Güncel

Çağla Tuğaltay cinayetinde 26 yıl sonra yeni gelişme!

İstanbul’da 15 yaşındayken evinde öldürülen Çağla Tuğaltay dosyasında, 26 yıldır katile ulaşılamadı. Dosyada yeni bir gelişme yaşandı.

26 yıl boyunca 9 savcının değiştiği, yüzlerce polisin görev aldığı ve iki kez özel ekip kurulduğu halde faili belirlenemeyen cinayette, devletin kurumları arasındaki veri çelişkisi dosyanın seyrini değiştirdi. 2000 yılında hazırlanan ilk kriminal raporda Çağla Tuğaltay’ın tırnakları arasında DNA örneği bulunmadığı kaydedildi. Ancak aynı deliller üzerinde 2013 yılında yapılan ikinci incelemede, ilk raporun tam tersi bir bulguya ulaşıldı. Yeni incelemede, Çağla’nın tırnakları altında boğuşma kaynaklı olduğu değerlendirilen yabancı bir erkeğe ait DNA profili tespit edildi. Aradan geçen 13 yılın ardından bulunan bu hayati delil, dosyadaki ihmal tartışmalarını da beraberinde getirdi.

ŞÜPHELİ 4 İSİM İÇİN FETHİ KABİR TALEBİ

Soruşturma kapsamında bugüne kadar Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilen DNA örneği 80 kişiyle karşılaştırıldı ancak hiçbir eşleşme sağlanamadı. 26 yıldır evlat acısı çeken ve hukuk mücadelesini sürdüren anne Gülnur Saygı, şimdi şüphelerin odağındaki 4 ismin mezarlarının açılmasını (fethi kabir) talep ediyor.

Talebe konu olan ve sağlığında gerekli incelemelerin yapılmadığı öne sürülen isimler şunlar: Çağla Tuğaltay ile aynı apartmanda oturan İsmail Hakkı Ç. ve Fehmi Ç., aynı mahallede ikamet eden Bülent F. ve karşı binada oturan Bülent T. Eğer savcılık talebi kabul ederse, bu 4 kişinin mezarı açılarak alınacak DNA örnekleri, maktulün tırnak altından çıkan ve binanın girişindeki kan lekesinden elde edilen örneklerle karşılaştırılacak.

DOSYA INTERPOL ARACILIĞIYLA 196 ÜLKEDE ARANIYOR

Faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması amacıyla Adalet Bakanlığı koordinasyonunda kurulan özel birim, dosyayı yeniden mercek altına aldı. Cinayete ilişkin tüm veriler ve elde edilen DNA profilleri, uluslararası iş birliği kapsamında Interpol’ün veri tabanına işlendi. Katile ait izler, olası bir eşleşme için Interpol aracılığıyla 196 ülkeye gönderildi. Ancak dünya genelinde süren bu takibe rağmen, 26 yıldır tek bir somut eşleşme gerçekleşmedi.

26 YILLIK SIR: EVDEN HİÇBİR ŞEY ÇALINMADI, KAPI ZORLANMADI

5 Haziran 2000 tarihinde gerçekleşen olay, polis tutanaklarına göre okuldan dönen 15 yaşındaki Çağla Tuğaltay’ın saat 16.40 sıralarında eve girmesiyle başladı. Anne Gülnur Tuğaltay’ın eve telefon açıp cevap alamaması üzerine komşusu Nilgün Çemberli’den yardım istemesiyle cinayet ortaya çıktı. Anahtarla içeri giren komşunun bulduğu ceset üzerinde yapılan incelemelerde; kapıda herhangi bir zorlama olmadığı ve evden hiçbir değerli eşyanın çalınmadığı saptandı.

Tutanaklarda, Çağla’nın iç çamaşırının sıyrılmış olduğu bilgisi yer alırken, tecavüz bulgusuna rastlanmadığı notu düşüldü. Tüm bu verilere rağmen katil zanlısı, çeyrek asırdır adalet önünde hesap vermedi.