Eski CHP Genel Başkan Yardımcısı Kemal Kılıçdaroğlu'an yakın isimlerden Bülent Kuşoğlu, istinafın mutlak butlan kararının ardından yaşananlara ilişkin olarak t24'ten Cansu Çamlıbel'e verdiği röportajda, mahkeme kararıyla geri gelen Parti Meclisi’nde üye olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Ben Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir, beraber, böyle bir rejime karşı son kale olarak ayakta durmasını arzu ediyorum. Ben olaya sosyal medya hesaplarında biraz gezindikten sonra canı sıkılan, öfkelenen biri gibi bakamam. Sorumlu birisi olarak daha büyük resmi görmek zorundayım. Çok zor bir dönemdeyiz, siyasetin o klasik mantığı bitmiş vaziyette. CHP dönüşmeden Türkiye dönüşemez diyorum. Türkiye'nin de yeni dünyaya uyum sağlayabilmesi için dönüşmesi lazım. Osmanlı'nın son döneminde üç temel siyaset biçimi vardı; İslamcılık, batıcılık ve milliyetçilik. Başka siyasi çizgiler de vardı ama ana akım bunlardı. Bunları o zamanki devlet aklı, İttihat Terakki birleştirdi, sonra Türkiye Cumhuriyeti ortaya çıktı. Şimdi de ona benzer bir durum görüyorum.
CHP yönetimi olarak sorumlu hareket etmek zorundayız. Onun için de CHP bir arada kalabilmeli. Küçük siyasetlere takılıp kalmamamız lazım. 2023’teki yüzde 48 küsurluk oyun ben aslında yüzde 50’nin üzerinde olduğunu düşünüyorum. Orada bir şeyler oldu. İspatlayamadığımız şeyleri söylemedik. Türkiye seçimleri yapabilen bir ülke ama seçim manipülasyonu da yapılıyor Türkiye'de.
ÖZGÜR BEY İLE KEMAL BEY'İN OTURUP KONUŞMASI LAZIM
Özgür Bey ile Kemal Bey’in oturup konuşması lazım. Bildiğim kadarıyla Kemal Bey mahkeme kararından sonra Özgür Bey'i aradı. Ama görüşmediler hala. Yani telefon dışında görüşmediler. Oturup görüşmeleri lazım. Oturup bu konularda ekipler kurulup bir araya gelinmesi lazım. Niye yapmıyoruz bunları?
Devreye girmeye, kendisini göstermeye çalışanlar, yeni koltuklara oturmaya çalışanlar muhakkak var tabii. Onları Kemal Bey'in ekibi olarak da kabul etmiyorum. Varsa da Kemal Bey'in bir ekibi oturup Özgür Bey'in ekibiyle görüşsünler ve bu konuyu halletsinler. Partinin ağır topları var. Geçmişte bu partiyi yönetmiş insanlar var. Bu insanlar bu sorumluluğu almazsa olur mu? Niye bir araya gelemiyoruz? Şunu anlıyorum; herkes kendi koltuğunu siyasette düşünüyordur. Anlıyorum. Peki niye bir araya gelip konuşamıyoruz?
Şu andaki CHP yönetiminin Türkiye'nin sıkıntılarına, vatandaşın sorunlarına tam olarak odaklandığını söyleyemeyiz. Yani orada bir eksiklik olduğunu söyleyebiliriz. Özgür Bey'in sürekli olarak Silivri’ye gitmesinden rahatsız olanlar var. Yani oranın da bir etkisi var galiba.
SİYASETÇİ ZAYIF OLDUĞU İÇİN DEVLET AKLI ÖN PLANDA
Bir devlet aklı olduğunu söyleyebilirim. Ne kadar temiz olduğunu bilmiyorum. Bir tane devlet aklı da yok zaten. Ama tarihsel gelişime bakarsak; devlet aklı Osmanlı’dan bugüne Türkiye’de hep etkili oldu. Onun için Türkiye’de devlet aklını küçümsememek lazım. Şu anda da siyaset çok zayıfladığı için, parlamento zayıfladığı için, siyasetçi zayıf olduğu için devlet aklı ön planda. Devlet aklı bir şeyler yapmaya çalışıyor sanki kendine göre. Doğru mu yapıyor, yanlış mı yapıyor onu bilmiyoruz. Sıkıntımız orada.
Adayımız Özgür Bey de olabilir, Mansur Bey de olabilir, bir başkası da olabilir. Cumhuriyet Halk Partisi'nde aday diğerlerine göre çok fakat bu sistem gerçek aday olması gerekenleri de ortaya çıkarmıyor maalesef. Yani şimdiki sistem sakat, bakanlar da atanmış memur gibi. Yürütme erkinde seçilmiş tek kişi Cumhurbaşkanı.
"BU LİNÇ KEMAL BEY'İ ETKİLEDİ"
Kemal Bey o rövanşist duygularla bir şey yapmadı. Davayı açtırmadı ya da öyle hareket etmedi. Evet çevresi, onunla beraber siyasete dönmek isteyenler bunu teşvik ettiler ama Kemal Bey yine de rövanşist duygularla hareket etmiyor. Çok bilinçli bir kampanya Kemal Bey'i linç etti. Çubuk'taki fiziki linç olayında ben Kemal Bey’in yanındaydım. O linç olayı bu linç olayı kadar etkilemedi Kemal Bey’i. Bu linç var ya, sosyal medyadaki linç, çok etkiledi onu."
Kuşoğlu, sürecin daha iyi yönetilmesi gerektiğini düşündüğünü, iyi bir iletişim stratejisi olmadığı için sessiz kaldığını da ifade etti.




