin’in aktardığına göre, Saim Amca’ya 2002 yılında pankreas kanseri teşhisi konuldu ve kendisine altı aylık ömür biçildi. Yaşamını sürdüren Saim Amca, zamanla köyünde “Doktor Saim” adıyla anılmaya başladı.

Özkeskin, bu hikâyeyi AKP’nin seçim süreçleriyle ilişkilendirerek muhalefetin iktidarın sona ereceğine yönelik öngörülerinin bugüne kadar gerçekleşmemesine dikkat çekti.

ERDOĞAN'IN SİYASİ STRATEJİSİNİ DEĞERLENDİRDİ

Özkeskin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi başarısını değerlendirirken, iktidarın kendi stratejilerinin yanı sıra muhalefetin yaklaşımının da belirleyici olduğunu savundu.

Yazıda, Erdoğan’ın 2002-2008 döneminde izlediği siyasi tutum ve müesses nizamla ilişkileri ele alınırken, olası siyasi rakiplerle zamanından önce doğrudan çatışmamasının önemine işaret edildi.

Mersin'in Tarsus ilçesinde Belediye Başkanı Ali Boltaç, Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa ettiğini açıkladı
Mersin'in Tarsus ilçesinde Belediye Başkanı Ali Boltaç, Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa ettiğini açıkladı
İçeriği Görüntüle

Özkeskin ayrıca, AKP’de yıllar içinde yaşanan ayrılıkları ve eski yol arkadaşlarının açıklamalarını, muhalefetin yaşadığı sorunlarla karşılaştırdı. CHP’deki kurultay tartışmaları ile belediyelere yönelik soruşturmaları da bu değerlendirmeler kapsamında ele aldı.

CHP'NİN MUHALEFETTEKİ ROLÜNE DİKKAT ÇEKTİ

Yazısında CHP’nin siyasi dönüşümüne de yer veren Özkeskin, partinin toplumsal muhalefeti canlı tutarak daha etkili bir siyasi güç oluşturabileceği görüşünü dile getirdi.

Özkeskin, seçmenlerin iktidara yönelik tepkilerini farklı siyasi tercihlerle ortaya koyabildiğini belirterek, CHP’nin iktidar ortağı olmadan da siyasi yaptırım gücünü artırabileceğini ifade etti.

Özkeskin, toplumsal tepkilerin somut sonuçlara dönüşmesinin önemini vurgularken, siyasi skandallar karşısında geçmişte görülen kamuoyu hareketliliğiyle bugünkü tepkileri de karşılaştırdı.

YENİ PARTİ VE DIŞ POLİTİKA BAŞLIKLARI

Özkeskin, yazısında “Yeni Parti” olarak adlandırdığı siyasi oluşumun sokaktaki desteğini ve eylem stratejisini de değerlendirdi. Mitinglerin ve protestoların somut sonuç üretmemesinin destekçiler üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini belirtti.

CHP’nin “Terörsüz Türkiye” sürecine ve yazısında Mekke, Libya ve Bedir mutabakatları olarak andığı dış politika başlıklarına yaklaşımını da ele alan Özkeskin, partinin tarihsel kimliğinin siyasi tutumuna yansımasının önemine değindi.

Özkeskin, yazısını muhalefetin iktidarın kendiliğinden sona ereceği beklentisi yerine etkili bir siyasi strateji geliştirmesi gerektiği görüşüyle tamamladı. Özkeskin, bu yaklaşımını Doktor Saim’in “Azrail beni unuttu, ben de ölmeyi unuttum” sözleriyle ilişkilendirdi.