Dünya

'Bebek katili' diye mahkûm edilmişti, masum çıktı! 27 yıl sonra gelen adalet

ABD’de bebek ölümüyle ilgili yaklaşık 30 yıl önce görülen bir davada, yıllar sonra çarpıcı bir gelişme yaşandı.

1998 yılında Denver kentinde meydana gelen olayda, birlikte yaşadığı kadının 4 aylık bebeğinin ölümünden sorumlu tutulan Stephen Martinez gözaltına alındı. Soruşturma sürecinde evde bulunan kanlı çarşaflar ve Martinez’in bebeği salladığını kabul etmesi, savcılık tarafından suçun temel dayanakları arasında gösterildi.

Yargılama sonucunda Martinez, birinci derece cinayetten suçlu bulunarak ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Sanık, yargılama boyunca eylemin kasıtlı olmadığını savunsa da bu savunma mahkeme tarafından yeterli görülmedi ve mahkûmiyet kararı kesinleşti.

Dosya, ilerleyen yıllarda haksız mahkûmiyet iddiaları kapsamında yeniden gündeme geldi. Bu çerçevede bağımsız hukukçular ve uzmanlar tarafından yapılan incelemelerde, davada kullanılan tıbbi bulgular ve adli değerlendirmeler yeniden ele alındı. Yeni bilimsel analizlerde, bebeğin ölümünün ilk değerlendirildiği gibi darbe sonucu gerçekleşmeyebileceği, bunun yerine zatürreye bağlı komplikasyonların ölümde etkili olmuş olabileceği yönünde güçlü şüpheler ortaya kondu.

Elde edilen yeni bulguların ardından savcılık makamı da davaya ilişkin tutumunu gözden geçirdi. Yetkililer, mevcut delillerle suçun kesin ve tartışmasız biçimde ispatlanamadığını kabul etti. Bu gelişme üzerine mahkeme, Martinez hakkında verilen mahkûmiyet kararını bozarak tahliyesine hükmetti.

Yaklaşık 27 yıl cezaevinde kalan Martinez’in bu süre zarfında ciddi sağlık sorunları yaşadığı bildirildi. Cezaevi sürecinde bir bacağını kaybettiği öğrenilen Martinez’in, tahliye edildiği sırada tekerlekli sandalye kullandığı ve cezaevi çıkışında yakınları ile destekçileri tarafından karşılandığı aktarıldı.

Öte yandan bebeğin ailesi karara tepki gösterdi. Anne, yıllar geçmesine rağmen Martinez’i sorumlu tutmayı sürdürdüğünü ifade ederken, aile üyeleri de mahkemenin verdiği karara itiraz etti. Aile, davanın farklı yönleriyle yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Yetkililer ise davanın yeni bilimsel veriler ışığında yeniden ele alınmasının hukuki bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Olayla ilgili sürecin bundan sonraki aşamalarına ilişkin değerlendirmelerin devam ettiği belirtildi.