Birleşik Metal-İş Sendikası ile Türk Tabipleri Birliği (TTB), aşırı sıcaklarda çalışma koşullarına ilişkin sendika genel merkezinde ortak basın toplantısı düzenledi.
Toplantıya Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, İş Güvenliği Uzmanı Nuran Gülenç, TTB Merkez Konseyi Üyesi Ertuğrul Oruç ve İstanbul Tabip Odası İşçi Sağlığı İşyeri Hekimliği Komisyonu'ndan Dr. Nazmi Algan katıldı.
"ISI STRESİ İŞ KAZALARINI ARTIRIYOR"
Ortak açıklamayı okuyan Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, özellikle yüksek ısı açığa çıkaran işlerde çalışan işçilerin ciddi sağlık riskleriyle karşı karşıya kaldığını belirtti.
Atar, yüksek sıcaklık ve nemin vücudun ısı düzenleme mekanizmasını bozduğunu ifade ederek, bunun sıcak çarpmasının yanı sıra kronik böbrek hastalıkları, kalp-damar hastalıkları ve gebelerde erken doğum riskini artırdığını söyledi.
Aşırı sıcakların dikkat dağınıklığı, yorgunluk ve stres nedeniyle iş kazalarını da artırdığına dikkat çeken Atar, gece sıcaklıklarının düşmemesinin ise çalışanların yeterince dinlenmesini engellediğini kaydetti.
"TÜRKİYE'DE ÖZEL BİR YASAL DÜZENLEME YOK"
Türkiye'de işçileri mesleki ısı stresine karşı koruyan özel ve bağlayıcı bir yasal düzenleme bulunmadığını belirten Atar, mevcut İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun bu konuda somut sınırlar ve uygulama esasları içermediğini söyledi.
Atar, iş yerlerinde sıcaklık ölçümleri, havalandırma, serinleme alanları ve dinlenme molalarına ilişkin düzenlemelerin yasal güvenceye kavuşturulması gerektiğini ifade etti.
ÇALIŞMA SAATLERİNİN DÜZENLENMESİ ÇAĞRISI
Birleşik Metal-İş'in talepleri arasında şu başlıklar yer aldı:
Bilimsel kriterlere dayalı azami ısı maruziyeti sınırlarının belirlenmesi,
Sınırların aşılması halinde çalışmaların durdurulması,
İşçilerin ücret kaybı yaşamadan çalışmaktan kaçınma hakkının güvence altına alınması,
İşverenlere gölgelik alan, serinleme noktası ve ücretsiz içme suyu sağlama yükümlülüğü getirilmesi,
Aşırı sıcak dönemlerde çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesi ve günün en sıcak saatlerinde çalışmanın sınırlandırılması,
Zorunlu dinlenme ve serinleme molalarının artırılması,
Isıya maruz kalan işçilerin düzenli sağlık kontrollerinden geçirilmesi.
"YAŞAM HAKKININ GEREĞİ"
Atar, taleplerinin bir ayrıcalık değil, yaşam hakkının gereği olduğunu belirterek, iklim krizinin çalışma yaşamını doğrudan etkilediğini söyledi.
"Çalışma yaşamını iklim krizine uygun biçimde düzenlemek artık bir tercih değil, devletin ve işverenlerin hukuki ve insani sorumluluğudur" diyen Atar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nı gerekli yasal düzenlemeleri hayata geçirmeye çağırdı.
HEKİMLERDEN SICAK ÇARPMASI UYARISI
Toplantıda konuşan Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Üyesi Ertuğrul Oruç ile Dr. Nazmi Algan da yüksek sıcaklıklarda çalışmanın insan sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Oruç, vücut sıcaklığının 38 derecenin üzerine çıkmasının sıcak çarpmasına yol açabileceğini, zamanında müdahale edilmediği takdirde bilinç kaybı, organ yetmezliği ve ölümcül sonuçların ortaya çıkabileceğini ifade etti.