Türkiye’nin hayvansal protein ihtiyacının en önemli kaynaklarından biri olan beyaz et sektörü, Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen soruşturmalar ve büyük cezalarla gündemden düşmüyor. Sektörde 12 Haziran 2026'da 13 şirket hakkında kayyum kararı verildi. Yapılan itirazlar sonucunda bugün İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği şirketlerin tamamı üzerindeki kayyum kararını kaldırdı.

Banvit Bandırma Vitaminli Yem Sanayi A.Ş., Şenpiliç Gıda Sanayi A.Ş., Ay-Pi Tavukçuluk Gıda Hayvancılık Sanayi ve Ticaret A.Ş., As Ofis Damızlık Yumurta Yem Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş., Abalıoğlu Lezita Gıda Sanayi Anonim Şirketi, Ak Piliç Ticaret Limited Şirketi, Bupiliç Entegre Gıda Sanayi Ticaret Anonim Şirketi, Gedik Tavukçuluk ve Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret AŞ, Er Piliç Entegre Tavukçuluk Üretim Pazarlama ve Ticaret Anonim Şirketi, Keskinoğlu Tavukçuluk ve Damızlık İşletmeleri Sanayi Ticaret A.Ş. hakkındaki denettim kayyımı tedbir kararları kaldırıldı.

SEKTÖRÜ BİLENLER ANLATTI

Ziraat Mühendisi Prof. Dr. Cengiz Çakır, kırmızı et ile beyaz etin fiyat açısından birbirine rakip olduğunu belirterek, tavuk fiyatları düştüğünde et fiyatlarının otomatik olarak indirildiğine dikkat çekti. Türkiye Kasaplar Federasyonu Başkanı Osman Yardımcı'ysa beyaz etin parçalanmasının kasaplara bırakılması gerektiğini söyledi.,

"KIRMIZI ETİN FİYATINI BEYAZ ET DENGELİYOR"

Kırmızı et ile beyaz et arasındaki "çapraz esneklik" ilişkisine dikkat çeken Ziraat Mühendisi Prof. Dr. Cengiz Çakır, "Kırmızı et ile beyaz et bir birine rakiptir. Kırmızı et pahalandığında tavuk etinin de onu izlemesi doğaldır. Tavuk eti fiyatları baskılanırsa kırmızı et fiyatları da frenlenmiş olur. Tavuk eti üretimini artırmak daha kolaydır" dedi.

Prof. Dr. Çakır, 13 firmanın yumurta üretiminde de söz sahibi olduğuna dikkat çekerek "Bunların piyasadan çekilmesi halk sağlığı açısından tehlikeli sonuçlar yaratabilir" uyarısında bulundu.

Sektörün ekonomi literatüründe "dikey bütünleşme" modelinin en belirgin örneği olduğunu vurgulayan Çakır, damızlık materyalden yem üretimine, kesimhaneden pazarlamaya kadar tüm sürecin 13 büyük firma tarafından kontrol edildiğini belirtti.

Yetiştiricilerin bu firmalarla sözleşmeli çalışmaya mecbur kaldığını dile getiren Çakır, durumu şu sözlerle özetledi: "Civcivi, yemi ve ilacı firma veriyor; süreci denetleyip, kesimi planlayıp canlı materyali tartıyor. Verilen yeme göre performans hesabı yapılıyor; randıman iyiyse prim, kötüyse ceza uygulanıyor."

İTHALATA BAĞIMLI BİR SEKTÖR

Sektörün baştan sona dışa bağımlı olduğunu kaydeden Çakır, maliyetlerdeki en büyük kalem olan yemdeki durumu şöyle açıkladı: "Yem maliyetleri içindeki pay %68 civarında. Mısırın büyük çoğunluğu, soya küspesinin ise neredeyse tamamı ithal ediliyor. Döviz kurundaki dalgalanmalar doğrudan maliyeti artırıyor, firmalar da hayatta kalmak için zam yapıyor." Çakır ayrıca sektörde GDO’lu ürün kullanımının serbest olduğunu ve aşıdan veteriner ilaçlarına kadar her şeyin ithalatla sağlandığını hatırlattı.

"CEZALAR FİYATLARA YANSIYOR"

Prof. Dr. Çakır, çözüm önerisi olarak şu ifadeleri kullandı: "Bu tesisler kolay kurulmuyor, ekmek teknesini korumak lazım. Yönetsel cezalarla net bir sonuç alınması beklenmemeli. Cezaları da fiyatlara yansıtıp devam ederler. Devletin elinde bu işe yön verecek bir kurum yok."

"TAVUK PARÇALAMAYI KASABA BIRAKIN"

Türkiye Kasaplar Federasyonu Başkanı Osman Yardımcı, Odatv’ye verdiği yaptığı özel açıklamalarda, fiyatların neden tavan yaptığını ve çözüm önerilerini anlattı.

Osman Yardımcı, fiyatların sadece mangallık ürünlerde artmasının tesadüf olmadığını belirterek şunları söyledi: "Tavuk fiyatlarındaki dengesizlik, tüm ürünlerde değil, sadece pirzola ve kanatta yaşanıyor. Kışın 250-300 lira olan ürün, mangal mevsimi gelince 600 lirayı görüyor. Bu fırsatçılık değilse nedir? 3 ay tavan yaptırıp sonra düşürüyorlar."

"PARÇALAMA İZNİ KASABA VERİLSİN"

Sektörün büyük firmalar tarafından yönetildiğini belirten Yardımcı, çözümünse kasaplarda olduğunu anlattı: "Biz bakanlığa 'Tavuk parçalama yetkisini kasaba verin' dedik. Kasap parçalarsa fiyat %40 düşer. Devlet bir taraftan fabrikayı korurken diğer taraftan vatandaşı ezdiriyor. Serbest rekabet gelirse 500 liralık kanat 350 liraya geriler."

"Türkiye 'etçil ülke' olarak anılsa da yıllık kişi başı et tüketimi sadece 14-16 kilo. Almanya'da bu rakam 86 kilo" diyen Yardımcı, "Türkiye küçükbaş hayvancılıkta Avrupa birincisi, ancak yanlış politikalar nedeniyle dana etine mecbur kaldık" ifadelerini kullandı.

3 HARFLİ MARKETLERİN KURBAN SATIŞI

Osman Yardımcı, hayvancılık sektörüne en büyük darbelerden birinin de "3 harfli" olarak bilinen zincir marketlerin kurban satış stratejilerinden geldiğini vurguladı: "Bu marketler, gerçek besicilerin kurbanlıklarını değil, gününden önce kesilmiş etleri 'kurban' adı altında paketleyip satıyor. Bu yöntemle piyasaya giren tonlarca et, besicinin emeğini ve sektörün dengesini bozuyor. Binlerce hayvanlık satışı yapan marketlerin, kurban kesimi için gerekli yasal mezbaha kapasitesine sahip olması mümkün mü?"

KIRMIZI ETE "BARON" OPERASYONU FİYATLARI SABİTLEDİ

Sektördeki "baron" yapılanmasına karşı verdikleri mücadeleyi detaylandıran Yardımcı, geçen yıl 4 büyük et üreticisine yapılan operasyonun ayrıntılarını da anlattı: "Geçtiğimiz yıl kırmızı et piyasasını manipüle eden bir yapılanma ile karşı karşıyaydık. Bu gruplar, sosyal medyayı bir silah gibi kullanarak 'Et fiyatları çok artacak, elinizdeki malı satmayın, bekletin' çağrıları yapıyorlardı. Üretici ve tüketici panik oluyor, fiyatlar da şişiyordu. O dönemde bu tehlikeyi ilk ifşa eden bendim. Ulusal basına çıkıp '5 tane baron Türkiye'nin et fiyatlarını yönetemez' diye haykırdım. Sayın Cumhurbaşkanımız bu çıkışımız üzerine konuyu yakından takip etti ve Sayın Tarım Bakanımız İbrahim Yumaklı ile koordineli bir operasyon süreci başlatıldı. O dönemde 4 büyük isim tutuklandı. Ardından piyasadaki o sahte gerginlik bir anda dağıldı. Fiyatlar o operasyondan sonra adeta çivilendi ve bir daha o derece kontrolsüz bir yükseliş yaşanmadı."

Kırmızı ette yeni dönem: ESK fiyatları yükseltti
Kırmızı ette yeni dönem: ESK fiyatları yükseltti
İçeriği Görüntüle

SADECE ANTALYA'DA 127 KASAP KEPENK KAPATTI

Yardımcı, turizm cenneti Antalya genelinde 2024-2025 döneminde 127 kasabın maliyetler altında ezilerek kepenk kapattığını açıkladı. Başkan, "Ben 37 yıldır bu sektördeyim, tek kuruş maaş almadan esnafı savunuyorum. Ancak kira, stopaj ve elektrik maliyetleri esnafı öldürüyor" ifadelerini kullandı.