Science Translational Medicine dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, doğumun ardından bebeğin bağırsağına yerleşen ilk yararlı bakteriler, zararlı mikroorganizmalara karşı koruyucu bir savunma mekanizmasının oluşmasına katkıda bulunuyor. Bilim insanları, bu bakterilerin bağırsak hücrelerini uyararak kalprotektin adı verilen antimikrobiyal proteinin üretimini sağladığını belirledi.
Araştırmada, söz konusu mekanizmanın yenidoğanların enfeksiyonlara karşı korunmasında önemli rol oynayabileceği ortaya konuldu. Özellikle geniş spektrumlu antibiyotiklerin yararlı bakterileri ortadan kaldırması durumunda bu koruyucu sistemin zarar görebileceği vurgulandı.
KALPROTEKTİN PROTEİNİ BEBEĞİN BAĞIRSAK HÜCRELERİNDE ÜRETİLİYOR
Araştırmacılar, sağlıklı yenidoğanların bağırsaklarında doğumun ilk günlerinde yüksek miktarda kalprotektin adı verilen antimikrobiyal protein kompleksinin biriktiğini tespit etti.
Yetişkinlerde ağırlıklı olarak kan hücreleri tarafından üretilen bu koruyucu proteinin, bebeklerde doğrudan bağırsak duvarını kaplayan epitel hücreleri tarafından salgılandığı belgelendi.
Doğumdan hemen sonra bağırsağa yerleşen Lactobacillus türü yararlı bakterilerin, salgıladıkları kimyasal bileşiklerle bağırsak hücrelerine kalprotektin üretmeleri yönünde sinyal gönderdiği belirlendi. Bu mekanizmanın, zararlı mikroorganizmaların vücuda yayılmasını engelleyen koruyucu bir savunma hattının oluşmasına katkı sağladığı kaydedildi.
BİLİNÇSİZ ANTİBİYOTİK KULLANIMI SEPSİS RİSKİNİ ARTIRABİLİYOR
Araştırmada, geniş spektrumlu antibiyotiklere maruz kalan yenidoğanlarda yararlı Lactobacillus bakterilerinin azaldığı ve kalprotektinle ilişkili koruyucu mekanizmanın zayıfladığı gösterildi.
Koruyucu bariyerin zarar görmesiyle Citrobacter rodentium gibi tehlikeli bakterilerin kan dolaşımına geçerek organlara yayılabildiği ve sepsise, yani vücutta ağır enfeksiyon tablosuna yol açabildiği bildirildi.
Araştırmacılar, antibiyotik nedeniyle bu koruyucu mekanizması zayıflayan deneklere Lactobacillus probiyotiği veya saflaştırılmış kalprotektin proteini verildiğinde bağırsak bariyerinin yeniden oluştuğunu ve hayatta kalma oranlarının belirgin biçimde yükseldiğini kaydetti.
İNSAN BAĞIRSAK DOKULARINDA DA İNCELENDİ
Bilim insanları, hayvan deneylerinde elde ettikleri bulguları insan biyopsilerinden üretilen üç boyutlu minyatür bağırsak dokularında, yani organoidlerde de test etti.
İnsan bağırsak hücrelerinin de aynı hücresel mekanizmayı kullanarak kalprotektin ürettiği doğrulandı. Araştırmacılar, bu bulguların yararlı bakterileri ve kalprotektin proteinini hedef alan yeni tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesi açısından önem taşıdığını belirtti.
Araştırmada, dünya genelindeki çocuk ölümlerinin önemli bir bölümünün erken doğum ve enfeksiyonlarla bağlantılı olduğuna dikkat çekildi. Mikrobiyom temelli tedavilerin klinik uygulamalara aktarılmasının, yenidoğanlarda enfeksiyon ve sepsis kaynaklı ölümlerin azaltılmasına katkı sağlayabileceği ifade edildi.
YENİ TEDAVİ YAKLAŞIMLARI ÜZERİNDE ÇALIŞILIYOR
Araştırmanın sonuçları, yenidoğanların bağırsak mikrobiyomunun erken dönemde gelişmesinin ve yararlı bakterilerin korunmasının önemini ortaya koydu. Bilim insanları, kalprotektin mekanizmasının daha iyi anlaşılmasının özellikle enfeksiyon riski yüksek bebeklerde yeni koruyucu tedavilerin geliştirilmesine yardımcı olabileceğini değerlendiriyor.
Bununla birlikte, araştırma bulgularının doğrudan klinik uygulamalara aktarılabilmesi için daha fazla çalışmaya ihtiyaç bulunuyor. Antibiyotiklerin yenidoğanlarda kullanımı ise enfeksiyonun niteliği ve tedavi gereksinimi doğrultusunda hekimler tarafından değerlendirilmelidir.




