Güncel

Bakanlık şikayetçi olmuştu... Gülben Ergen'in ifadesi ortaya çıktı

Sanatçı Gülben Ergen; Fatmanur Çelik ile kızı Hifa İkra Şengüler'in ölümüyle ilgili yaptığı paylaşımlar nedeniyle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın şikâyeti üzerine hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçunu işlediği gerekçesiyle soruşturma başlatıldı. Ergen bugün soruşturma kapsamında ifade verdi. İşte Ergen'in ifadesi...

Kamuoyunda geniş yankı uyandıran olayda, Fatmanur Çelik'in çocuk yaşta Kuran'a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler tarafından istismar edildiği ve ardından faille evlendirildiği iddiaları gündeme gelmişti. Çelik'in kızı Hifa İkra Şengüler'in de yıllar boyunca istismara maruz kaldığı öne sürülmüştü.

Fatmanur Çelik ile kızı Hifa İkra Şengüler'in 3 Mart'ta İstanbul Zeytinburnu Kazlıçeşme sahilinde ölü bulunmasının ardından, Ayhan Şengüler'in ilgili davada tutuksuz yargılanmasına yönelik tepkiler büyümüştü. Gülben Ergen de bu süreçte yaptığı paylaşımlarla karara tepki gösteren isimler arasında yer aldı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında başlatılan soruşturma kapsamında ifade veren Gülben Ergen'in ifadesi ortaya çıktı.

Fatmanur Çelik'in adliye önünde kendisine seslendiği için evine ziyarette bulunduğunu söyleyen Ergen, "Fatma Nur' un adliye önünde yapmış olduğu, "can güvenliğim yok, ölürsem arkamdan intihar etti demesinler" dediği eylemde " Gülben Ergen'e sesleniyorum, gelsin kızımın durumunu bizzat evimizde görsün" açıklaması üzerine 2026 yılı ramazan ayında Fatma Nur'un evinin bulunduğu Çekmeköy'e gidip kendisi ve kızını ziyaret ettim. Kızının sağlıksa l anlamda ne kadar kötü durumda olduğuna şahit oldum. Yaptığımız görüşmede Fatma Nur'un en büyük korkusunun kendisine tecavüz eden ve kızına da istismarda bulunan çocuğunun babasına çocuğun teslim edilmesi kaygısıydı. Bu konuda kendisine destek verdim.

Yaptığımız görüşmede kendisinin ve çocuğunun cinsel istismar ve cinsel saldırı eylemi ile ilgili dava olup olmadığını sormadım. Ancak yaptığımız görüşmede hatırladığım kadarıyla eşi ile boşandığını ancak boşanmış olduğu eşişinin bu suçlardan yargılanmadığını söyledi. Onun dışında abla kardeş gibi görüşme yaptık. Yapılan görüşmedeki amacım çocuğun mağduriyetinin önlemesine yönelikti" dedi.

Çocuğunun tedavisi için Koç Üniversitesi'ne yatışını kendisinin sağladığını belirten Ergen:

"Fatma Nur ile sonrasında da telefon ile görüşmelere devam ettik. Çocuğun tedavisi için Koç Üniversitesine yatışını ben sağladım. Çünkü çocuk su içmiyordu, yemek yemiyor , konuşmuyordu. Evdeki halinden sonra tedavi amacıyla KOÇ Üniversitesine yatışının sağlanması amacı ile hastaneden biri ile görüştüm. Daha sonra Fatma Nur'a telefon ettim ve KOÇ Üniversitesi hastanesine gidip gidemeyeceğini sordum. Gidebileceğini söyledi ve aynı gün ilgili hastaneye gidip çocuğun yatışını sağladı.

Hastanede sanıyorum 9-10 gün kadar çocuk yatarak tedavi gördü ve bu süreçte bana defalarca kez teşekkürde bulundu. Daha sonra hastaneden taburcu oldu." ifadelerini kullandı.

Aile Bakanlığı ve İl Müdürlüğü'nden yardım anlamında herhangi bir şikayet ya da yakınma duymadığını anlatan Gülben Ergen:

"Benim aile evinde yaptığım ziyaret esnasında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Müdürlüğü'nün çocuğu ile ilgilenmediği ve herhangi bir yardımda bulunmadığı konusunda bana herhangi bir şey söylemedi. Kesinlikle bu konuya ilişkin Fatma Nur'dan bir yakınma duymadım. Ancak yukarıda ifadem de belirttiğim gibi annenin temel kaygısı çocuğun kendisinden alınarak boşanmış olduğu eşi olan babaya verilmesiydi. Ayrıca kendisi ile yaptığım görüşmede çocuğun kendisinden alınmayacağını çünkü kendisi ve kızını istismar eden ve hakkında dava açılan babaya çocuğun verilmeyeceğini defaatle telkinde bulundum.

Ayrıca ben yaşanan süreçle ilgili Aile Bakanlığı Mahinur hanımı da bilgilendirdim. Bu konuya ilişkin imkanlarım dahilinde çocuğa yardımcı oldum. Bunun dışında Bakanlığın çalışmalarına ilişkin aksi bir beyanda bulunmadım." dedi.

Gülben Ergen ayrıca üzgün olduğunu belirterek:

"Yukarıda ifademde belirttiğim üzere ben bu süreçte basın yayın yolu ile bana seslenen Fatma Nur'a karşı kaygısız kalamadım bu nedenle kendisi ile temasa geçtim. İmkanlarım dahilinde kendisine yardımcı oldum. Bu nedenle Bakanlık tarafından yapılan suç duyurusu nedeniyle son derece üzgünüm. Suç duyurusuna konu atılı eylemler yargılanmamı gerektirmemektedir. Bu nedenle hakkında takipsizlik kararı verilmesini talep ederim, dedi." ifadelerini kullandı.