Milas Sulh Ceza Hakimliği tarafından "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamalarıyla tutuklanan Umut-Sen Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu için emek meslek örgütleri ve demokratik kitle örgütleri ayağa kalktı.
Beşiktaş’taki Zorlu Center’da bulunan Limak Holding binası önünde bir araya gelen çok sayıda sendika ve STK temsilcisi, Aksu’nun tutuklanmasını "hukuksuzluk" olarak nitelendirerek serbest bırakılması çağrısında bulundu.
'KENDİ RIZASIYLA GİTTİ, KAÇMA ŞÜPHESİ DENİLDİ'
Aksu hakkında verilen tutuklama kararındaki gerekçeler dikkat çekti. Aksu’nun, sendikal faaliyetleri nedeniyle adli kontrol şartlarına uyamayacağını beyan etmesi, mahkeme tarafından "kaçma şüphesi" olarak değerlendirildi. Oysa Aksu, ifade vermek için Pazartesi günü Soma Adliyesi’ne gitmiş, teknik aksaklıklar nedeniyle ifadesi alınamayınca Ankara’daki işçi direnişine katılmış ve dönüşte tekrar adliyeye başvurmuştu. Kendi rızasıyla adliyeye giden bir ismin "kaçma şüphesiyle" tutuklanması tepkilere neden oldu.
'HOLDİNGLERİ ÜZMEYE DEVAM EDECEĞİZ'
Tutuklama kararının ardından bir açıklama yapan Başaran Aksu, Türkiye’deki yargı sisteminin sermaye gruplarının güdümünde olduğunu savunarak, "Türkiye'de yargı bu durumda. Holdingler ne isterse onu yapıyorlar. Holdingleri üzmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
LİMAK HOLDİNG ÖNÜNDE SERT AÇIKLAMA
Limak Holding önünde gerçekleştirilen eylemde okunan ortak basın açıklamasında, tutuklamanın doğrudan Akbelen ve maden işçilerinin mücadelesini hedef aldığı vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Bugün burada, yağmanın ve sömürünün merkezlerinden biri olan Limak Holding’in önündeyiz. Esra Işık 11 gündür toprağını savunduğu için, Mehmet Türkmen tekstil işçisinin direnişi için, Başaran Aksu ise maden işçisinin ekmeğini savunduğu için tutuklu. Devletin yargısı bugün holdinglerin safında yer aldığını bir kez daha ilan etmiştir. Limak Patronu Nihat Özdemir’in keyfi bozulmasın, kârı azalmasın diye yürütülen bu operasyonlar bizi yıldıramaz."
'SÖMÜRÜ DÜZENİNİZİ BAŞINIZA YIKACAĞIZ'
Açıklamanın devamında, TCK 217 (Yanıltıcı bilgiyi yayma) maddesinin bir holdingin itibarını korumak için bir "silah" olarak kullanıldığı belirtilerek; Aksu, Işık ve Türkmen başta olmak üzere tüm tutuklu aktivistlerin derhal serbest bırakılması istendi. Eylem, "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz" sloganlarıyla sona erdi.