Yeni Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, partisinin Ekonomi Eşgüdüm Konseyi adına İstanbul Zeytinburnu İlçe Başkanlığı’nda basın toplantısı düzenledi. Sermaye piyasalarında son dönemde yaşanan gelişmeleri değerlendiren Özlale, küçük yatırımcıların karşı karşıya kaldığını belirttiği kayıplara ve kamu kurumlarının denetim sorumluluğuna ilişkin çeşitli soru ve eleştiriler yöneltti.
“YAŞANANLAR YALNIZCA SERMAYE PİYASASI KRİZİ DEĞİL”
Yaşanan sürecin yalnızca finansal bir kriz olarak değerlendirilemeyeceğini savunan Özlale, küçük yatırımcıların tasarruflarının yanı sıra kamu kurumlarına duyulan güvenin de zarar gördüğünü söyledi.
Özlale, geçim sıkıntısı yaşayan vatandaşların birikimlerini koruma çabasının istismar edildiğini öne sürerek, sermaye piyasalarındaki gelişmelerin dar ve orta gelirli kesimler açısından önemli bir servet kaybına dönüştüğünü ifade etti.
Bu süreçte sorumluluğun yalnızca piyasa aktörlerinde aranamayacağını belirten Özlale, denetim görevini yerine getirmediğini veya yeterince etkin davranmadığını ileri sürdüğü kamu otoritelerinin de araştırılması gerektiğini dile getirdi.
Özlale, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 7 portföy yönetimi şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiye sürecini yürütmek üzere Türkiye İş Bankası ve Ziraat Bankası’nı görevlendirdiğini hatırlattı.
Tasfiye işlemlerinin hızlı şekilde tamamlanmasının önemli olduğunu söyleyen Özlale, asıl olarak bu yapıların nasıl bu büyüklüğe ulaştığının ve müdahalenin neden daha önce gerçekleşmediğinin ortaya çıkarılması gerektiğini savundu.
“10 AYLIK GECİKMENİN NEDENİ AÇIKLANMALI”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e yönelik sorular yönelten Özlale, Kasım 2025’te fonlarda manipülasyon yapıldığına ilişkin açıklamalar yapılmasına rağmen kapsamlı müdahalenin yaklaşık 10 ay sonra gerçekleştiğini öne sürdü.
Bu süreçte söz konusu yapıların ve fonların büyüdüğünü, sisteme yeni yatırımcıların dahil olduğunu belirten Özlale, daha erken müdahale edilmesi halinde ortaya çıkan zararın daha sınırlı olabileceğini savundu.
Özlale, yaşanan gecikmenin nedenlerinin açıklanmasını isterken, SPK’nın yayımladığı düzenleme takviminin bu süreyi açıklamaya yeterli olmadığını ileri sürdü.
“TALİMATLARI KİM VERDİ, MENFAATİ KİM SAĞLADI?”
Soruşturmanın yalnızca fon yöneticileriyle sınırlı tutulmaması gerektiğini savunan Özlale, sermaye piyasalarında gerçekleştiği iddia edilen işlemlerin arkasındaki karar ve menfaat ilişkilerinin de incelenmesini istedi.
Özlale, “Talimatları kim verdi? Menfaati kim sağladı? Bu mekanizmayı kim kurdu, kim korudu, kim görmezden geldi?” sorularını yöneltti.
Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında piyasa dolandırıcılığının suç olarak düzenlendiğini hatırlatan Özlale, yalnızca işlemleri gerçekleştiren kişilere yönelik adli işlemlerin yeterli olmayacağını ifade etti.
ÖNCEKİ VE MEVCUT SPK KARARLARI İNCELENMELİ
Özlale, soruşturmanın gözaltı ve yurt dışına çıkış yasağı gibi tedbirlerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, şirketler, yöneticiler ve siyasi bağlantılar dahil olmak üzere tüm karar ve menfaat zincirinin araştırılmasını istedi.
Fonların büyümesi sırasında denetim mekanizmalarının neden devreye girmediğinin açıklanması gerektiğini söyleyen Özlale, SPK bünyesinde olası ihmal veya kusurların da bağımsız şekilde incelenmesi çağrısında bulundu.
Özlale ayrıca, önceki ve mevcut SPK yönetimleri döneminde alınan fon, TEFAS, halka arz, değerleme ve şirket faaliyetlerine ilişkin kararların geriye dönük olarak incelenmesini talep etti.
“SİSTEMDEN DAHA ÖNCE KİMLER PARA ÇIKARARAK ÇIKTI?”
Söz konusu yapılara yönelik finansal ve kurumsal yeterlilik değerlendirmelerinin de araştırılması gerektiğini ifade eden Özlale, olası çıkar ilişkilerinin ortaya çıkarılmasını istedi.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ile Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun (MASAK) da süreçteki sorumluluklarının incelenmesi gerektiğini belirten Özlale, bazı finans kuruluşlarının ortaklık ve yönetim yapılarının sermaye piyasalarındaki gelişmelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Özlale, ilgili kişi ve kuruluşların banka hesapları ile mal varlıkları üzerinde herhangi bir koruyucu tedbir uygulanıp uygulanmadığının açıklanmasını istedi. Ayrıca sistemden daha önce kimlerin, hangi tarihlerde ve hangi tutarlarda para çıkardığının araştırılması gerektiğini savundu.
Fonların nitelikli yatırımcılara açılmasından önceki dönemde kimlerin sistem içerisinde bulunduğunun ve kimlerin kazanç elde ettiğinin de incelenmesi gerektiğini belirten Özlale, TEFAS'a kapalı dönemde yaşanan olağan dışı büyümenin kaynağının araştırılması çağrısında bulundu.
“BU DOSYANIN ÜZERİ TASFİYE İLE KAPATILAMAZ”
SPK'nın 131 fonun tasfiyesine uzanan sürecin ayrıntılı kronolojisini kamuoyuyla paylaşması gerektiğini ifade eden Özlale, müdahalede yaşanan gecikmenin nedenlerinin de açıklanmasını istedi.
Özlale, soruşturmanın tüm karar ve menfaat zincirini kapsaması, SPK içerisindeki olası ihmal ve kusurların bağımsız şekilde araştırılması ve geçmiş dönemlerde alınan SPK ile BDDK kararlarının geriye dönük incelenmesi gerektiğini savundu.
MASAK'ın mal varlıkları ve banka hesaplarına ilişkin aldığı tedbirlerin de açıklanmasını isteyen Özlale, küçük yatırımcıların alacaklarının korunmasına yönelik adımların gecikmeden atılması gerektiğini söyledi.
Konuşmasının sonunda daha önce yaşanan benzer finansal skandallara atıfta bulunan Özlale, küçük yatırımcıların suçlanmaması gerektiğini belirterek, sorumluların ve karar süreçlerinin ortaya çıkarılması çağrısını yineledi.
Özlale, “Bu dosyanın üzeri tasfiye ile kapatılamaz” diyerek, Yeni Parti olarak sürecin takipçisi olacaklarını ifade etti.




