Bağımsız Maden-İş üyesi Doruk Madencilik ve Elazığ ETİ Gümüş işçileri, ücret ve tazminat alacaklarının ödenmesi talebiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önündeki eylemlerinin 10’uncu gününde de direnişi sürdürdü. İşçiler, somut adım atılmaması halinde geceyi bakanlık önünde geçireceklerini açıkladı. Öte yandan Bağımsız Maden-İş avukatının Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na girişinin engellenmesi üzerine polis tutanağı tutuldu.
Bağımsız Maden-İş üyesi Doruk Madencilik ve Elazığ ETİ Gümüş Maden işçileri, alacaklarının ödenmesi talepleri için başlattıkları eylemlerini Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde sürdürüyor.
Sendikanın Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, işçilerin beş kez gözaltına alındığını belirterek, "Madenci bakanlık önündeki pozisyonunu terk etmeyecek. Somut gelişme olmazsa geceyi burada geçirmeyi düşünüyoruz" dedi. Öte yandan Bağımsız Maden-İş avukatı Mürsel Ünder bakanlığa girişinin engellenmesi üzerine tutanak tutulmasını istedi. Polis ekipleri kapının kilitli olduğu yönünde tutanak tutacağını bildirdi.
Maden işçileri Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önündeki eylemlerinin 10’uncu gününde de taleplerinin karşılanması için direnişlerini sürdürüyor. İşçiler, bakanlık önünde "Alparslan Bayraktar çık dışarıya", "Alparslan Bayraktar insan yemeyiz", "Direne direne kazanacağız", "Holdinglere el pençe, madenciye abluka", "Ölmek var dönmek yok" ve "Çarptık böldük hesap tutmuyor" sloganları attı.
"MADENCİLER DİRENİŞİ SÜRDÜRECEK"
Bağımsız Maden-İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, yaptığı açıklamada, işçilerin bu süreçte beş kez gözaltına alındığını söyleyerek "Gözaltı işlemleri ile bir holdingin yaklaşık 12 ilde 17 yıla yayılan sistematik işçi hakkı gasbı pratiği kollanmak isteniyor" dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarında işçilerin yaşadığı sorunlara ilişkin kayıtları bulunduğunu belirten Aksu, "Bakanlığın bugüne kadar bu şirkete girmiş, kıdem tazminatı alamamış, fazla mesailerini alamamış, angarya olarak çalışmaya mecbur bırakılmış, emeklilik tazminatlarını alamamış, maaşlarını alamamış insanların listesini yayımlaması memleket işçisine de emekçisine de hakikate de faydalı olabilecek bir durumdur" ifadelerini kullandı.
"DORUK MADEN İŞÇİLERİNİN TÜM HAKLARININ ÖDENECEĞİ KABUL EDİLDİ"
Aksu, üç bakan yardımcısının katıldığı görüşmede Doruk Madencilik işçilerinin haklarının ödenmesi konusunda mutabakata varıldığını belirterek, "10 gündür Ankara'da direnişteyiz. İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik Bey, Enerji Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan Bey ve Çalışma Bakan Yardımcısı Faruk Bey’in huzurunda Çalışma Bakanlığı İş Teftiş Kurulu'nun hazırlayacağı rapora göre Doruk Maden işçilerinin tüm haklarının ödeneceği taraflar tarafından kabul edildi. Çözüm yöntemi olarak bu raporun beklenmesi kabul edildi" dedi.
İş Teftiş Kurulu raporunun işçilerin zorunlu ücretsiz izne tabi tutulmasını doğru bulmadığını söyleyen Aksu, raporda ücret kesintilerinin ödenmesi, SGK primlerinin işlenmesi ve ihbar tazminatlarının ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini ifade etti.
"ADIMLAR HOLDİNGİ YAŞATMAYA, KOLLAMAYA DÖNÜK"
Aksu, eylem sürecine önderlik eden 6 işçiye sendikal tazminat ödenmesi gerektiğine hükmedildiğini vurgulayarak şunları söyledi:
"Şimdi 10. günde halen geçen hafta holding patronuyla sarı sendika bir seremoni yaptı holding binası önünde. Pazartesi, salı tüm ücretlerini ödeyeceğini bütün kamuoyuna beyanda bulunmuştu holding patronu çünkü burasının kamulaştırılması lazım diye biz iddiada bulunuyorduk, tezimiz oydu. Enerji Bakanlığı kaynakları, Bakan Yardımcısı da bizzat vekillere kamunun burayı işletmesi doğrultusunda bir adım atacaklarını ifade etmişti temmuz sonuna kadar fakat anladık ki geçen hafta, hafta sonu cuma günü itibarıyla tekrar yeniden holdinge yönelik bir kredi açılmış. Yani holdingi yaşatmaya, holdingi ayakta tutmaya, holdingi kollamaya dönük."
Aksu, holding patronunun bazı siyasi isimlerle bağlantılı olduğunu savunarak, "Kendisi Cumhurbaşkanıyla doğrudan ilintili olduğunu, Devlet Bahçeli Bey'le doğrudan ilintili olduğunu etrafına yayan, bundan hoşnut olan, özel mektuplar alıp verdiğini söyleyen bir arkadaş" dedi.
"SOMUT BİR GELİŞME OLMAZSA GECEYİ BURADA GEÇİRECEĞİZ"
Madencilerin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önündeki eylemlerini sürdüreceğini belirten Aksu, "Madenci bu direniş pozisyonunu terk etmeyecek. Bugün gün içerisinde somut bir adım, somut bir gelişme olmazsa geceyi burada geçirmeyi düşünüyoruz. Çünkü günler geçiyor, hepimizin aciliyeti var. Madencilerin aciliyetleri daha büyük. Bir an önce bu meselenin çözülmesi lazım. Şimdi bu kulelerde oturan arkadaşlar 10 gündür yurttaşlarını görmezden geliyorlar ve bunu büyük bir kibirle yapıyorlar. Biz hem bunu teşhir etmenin önemli bir kamu hizmeti olduğunu düşünüyoruz, önemli bir yurttaşlık görevi olduğunu düşünüyoruz. Şimdi bir bakan, bir bakan yardımcısı yurttaşına bu kadar yukarıdan bakamaz. Bu düzeyde bir aşağılamaya tabi tutamaz" diye konuştu.
Aksu, işçi sınıfının mücadelesine katkı sunmak istediklerini belirterek, "Aynı zamanda mensup olduğumuz işçi sınıfının da mücadelesine bir katkı olsun, öyle aşağılanan, itilen, yok sayılan, hor görülen; fabrikalarda, atölyelerde, tarlalarda, bürolarda çalışan, ayrımcılığa uğrayan milyonların sesine ses katmaya çalışıyoruz. Onları görüyoruz, onlar bizi görüyor. Dolayısıyla buradan ayrılmayacağız" dedi.
"ÇOCUKLARIMA DONDURMA GÖTÜREMİYORUM"
Bağımsız Maden-İş üyesi Elazığ ETİ Gümüş işçisi Mehmet Abiş de iki yıldır mağdur edildiğini belirterek, "Benim çocuğum askerde, ben sağdan soldan arkadaşlardan borç alıp ona gönderiyorum. Gitsin onun hesabına baksın. Buna kim destek oluyor, kim ne yapıyorsa biz 10 gündür buradayız. Ne AK Parti milletvekilleri ne MHP milletvekilleri bunu hiç sorgulamıyor, bize de desteğe gelmiyorlar. Önümüze de barikatlar koyuyor" dedi.
Yaşadığı iş kazasının ardından zorla başka bir işte çalıştırıldığını belirten Abiş, "Enerji Bakanı tarafından kaale alınmadıklarını" söyledi.
Abiş, "Sondaj makinesinin operatörüyken beni zorla traktöre koydular. Ben orada kaza yapmışım, ben yarım adam olmuşum. Ben altı çocuğa bakıyorum. Ben ne devletten yararlanabiliyorum, beni ücretsiz koymuş. Bunu kim destekliyorsa bilmiyorum. Yani o bana dediği şey; ‘Sen artık bize yaramıyorsun.’ Beni sanki ben kendim olmuşum, kendi zorumla ben onların şeyine çıkmışım, kaza yapmışım. Şu an beni trafik kazası olarak gösteriyor" ifadelerini kullandı.
Abiş, çocuklarının temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamadığını belirterek, "Ben çocuklarıma bir şey götüremiyorum. Çocuğum bana diyor ‘Dondurma getir’, dondurma götüremiyorum. Çocuklarım bir şey istediği zaman ben bir şey götüremiyorum. İnşallah onların çocukları da o hale, benim yerime gire. Onlar kendisi benim halime girsin ki onlar dünyanın kaç bucak olduğunu görsünler" diye konuştu.
"12 YIL HİZMET ETTİM, TAZMİNAT ALAMADIM"
Doruk Madencilik işçisi Ahmet Akıner ise 12 yıl şirkette çalıştığını, 2023 yılında emekli olduğunu ancak tazminatını alamadığını anlattı. Bu sebeple açtığı davanın sonuçlanmadığını bildiren Akıner, şunları kaydetti:
"Arkasından haciz davaları açıyoruz, haciz davaları bitmesine rağmen yine tahsilat söz konusu değil. Ankara'nın merkezindeyiz, göbeğindeyiz. Bu işin bizzat sorumlusu olan bakanlığın dibindeyiz ama ne hikmetse ne bakanlar ne bakan yardımcıları, kapıdaki güvenlik dahi randevu taleplerimize cevap vermiyor. Bizim daha ne yapmamızı bekliyorlar? Niye bize bu kadar kibirli ve yüksekten bakıyorlar? Sağından soluna, iktidarından muhalefetine buraya gelen vekil sayısı bir elin parmağını, bilemediniz iki elin parmağını geçmez. 600 tane milletvekili var, neden kimse burayla ilgilenmiyor? Bu adamın gücü niye bu kadar fazla?"
SENDİKA AVUKATININ BAKANLIĞA GİRMESİ ENGELLENDİ
Öte yandan Bağımsız Maden-İş Sendikası'nın avukatı eylem devam ettiği sırada bakanlığa ziyaretçi olarak girmek istediklerini ancak girişin engellendiğini belirterek 112’yi aradı. Olay yerine gelen polis memurundan durum tespit tutanağı tutulmasını isteyen avukat, bakanlık önündeki ziyaretçi girişinin kilitli olduğunu ve ziyaretçileri kabul etmekle görevli kişilerle iletişim kurulamadığını söyledi.
Sendika avukatı, polis memuruna, "Tabelada ziyaretçi girişi yazıyor. Biz ziyaretçi olarak, ben de avukat olarak girmek istiyorum. Bakanlıktan randevu almak istiyoruz. Randevu ile ilgili uygun olabilir, olmayabilir fakat kamu kurumuna girişimizin engellenmesi suç" dedi.
Polis memuru ise bakanlığın "korunan bir tesis" olduğunu belirterek, "Ben buraya giremediğinizle alakalı 112 ihbarına istinaden geldim. Bununla ilgili benden durum tespit tutanağı istediniz. Biz de bu durum tespit tutanağı ile ilgili yazımızı yazacağız" diye konuştu.
EMEKLİLERDEN DESTEK
Tüm Emeklilerin Sendikası Eskişehir Şubesi de Ankara'da hakları için direnen maden işçileri için açıklama yaptı. Madencilerin taleplerinin son derece açık ve net olduğu ifade edilen açıklamada, "Aylarca ödenmeyen ücret ve tazminatlarının verilmesi. Zorunlu ücretsiz izin dönemlerinde oluşan ücret ve prim kayıplarının karşılanması. Geriye dönük özlük haklarının teslim edilmesi. Daha önce üzerinde uzlaşılan ödeme protokolünün uygulanmasını istiyorlar" denildi.
Kamunun görevinin işçinin sesini kısmak, polis ablukası altında tutmak, gözaltına almak değil, hukuken işçinin tüm haklarını güvence altına almak olduğu vurgulanan açıklamada, "Madencinin karşısında yalnızca bir şirket yok. İşçinin alın teriyle büyüyen holdingler, bütün bunları seyreden bir siyasi iktidar var. Holdingler kazanırken bir sorun yok. İşçinin ve emeklinin hakları gündeme geldiğinde ise hesap kitap başlıyor. Bir yerde hakları için direnen işçinin sesi başka kentlerden duyuluyorsa, yalnızlık duvarı yıkılmış demektir. Biz emekliler, emekçiler ve tüm demokrasi güçleri olarak, direnen maden işçilerinin yanında alanlardayız" ifadelerine yer verildi.
Sendika, hakları için direnen madencilerin mücadelesinin yanında olduklarını ve haklı talepleri için her zaman onlarla omuz omuza, yan yana olacaklarını vurguladı.