Siyaset sahnesinde günlerdir Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal konuşuluyor. AKP'ye geçeceği iddia edilen Burcu Köksal günlerdir CHP Genel Merkezi'nin telefonlarına çıkmıyor, iddialara yanıt vermiyordu.

CHP Sözcüsü Zeynel Emre'nin yaptığı açıklamaya göre Burcu Köksal, MYK tarafından kesin ihraç istemiyle tedbirli olarak disipline sevk edildi.

"DANIŞMANI İLE EVLENMİŞTİ"

İYİ Parti Kocaeli milletvekili Lütfü Türkkan isim vermeden Köksal'ın milletvekili olduğu dönemde Meclis koridorlarında dile getirilen dedikoduları ve sonrasında yaşananları anlattı.

İzmir’de belediye şirketlerine operasyon: Eski yöneticiler gözaltında
İzmir’de belediye şirketlerine operasyon: Eski yöneticiler gözaltında
İçeriği Görüntüle

T1-215

"GELDİĞİ DURUMA ÜZÜLDÜM"

Türkkan şunları söyledi:

🪱 Uzun sayılacak bir süredir Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeyim.

🦉Uzun yıllar önce bir milletvekili geldi, Meclis’de danışmanı olarak o dönem seçildiği ilin bir gazetecisini tercih etmişti.

🐞 Sonra bazı dedikodular dolaştı; o milletvekilimizin danışman yaptığı gazeteci ile bir ilişkisi başlamış.

🐝 Sonra duyduk ki eşini boşayıp, seçildiği ilde gazeteci olan ve danışmanı olarak atadığı bu gazeteci ile evlenmişti.

🐢 O milletvekili arkadaşın, danışman olarak atadığı, sonra da evlendiği o gazetecinin yedığı hurmalar yüzünden başına gelmeyen iş kalmamış.

🐌 Hatta ettiği kocaman kocaman lafları bile yemek zorunda kalmış.

🪲 Başka partilerde de olsak mesai birlikteliği yaptık, bir hukuk oluşuyor aramızda, o yüzden geldiği duruma hakikaten üzüldüm.

🐬 Şu Türkiye Büyük Millet Meclisi gerçekten ilginç bir yer.

"ŞİMDİKİ EŞİ"

Türkkan açıklamasında isim vermedi. Türkkan'ın verdiği bilginin öznesini usta gazeteci Adnan Bulut açıkladı. Bulut, Türkkan'ın paylaşımını alıntılayarak, "Lütfü Bey’in yazdığı milletvekili Burcu Köksal. O dönemki danışmanı da şimdiki eşi." ifadelerini kullandı.

O dönem Sabah gazetesi şu haberi yapmıştı:

O1-194

Sabah gazetesinin haberinde "kentteki bir gazeteci ile evlenen Burcu Kayıkçı’nın soyadını Köksal olarak değiştirerek, eşinin soyadını aldığı belirtildi." ifadeleri yer almıştı.

Özgür Özel 8 Mayıs'ta katıldığı Sözcü TV yayınında Köksal ile ilgili şunları söylemişti:

"Kendisinden böyle bir şey duymadık. Ben aradığımda kapalıydı telefonu ama arkadaşlar 'arıyoruz, açmıyor' dediler, birtakım söylentiler duyulmuş. Daha doğrusu, Burcu Hanım Ankara'ya gelmiş. Burada belediye başkanlarımızla temas ediyor. Ertesi gün Sinop Belediyesi'ni ziyaret edecek ve orada bir nikaha katılacak falan. Böyle normal bir programı var. O programı sırasında 'şu anda sarayda, görüştü, anlaştı' diye haberler çıktı. Arkadaşlar aramışlar telefon açılmamış, ben aradığımda belki bir kez açılmadı, sonrasında kapanmış da olabilir. Yani ben görüşemedim, ulaşamadım. Bunun dışında tabii bu kadar gün geçiyor, siyasette iki gün çok uzun zaman. Bir söylenti yürüyor, bu konuda kendisi ya da belediyeden kurumsal açıklama gelmiyorsa geçen zaman iddiayı güçlendirir bu işlerde. İddia artık gerçek olarak kabul görmeye başlar. Afyon'da insanlar belediyenin önünde toplanıyorlar, protestolar yapıyorlar 'oyumuzu başka partiye götürme' diye. Ama bir yandan da önümüzdeki hafta yapılacak bir törenle AK Parti'ye katılacağı yönünde çok şey konuşuluyor. Bir yalanlama gelmedi.

Diğer taraftan Keçiören Belediye Başkanı biliyorsunuz... Osman Gökçek ve AK Parti'nin bir önceki Keçiören Belediye Başkanı ve son seçimlerde Ankara adayı ısrarla 'partimizin kapısında yalvarıyor, suç işledi, hapse girmemek için AK Parti'ye gelmeye çalışıyor' diye açıklamaları vardı. Ben kendisine sormuştum, o 'bana inanın, gözünüzün içine bakarak söylüyorum, böyle bir şey yok' demişti. Birden AK Parti'ye geçeceğine ilişkin söylentiler çıkmıştı. O da telefonları kapatmıştı. Ankaragücü'nün bir taraftar grubuna 'çarşamba günü beni desteklemeye gelir misiniz?' demişti. Diğer taraftan AK Parti'nin Meclis'teki grup başkanı böyle bir katılımı AK Parti muhabirlerine doğrulamıştı. O sırada da bizim aramızda hararetli bir mesajlaşma yaşandı. Ve o orada donmuştu. Şimdi onu da alacaklarını söylüyorlar."

'HİÇBİR SORUNUMUZ KALMADI' DEMİŞ

Aday belirlerken anket yaptık, Doğru bir isim olsun, bilinir bir isim olsun, şehrinde tanınan bir isim olsun dedik. Parti imkan vergi, grup başkanvekili yaptı. O gün Yenimahalle Belediye Başkanımıza gidiyor, Afyonlu o da. 'Hiçbir sorunumuz kalmadı, örgütümüzle aramız çok iyi, il yönetimiyle genel merkezle aramız iyi. Şu gün seçim olsa iki milletvekili kesin, üçe gidiyoruz' diye Fethi Yaşar'a söylüyor. Dedim 'Başkan sana gelmiş bugün', 'Çok mutluydu' dedi bana. 'AK Parti'ye geçecek diyorlar' dedim, 'Mümkün değil' dedi Fethi Başkan.

ÇIKIP MAKUL BİR AÇIKLAMA YAPABİLECEK GİBİ DURMUYOR

Sonra gidiyor bir görüşme yapıyor. Ne gösteriyorlar, neyle tehdit ediyorlarsa... Basit bir şüphe makul bir şüpheye dönüştü. Hatta güçlü bir şüpheye dönüştü. Bir kişi eşinin yaptığı bir şey nedeniyle kendi özgürlüğüyle tehdit ediliyorsa... Adım gibi biliyorum, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı'nın bir faturasını Aziz İhsan Aktaş ödemiş. Faturayı önüne koymuşlar, 'Ya hapse atılacaksın ya AK Parti'ye katılacaksın'. Gitti AK Parti'ye katıldı bu korkudan. İBB davasında böyle bir kanıt yok, Aydın'da var. Demek ki Afyon'da da var. Burcu Hanım yarın çıkıp da 'Üç gündür ortada yoktum çünkü' diye makul bir açıklama yapabilecek gibi durmuyor. Demek ki böyle şeyler var.

GEREKİR BOŞA KOCAYI AMA PARTİYE, KENDİNE BUNU YAPMA

Daha önce üç gün değil bir gece boyunca telefonu kapalıydı. Sonrasında açtı, benimle konuştu. O günlerde AK Parti medyası yoğun bir şekilde kocasının birtakım işlerini söylüyordu. Sonra böyle bir türbülans oldu, aradım. Dedim ki 'Biz senin sonun kadar arkanda dururuz ama kocan bir yanlış yaptıysa'... Hatta ben kendisine şöyle söyledim 'Gerekirse boşa kocayı ama partiye, kendine bunu yapma. Bu yanlışlığa ortak olma. Varsa bir yanlışı, hırsızlığı boşa kocanı, parti senin arkanda durur'. Ben Lüksemburg'daydım, telefonlara çıkmıyordu. Saat farkı falan, sesli mesaj olarak yollamıştım. Ertesi sabah beni aradı. Ağladı, bağırdı, çağırdı. Afyon'daki bazı meselelerden dolayı sıkıntılarını dile getirdi. Örgüt içi meseleler, şu bana şunu dedi, bu bana bunu dedi. Siyasetin içinde olan şeyler. Sonra ben anlattım, bir daha bir daha anlattım, 'Sakın yapma' dedim. 'Benim bir yere gideceğim yok' dedi, sonra da çıktı o meşhur açıklamalarını yaptı. Ama bu sefer durum biraz daha farklı görünüyor."