İstanbul'un Sarıyer ilçesinde faaliyet gösteren Özel Açı Ortaokulu'nda İngilizce öğretmeni olarak görev yapan trans öğretmen Zoe Lila'nın iş sözleşmesinin hedef gösterilmesinin ardından yenilenmediği öne sürüldü. Lila'nın durumunu TBMM gündemine taşıyan DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.
Saki, önergesinde trans bireylerin öğretmenlik yapmasına ilişkin Bakanlığın yaklaşımını ve Lila'nın yaşadığı süreçte ayrımcılık yasağı ile eşitlik ilkesinin gözetilip gözetilmediğini sordu. Saki, Bakan Tekin'e şu soruları yöneltti:
"Bakanlık nezdinde bir kişinin trans olması ya da cinsiyet geçiş sürecinden geçmiş olması öğretmenlik mesleğini yürütmesine engel bir durum olarak değerlendirilmekte midir?"
"Böyle bir değerlendirme mevcutsa hukuki dayanağı nedir?"
"Soruşturma sürecinde ayrımcılık yasağı, eşitlik ilkesi ve özel hayatın korunması bakımından hangi güvenceler uygulanmıştır?"
"KİMLİK VEYA KAYIT DEĞİŞİKLİĞİ TEK BAŞINA ENGEL DEĞİL"
Bakan Yusuf Tekin ise Zoe Lila'nın durumuna ilişkin doğrudan bir değerlendirmede bulunmazken, öğretmenlik mesleğine ilişkin mevzuat hükümlerine işaret etti. Tekin'in cevabı özetle şöyle oldu:
"Öğretmenlik mesleğini yürütme bakımından değerlendirmeler; kişilerin özel hayatına ilişkin unsurlar üzerinden değil, ilgili mevzuatta aranan nitelikler, çalışma izni, görevlendirme şartları, mesleğin gerekleri, pedagojik esaslar, çocukların üstün yararı, öğrencilerin güvenliği ve eğitim öğretim faaliyetlerinin mevzuata uygunluğu çerçevesinde yapılmaktadır. Hukuken tesis edilmiş kimlik veya kayıt değişiklikleri tek başına öğretmenlik mesleğini yürütmeye engel bir durum olarak değerlendirilmemekte; görevlendirme ve çalışma izni süreçlerinde yürürlükteki mevzuatta öngörülen şartlar esas alınmaktadır.
Bakanlığımıza bağlı okul ve kurumlarda öğrencilerin güvenli, sağlıklı ve destekleyici eğitim ortamlarında bulunmaları; öğretmen, yönetici ve diğer eğitim çalışanlarının görevlerini mevzuata uygun, saygı temelli ve mesleki sorumluluk bilinciyle yürütmeleri esastır. Okul iklimini olumsuz etkileyen, öğrencilerin gelişim özellikleriyle bağdaşmayan, çocukların üstün yararı ilkesini zedeleyen veya mevzuata aykırılık teşkil eden somut durumların tespiti hâlinde ilgili mevzuat çerçevesinde gerekli idari süreçler işletilmektedir.
Eğitim kurumlarında ayrımcılığın önlenmesi, güvenli okul ikliminin güçlendirilmesi, öğrencilerin kişilik haklarının ve psikolojik güvenliğinin korunması, öğretmen ve yöneticilerin mesleki etik ilkeler doğrultusunda hareket etmesi Bakanlığımızın temel politika alanları arasında yer almaktadır. Bu kapsamda yürütülen rehberlik, denetim, farkındalık, hizmet içi eğitim ve mevzuat uygulamaları; tüm öğrenci ve personelin güvenli, saygılı ve hukuka uygun bir eğitim ortamında bulunmasını destekleyecek şekilde sürdürülmektedir"