Uzmanlar, iklim değişikliğiyle birlikte vakaların daha önce görülmeyen bölgelerde ortaya çıkabileceğini belirtirken, erken teşhisin ve basit korunma yöntemlerinin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.

ÖLÜMCÜL AMİP YENİ BÖLGELERE YAYILIYOR

Estetik sonrası yaşam mücadelesi: İtalyan kadın hastaneye 1 milyon liralık dava açtı
Estetik sonrası yaşam mücadelesi: İtalyan kadın hastaneye 1 milyon liralık dava açtı
İçeriği Görüntüle

Bilim dünyasında *Naegleria fowleri* olarak bilinen ve halk arasında "beyin yiyen amip" adıyla anılan tek hücreli canlı, sıcak tatlı sularda yaşamını sürdürüyor. İnsan vücuduna yalnızca burun yoluyla giren amip, kısa sürede beyne ulaşarak "Primer Amebik Meningoensefalit (PAM)" adı verilen ölümcül enfeksiyona neden olabiliyor.

Uzmanlar, küresel sıcaklıkların artmasıyla birlikte amibin daha önce rastlanmayan bölgelerde de görülmeye başladığını belirtiyor.

VAKALAR HALA NADİR AMA ÖLÜM ORANI ÇOK YÜKSEK

1962 ile 2023 yılları arasında dünya genelinde 500'den az vaka kayıtlara geçti. Ancak bu vakaların yaklaşık yüzde 97'si ölümle sonuçlandı.

Son yıllarda ABD'nin kuzey eyaletleri, Slovakya, Belçika ve İtalya gibi daha serin iklime sahip ülkelerde de enfeksiyonların görülmesi, bilim insanlarını endişelendiriyor.

Geçen yıl Hindistan'ın Kerala eyaletinde ise 200'ü aşkın vaka tespit edilerek şimdiye kadarki en büyük salgın yaşandı.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ RİSKİ ARTIRIYOR

Uzmanlara göre en önemli nedenlerden biri iklim değişikliği.

Suların daha uzun süre sıcak kalması, amibin yaşam alanını genişletiyor. Sıcak göller, nehirler, kaplıcalar ve yeterince dezenfekte edilmeyen havuzlar daha büyük risk oluşturuyor.

Bilim insanları ayrıca gelişen tanı yöntemleri sayesinde geçmişte fark edilmeyen vakaların artık tespit edilebildiğini de vurguluyor.

ÇOCUKLAR DAHA FAZLA RİSK ALTINDA

Araştırmalar, enfeksiyonların büyük bölümünün çocuklarda görüldüğünü ortaya koyuyor.

Bunun en önemli nedenleri arasında çocukların sıcak sularda daha uzun süre vakit geçirmesi ve suya dalış sırasında burnuna daha fazla su kaçması yer alıyor. Bazı uzmanlar ise çocuklarda burun ile beyin arasındaki anatomik yapının enfeksiyona daha açık olabileceğini değerlendiriyor.

BELİRTİLER BAŞKA HASTALIKLARLA KARIŞABİLİYOR

Hastalığın ilk belirtileri çoğu zaman menenjiti andırıyor.

Baş ağrısı, ateş, mide bulantısı, kusma, bilinç bulanıklığı, halüsinasyonlar ve nöbetler kısa sürede ortaya çıkabiliyor. Enfeksiyon hızla ilerlediği için erken teşhis büyük önem taşıyor.

Uzmanlar, belirtiler başladıktan sonra tedaviye geç kalınmasının ölüm riskini ciddi şekilde artırdığına dikkat çekiyor.

HER VAKA ÖLÜMLE SONUÇLANMIYOR

Son yıllarda tedavi konusunda umut veren gelişmeler de yaşanıyor.

Hindistan'ın Kerala eyaletindeki salgını inceleyen araştırmalarda, erken tanı konulan ve standart tedavi uygulanan hastaların yarısından fazlasının hayatta kaldığı bildirildi.

Bilim insanları, sağlık çalışanlarının hastalık konusunda daha bilinçli olması ve erken müdahalenin başarı oranını artırabileceğini ifade ediyor.

NASIL KORUNULABİLİR?

Uzmanlar paniğe gerek olmadığını ancak bazı basit önlemlerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtiyor.

Sıcak tatlı sularda yüzerken suyun burna kaçmasını önlemek, suya atlarken burnu kapatmak veya burun tıkacı kullanmak öneriliyor.

Burun yıkama işlemlerinde ise mutlaka steril, damıtılmış ya da kaynatılıp soğutulmuş su kullanılması tavsiye ediliyor. Musluk suyunun doğrudan kullanılması enfeksiyon riskini artırabiliyor.

Uzmanlar, enfeksiyonun son derece nadir görüldüğünü ancak gerçekleştiğinde ölümcül olabildiğini belirterek, özellikle sıcak sularda yüzme sonrası gelişen şiddetli baş ağrısı, ateş ve bilinç değişikliği gibi belirtilerde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguluyor.