Güncel

Başaran Aksu: Yıldız'ın 21 kilometrekare arsası var, işçilerin 36 milyon liralık alacağı ödenmiyor

Bağımsız Maden-İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, Doruk Madencilik ve Elazığ ETİ Gümüş işçilerinin Ankara’daki direnişinin 15’inci gününde holding sahibi Sebahattin Yıldız’ın taşınmazlarına ilişkin iddialara dikkat çekti. Aksu, işçilerin toplam 36 milyon liralık alacağının ödenmediğini belirterek, “21 kilometrekare adamın tapulu arsası var. Taşınmazlarından birinin satılmasıyla bu arkadaşların ücretleri karşılanır” dedi.

Bağımsız Maden İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, Doruk Madencilik ve Elazığ ETİ Gümüş işçilerinin direnişinin 15. gününde, holding sahibi Sebahattin Yıldız’ın "21 kilometrekare" tapulu arsası bulunduğu haberlerine atıfta bulunarak, Yıldız’ın taşınmazlarından birinin satılmasıyla işçilerin 36 milyon liralık alacağının ödenebileceğini söyledi.

Bağımsız Maden-İş Sendikası üyesi Doruk Madencilik ve Elazığ ETİ Gümüş işçilerinin alacaklarının ödenmesi talebiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde başlattığı direniş 15’inci gününde sürüyor.

Sendikanın Örgütlenme Uzmanı Aksu, işçilerin hak kayıplarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan rapora rağmen holdingin ödeme yapmadığını söyledi.

Aksu, üç bakan yardımcısının katıldığı toplantıda, işçi temsilcilerinin iddiaları ile holding patronu ve CEO'sunun bulunduğu ortamda anlaşmazlığın çözülememesi üzerine İş Teftiş Kurulu tarafından hazırlanacak raporun sonuçlarına herkesin uyması konusunda ortaklaşma sağlandığını belirtti.

İş Teftiş Kurulu'nun haziran ayının ortasında işçilerin tezlerini ve uğradıkları hak kayıplarını doğrulayan bir rapor hazırladığını, holdingin ise raporda belirtilen ödemeleri yapmamak ya da ödenecek miktarı azaltmak yönünde politika izlediğini ifade eden Aksu, "Bakan yardımcıları bu konuda sessizliklerini koruyorlar. Enerji Bakan Yardımcısıyla burada basın da şahit her gün onlarca kez görüşme talebinde bulunuyoruz. Henüz bu saate kadar beş dakikalık bir görüşmeye de tenezzül etmediler" diye konuştu.

Aksu, İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik ile de görüşme taleplerinin olduğunu belirterek "Sıkıştırmaya çalıştıklarını, holdinge 'Anlaşmaya uyun' dediklerini tekraren ifade etti ama oradan da sorunu çözecek etkin bir müdahale henüz gelişemedi" ifadelerini kullandı.

Çalışma Bakan Yardımcısının ise "Teftiş Kurulu raporu ortadadır, verilen sözler ortadadır. Holdinge de ilettik defaten ama holding dinlemiyor" tutumunda olduğunu aktaran Aksu, Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Hasan Doğan'a da AK Parti Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı üzerinden bilgi notu ve üç işçinin görüşme talebinin iletildiğini söyledi.

Aksu, "Şimdi biz Enerji Bakanlığı önünde altı kez gözaltına alınarak, bunun bütün bir sefaletini yaşayarak bir Devlet Bakanı ya da Bakan Yardımcısının lütfen işçilerle beş dakika görüşmesi talebimizi ısrarla, ısrarla altını çizerek bugüne kadar geldik. Bugün bir çözüm bekliyoruz. Yani bugün gün içerisinde bu işin bitirilmesi lazım" dedi.

"21 KİLOMETREKARE TAPULU ARSASI VAR"

Aksu, holding sahibi Sabahattin Yıldız'ın taşınmazlarına ilişkin haberlere işaret ederek, "21 kilometrekare adamın tapulu arsası var. 21 kilometrekare... Muhtemelen değişik belediyelerden; Trabzon'da, Ankara'da, İzmir'de, İstanbul'da, yurdun dört bir yanında muhtemelen bunların imar ve kat izinlerinin yükselmesi, arazilerinin değerinin katlanmasını bekliyor. Bizim burada 36 milyon liralık bir alacağımız var. Yani komik bir şey. Adamın antika araç merakı var. O araçlardan herhangi birisinin yarısı bu arkadaşların ücretlerini karşılıyor ya da kullandığı lüks araçların herhangi bir tanesinin yarısı bu arkadaşların ücretlerini karşılıyor" dedi.

Devletin üç bakanlığının konuyu izlediğini belirten Aksu, "Yani işçiler biraz daha burunları sürtülsünler, işçiler biraz daha ezilsinler, biraz daha hırpalansınlar... Şimdi bunu halkımız da izliyor, memleketteki emekçiler de izliyor. Bu durum sürdürülebilir bir durum değil" ifadelerini kullandı.

Aksu, yarın Beypazarı'ndan işçilerin ailelerinin geleceğini belirterek, "Yarın sürpriz bir eylemimiz de olacak. Biz genelde eylemlerimizi ilan ederiz ama yarınkini ilan etmiyoruz, bunu hayata geçireceğiz" dedi.

Başaran Aksu, çarşamba günü de ailelerle birlikte yeniden toplanacaklarını bildirerek, "Buradan biz Cumhurbaşkanlığı'na üç temsilci göndermeye çalışacağız. Eğer bu temsilcilikte de bir geri dönüş, temsilcilerin görüşmesinde geri dönüş olmazsa da oraya doğru bir yürüme iradesinde bulunacağız. Biz iş buralara varmasın diye çare, çözüm arıyoruz" dedi.

"Bu adamın tapulu malı Çankaya büyüklüğünde. Bu adamın ruhsat sahibi olduğu toplam orman alanların büyüklüğü de Ankara kadar" iddiasında bulunan Aksu, işçilerin kıdem, ihbar, fazla mesai, tazminat ve emeklilik ücretlerinin geç veya eksik ödenmesi üzerinden servet biriktirildiğini savundu.

Aksu, "İşçinin, madencinin çoluğunun çocuğunun geleceğine çökerek, işçinin alın terine çökerek eğer o servet biriktirme mekanizması devleti yönetenler tarafından normal bir işleyiş olarak görülüyorsa, bizim tarafımızdan görülmüyor. Biz yurttaş olarak bütün yurttaşların çoluğunun çocuğunun hakkı için bu kavgayı veriyoruz, vermeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Aksu, direniş sürecinde onlarca işçinin hastalandığını ve kendisinin de rahatsızlandığını belirterek, "Bu taşınabilir, sürdürülebilir bir şey değil. Parayla pulla bu mücadele yürümüyor. Bu mücadele hani açlık, eksiklik, kısıtlılık, sınırlılıklarıyla yürüyor" dedi.

"BÜTÜN DEPREMLERDE VARDIK, BİR GÜN DE BİZ ÇAĞIRIYORUZ, LÜTFEDİP GELİN"

Doruk Maden işçisi Ersin Furuncu ise işçilerin mayıs ayının 15'inden bu yana işsiz olduğunu belirterek, "İnsanlar 15 gündür burada. Bu insanlar burada ne yiyor ne içiyor, evdekiler ne yiyor ne içiyor diye kimse düşünmüyor" diye konuştu.

"Kimse eve eli boş gelmek istemez. Evdekiler bekler. Evdeki insanlar gelecek kişinin; eşinin, kocasının, babasının, oğlunun, kızının eline bakar. Bakıyorlar ama eli boş dönmeyeceğiz" diyen Ersin, işçilerin haklarını alana kadar mücadele edeceklerini söyledi.

Ersin, kaldıkları yerin arkasındaki askeri bölgede çıkan yangın sırasında işçilerin yardım teklifinde bulunduğunu belirterek, "60 tane, 70 tane, 80 tane madenci varız biz burada. Biz buradan yorgun gittik, biz buradan dinlenip dirençli bir şekilde gitmedik. Ama dedik ki ihtiyaç varsa biz gelelim. Van depreminde biz vardık. Soma faciasında biz vardık. Ermenek'te biz vardık. Asrın felaketinde biz vardık. Karadeniz'i basan selde, Kastamonu'da biz vardık. Biz, çağırdınız her yere geldik. 15 gündür de buradayız. Bir gün de biz çağırıyoruz; lütfedip siz gelin. Randevu verin, gelin görüşelim. Haklı mıyız, haksız mıyız?" diye konuştu.

İşçilerin 4-5 aydır işsiz olduğunu ve daha önce üç kez eylem yaptığını belirten Ersin, "Ortalamaya baktığınız zaman yarısından çoğu 15 gündür hiç eve gitmedi. Hiç mi bu insanların eşi, çoluğu, çocuğu özlemedi? Akşam telefon ettiğinde çocuk demiyor mu 'Baba sen neredesin?' diye? Hiç mi bir çocuk babasını sevmiyor ya da buradan hiçbir baba çocuğunu, eşini sevmiyor mu sizce? Niye gitmiyor buradan? Çünkü başka çaresi yok" dedi.

"BİZ ÖLENE KADAR BURADAYIZ"

Bağımsız Maden İş Sendikası yönetiminden Eyüp Can da "Bir gazeteci, Sabahattin Yıldız'ın bu kadar taşınmazının olduğunu biliyor da siz bilmiyor musunuz? Bu taşınmazların bir tanesini satsa zaten bu insanların burada olmasına gerek kalmayacak. Buna siz iki çift laf söyleyemiyor musunuz? Çok mu zor? Adamı Türkiye Cumhuriyeti'nde Cumhurbaşkanı tepesine çıkarmışlar, o dereceye gelmiş iş. Yani koca Manisa... Ben Soma'da olduğum için; koca Soma büyüklüğünde bir yer teşkil ediyor bunun şeyleri, arazisi" diye konuştu.

Can, işçilerin alacaklarının ödenmesi çağrısını yineleyerek "Bir an önce Enerji Bakanlığına söylüyorum; bir an önce bugün bu işi çözsünler. Çözmezlerse bizim buradan gideceğimizi falan sanmasınlar. Biz buradayız, ölene kadar buradayız! Öldürülene kadar buradayız! Bunu da bilsinler" ifadelerini kullandı.