YENİ Parti Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer, partinin “Ekim Ayı Basın Özgürlüğü Raporu”nu açıkladı. Rapora göre ekim ayında 11 gazeteci gözaltına alındı, altı gazeteci tutuklandı. Halk TV’ye kayyum atanırken televizyon kanallarına “fon cezası” kesildi. Ayrıca 867 X hesabına erişim engeli getirildi.
Çakırözer, rapora ilişkin yaptığı açıklamada, yüz binlerce yurttaşın mağdur edildiği ve yüz milyarlarca liralık fon vurgununda iktidarın kendi sorumluluğunu örtbas etmeye çalıştığını savundu. Gazetecilerin fon vurgununa ilişkin haberleri nedeniyle 50 kez hâkim karşısına çıkmak zorunda kaldığını belirten Çakırözer, şunları söyledi:
“Yüz binlerce yurttaşımızın mağdur edildiği, yüz milyarlarca liralık fon vurgununda kendi sorumluluğunu örtbas eden AKP iktidarı bu soygunu araştırıyorlar diye gazetecileri cezaevine atıyor, televizyonlara kayyım atıyor, internet sitelerine de erişim engeli getiriyor. Ekim Ayı Basın Özgürlüğü Raporu'muzu hazırladık. Gazeteciler, büyük çoğunluğu fon vurgunuyla ilgili haberleri nedeniyle 50 kez hakim karşısına çıkmak zorunda kaldılar. 11 gazeteci gözaltına alındı, altı gazeteci tutuklu. Bunlardan Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı fon vurgununa ilişkin belge yayınladıkları için ya da bunu paylaştıkları için hala cezaevindeler. İsmail Saymaz, Murat Ağırel ev hapsine alındılar sırf bu soygunu sorguladıkları için. Murat Ağırel bir de üstüne ev hapsindeyken başka bir dosyadan gözaltına alınarak cezaevine gönderildi. Aynı konu nedeniyle gazeteci İsmail Arı, daha önce 75 gün tutuklu kaldığı cezaevine bir kez daha gönderildi. Yine gazeteci Derya Okatan da ekim ayında tutuklanan gazeteciler arasında.”
HALK TV’YE KAYYUM
Fon vurgununun bilinmemesi ve sorgulanmaması, yurttaşların gerçeklerden haberdar olmaması amacıyla Türkiye’nin en fazla izlenen haber kanalı Halk TV’ye ekim ayında kayyum atandığını söyleyen Çakırözer, kanalın yayın politikasının artık yok edildiğini belirtti.
Çakırözer, SZC TV ve Koza TV’ye ekim ayında ikişer kez ceza kesildiğini, cezaların ağırlıklı olarak fon vurgununa ilişkin haber ve eleştiriler nedeniyle verildiğini ifade etti. Gazetecilerin, fon vurgununu sorguladıkları ve iktidarı eleştirdikleri haberleri nedeniyle tazminat cezalarıyla da karşı karşıya kaldığını söyledi.
867 HESABA ERİŞİM ENGELİ
Erişim engellerinin Türkiye’de basın özgürlüğünün kısıtlanmasında önemli bir unsur olduğunu belirten Çakırözer, ekim ayında 867 X hesabının erişime engellendiğini açıkladı. Engellenen hesaplar arasında gazetecilerin, haber sitelerinin ve sivil toplum kuruluşlarının da bulunduğunu kaydetti.
Çakırözer, iktidar tarafından iki ana konuda erişim engeli uygulandığını belirterek şöyle konuştu:
“Erişim engelleri Türkiye’de basın özgürlüğünün kısıtlanmasında önemli bir unsur olarak karşımızda duruyor. Tam 867 X hesabı erişime engellendi. Aralarında gazeteciler, haber siteleri, sivil toplum var. İki ana konuda erişim engelleri yapılıyor bu iktidar tarafından. Biri fon vurgununa ilişkin eleştirici, sorgulayıcı, araştırıcı haberler, iddialar bilinmesin, duyulmasın isteniyor. Biri de ‘Ailem Güvende’ operasyonunda yapılan hak ihlalleri, hukuksuzluklar bilinmesin diye.”
"GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR”
Fon vurgununu engellemeyen ve kendi içinde bu sürece ortakları bulunan iktidarın, sorumluların üzerine gitmek yerine gazetecileri, internet sitelerini ve televizyonları hedef aldığını savunan Çakırözer, baskı, sansür ve yasakların fon skandalının gerçeklerinin ortaya çıkmasını engelleyemeyeceğini söyledi.
Basın kuruluşları ve gazetecilerin yanında olduklarını belirten Çakırözer, cezaevinde tutuklu bulunan gazetecilerin serbest bırakılmasını istedi. Çakırözer, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’de fon vurgununu engellemeyen, kendi içinde buna ortakları olan bu iktidar, sorumluların üstüne gideceğine; bunu sorgulayan, vatandaşların gerçeklerden haberdar olması için uğraşan gazetecileri, internet sitelerini, televizyonları toptan hedef almış durumda. Bu iktidar hangi baskıyı, hangi sansürü, hangi yasağı uygularsa uygulasın bu fon skandalının gerçeklerinin ortaya çıkmasını engelleyemeyecek. Biz bu gerçeklerin ortaya çıkması için özveriyle mücadele eden basın kuruluşlarının ve gazetecilerin yanındayız. Gazeteciliğin suç olmadığını bir kez daha haykırıyoruz. Cezaevinde bu yüzden ya da yaptıkları diğer haberler yüzünden tutuklu olan gazetecilerin bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz. İsmail Arı, Şaban Sevinç, Mustafa Balcı, Murat Ağırel, Derya Okatan, Tuğba Tekerek, Merdan Yanardağ ve hayatlarından çalınan onlarca gazeteci bir an önce serbest bırakılmalıdır. Gazetecilik suç değildir.”
EKİM AYINDAKİ İHLALLER
Raporda, ekim ayında basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlaller de sıralandı. Raporda yer alan değerlendirmeler şöyle:
“Fon soruşturmasına ilişkin paylaşım ve haberleri nedeniyle gözaltına alınan gazeteciler Şaban Sevinç ile Mustafa Balcı tutuklandı. İsmail Saymaz ile Murat Ağırel hakkında ev hapsi verilirken Ağırel hakkında başlatılan başka bir soruşturma nedeniyle tutuklandı.
DİSK Basın-İş Sendikası Disiplin Kurulu Üyesi, gazeteci Derya Okatan, Birgün Gazetesi muhabiri İsmail Arı sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek cezaevine gönderildi.
Burdur'da yayın yapan yerel internet haber sitesinin sahibi Hasan Güraksu, sitesinde yayımlanan ‘Devlet hastanesinde bozuk etler hastalara mı yediriliyor’ başlıklı haber nedeniyle cezaevine gönderildi.
Gazeteci ve Halk TV yazarı Bahadır Özgür fon soruşturmasına ilişkin haberleri, Sözcü gazetesinin internet sitesi Genel Yayın Yönetmeni Ercüment İşleyen ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Tuğba Nur Çelik ise internet sitesinde yer alan bir haber nedeniyle gözaltına alınırken Diriliş Postası yazarı Yiğit Uzun da evinde gözaltına alındı.
Cumhuriyet gazetesi yazarı Mehmet Ali Güller ile muhabiri Batuhan Serim, Sözcü TV sunucusu Serap Belovacıklı, Cumhuriyet gazetesi muhabiri Gülnur Saydam ve gazeteciler Rabia Önver, Ardan Zentürk hakkında haber ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek soruşturma başlatıldı.
Gazetecilerin fon vurgunu haberleri tazminat cezalarına da gerekçe yapıldı. Fon vurgununa ilişkin yayın ve açıklamaları gerekçe göstererek BirGün TV ve Timur Soykan'a 600 bin liralık tazminat davası açtı. Şaban Sevinç hakkında da 500 bin liralık dava açıldı.
BirGün gazetesi ile BirGün yazarı ve program sunucusu Zafer Arapkirli'ye 600 bin TL'lik tazminat davası açıldı.
Televizyon kanallarına yönelik operasyonlara 14 Ekim sabahı bir yenisi daha eklendi. Halk TV’nin İstanbul'daki merkezine polis ekipleri girdi, kayyum atandı.
RTÜK fon soruşturmasına ilişkin yayınları nedeniyle Sözcü TV ve Koza TV’ye yüzde 3 oranında idari para cezası uygularken Sözcü TV’ye gazeteci Murat Ağırel’in tutuklanmasına ilişkin yorumlar nedeniyle de ceza verildi.
TELE1 TV çalışanlarının kurduğu TELE2 Haber YouTube kanalı lisans ödemeleri yapamadığı için kapandı.
Cem TV yönetimi, kanalın yayın hayatına son verdi.
İzmir’de yayın yapan Manşetiz adlı dijital haber portalında çalışan 12 gazeteci, ödenmeyen maaş ve yemek kartı ücretlerini talep etmelerinin ardından işten çıkarıldı.
Mahkeme kararıyla erişime engellenen T24'ün, BİK ilanları da kesildi.
867 X hesabına erişim engeli getirildi, kullanıcı adını değiştiren hesaplar yeniden engellendi. Erişim engeli getirilen hesaplar ve içerikler arasında T24, EngelliWeb, İfade Özgürlüğü Derneği, Mezopotamya Ajansı, Yeni Yaşam gazetesi ve Halk TV’nin X hesabı ile Halk TV’nin YouTube kanalı da yer aldı.
Gazeteciler Alican Uludağ ve Bahadır Özgür başta olmak üzere çok sayıda gazeteci, yazar, avukat ve ekonomi yorumcusunun sosyal medya hesapları da erişim engellerinden etkilendi. Erişim engelleri yalnızca sosyal medya hesaplarıyla sınırlı kalmadı. Selman Reşitoğlu’nun tutuklanmasına ilişkin haberler, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile ilgili fotoğraflara ilişkin haberler ve Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığına ilişkin haberler de erişime engellendi.”




