İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 31 Ocak 2025’te Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne geldiği gün yaşanan gerginlik nedeniyle açılan davanın üçüncü duruşması yapıldı.
İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nin salonunda görülen duruşmada, aralarında İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in de bulunduğu 26 sanık yargılanıyor.
Çelik’in katılmadığı duruşmada 4 sanık ile taraf avukatları hazır bulundu. Mahkeme, sanıkların olay günü alana nasıl geldikleri, çağrıdan nasıl haberdar oldukları, kamu malına zarar verip vermedikleri ve polise yönelik direnme eylemine katılıp katılmadıkları konusunda savunmalarını aldı.
SANIKLAR BİBER GAZINDAN ETKİLENDİKLERİNİ SÖYLEDİ
Sanıklar suçlamaları kabul etmezken, toplanmanın barışçıl olduğunu ve polise ya da kamu malına zarar verdiklerini gösteren herhangi bir görüntünün dosyada bulunmadığını savundu.
Kalabalık nedeniyle polisin dağılma yönündeki anonslarını duyamadıklarını belirten sanıklar, müdahale sırasında biber gazından etkilendiklerini ve bulundukları yerden ayrılmalarının da mümkün olmadığını söyledi.
Sanıklardan biri olay tarihinde 40 günlük bebeği bulunduğunu, herhangi bir siyasi partiye üye olmadığını ve parti içerisinde görev almadığını belirterek olayların ortasında kaldığını savundu.
Bir başka sanık ise parti üyesi olduğunu, 31 Ocak’taki buluşmayı sosyal medyadan gördüğünü ve bunun üzerine alana gittiğini anlattı.
Duruşmada savunma yapan sanıklar beraat talebinde bulundu.
ÜÇÜNCÜ MÜŞTEKİ POLİS DE ŞİKAYETÇİ OLMADI
Duruşmada daha sonra müşteki polis memurunun beyanı alındı.
Önceki duruşmalarda dinlenen iki polis memuru da kendilerine yönelik eylemi gerçekleştiren herhangi bir sanığı teşhis etmemişti. İlk duruşmada ifade veren polis, kalabalığın baskısı sonucu yere düştüğünü ve kolunun kırıldığını ancak herhangi bir sanığı teşhis edemediğini söylemişti.
İkinci duruşmada dinlenen polis ise kargaşa sırasında yere düştüğünü ancak bir kişi tarafından itilmediğini belirterek şikayetçi olmadığını ifade etmişti.
Üçüncü duruşmada dinlenen müşteki polis de sanıklardan şikayetçi olmadığını ve davaya katılma talebinin bulunmadığını bildirdi.
“KALKAN KARŞIDAN MÜDAHALE OLMADAN ZARAR GÖRMEZ”
Hakim, olaylarda kullanılan boy kalkanlarında oluşan hasarın nasıl meydana gelebileceğini müşteki polise sordu.
Polis memuru, kalkanların karşıdan müdahale olmadan zarar görmeyeceğini söyledi.
Hakimin, “Boy kalkanları taşla, sopayla, tekmeyle, yumrukla mı zarar görür? Nasıl kırılır?” sorusuna polis memuru, “Karşıdan müdahale olmadan zarar görmez” yanıtını verdi.
“POLİSE MUKAVEMETİ GÖRDÜNÜZ MÜ?”
Mahkeme, polis memuruna olay sırasında güvenlik güçlerine mukavemet edildiğine tanık olup olmadığını da sordu.
Müşteki polis, “Olumsuz. O hengamede görmek mümkün değil” dedi.
Olay günü kalabalığa dağılmaları yönünde anons yapılıp yapılmadığı sorusuna ise polis memuru, böyle bir anons yapıldığını hatırladığını söyledi.
Hakimin, anonsa rağmen kalabalığın dağılmadığı yönündeki sorusuna ise “Emin değilim” yanıtını verdi.
DURUŞMA 19 NİSAN 2027’YE ERTELENDİ
Sanık avukatları, olay günü düzenlenen tutanaklarda imzası bulunan polislerin de tanık olarak dinlenmesini istedi.
Savcı ise ara mütalaasında dosyadaki eksikliklerin tamamlanmasını talep etti.
Özgür Çelik ve diğer 25 sanık hakkında “görevi yaptırmamak için direnme”, “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama”, “kasten yaralama” ve “kamu malına zarar verme” suçlarından 3 yıl 11 ay ile 17 yıl arasında değişen hapis cezaları talep ediliyor.
Mahkeme, ifadeleri henüz alınmayan 5 sanık ile 2 müştekinin dinlenmesine ve dosyadaki eksikliklerin tamamlanmasına karar verdi.
Bir sonraki duruşma 19 Nisan 2027 tarihinde görülecek.





