Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Ukrayna'nın bağımsızlığının yeniden kazanmasının 35'inci yıldönümü için katıldığı resepsiyonda, “Uluslararası hukuk temelinde, Ukrayna’da adil ve kalıcı barışın tesis edilmesine yönelik diplomatik süreç içindeki yapıcı çabalarımızı sürdürüyoruz. Türkiye, Ukrayna’nın egemenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğünün kararlı destekçisidir" dedi.
Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği tarafından, Ukrayna'nın Bağımsızlığının Yeniden Kazanmasının 35'inci yıldönümü dolayısıyla büyükelçilik binasında resepsiyon düzenlendi. Resepsiyona Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya, Dışişleri Bakan Yardımcısı Berris Ekinci ve Dışişleri Bakan Yardımcısı H. Ali Özel'in yanı sıra çok sayıda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, büyükelçi, bürokrat, diplomat, bakanlık çalışanı ve akademisyen katıldı.
Resepsiyonda, Ukrayna'yı temsilen çeşitli gösteriler gerçekleştirildi ve sinevizyon gösterimi yapıldı. Gösterimde, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle yıkıma uğrayan ve enkaza dönen bölgelerden görüntülere yer verildi. Savaşta hayatını kaybedenler de anıldı.
Sinevizyon gösteriminin ardından Türkiye ve Ukrayna'nın milli marşları çalındı. Daha sonra konuşmasını yapmak üzere Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Neriman Celal kürsüye davet edildi. Celal, konuşmasına Ukrayna için bağımsızlığın nesiller boyu süregelen bir ülkü olduğunu belirterek başladı. Bağımsızlığın, Ukrayna halkının kendi geleceğini özgürce belirleme hakkı olduğunu ifade eden Celal, "Bugün uğruna en ağır bedeli, savunucularımızın ve sivillerimizin canlarıyla ödediğimiz bir haktır" dedi.
Celal, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün "Bağımsızlık benim karakterimdir" sözünü Ukraynalıların iyi anladığını belirterek, "Bu karakteri Ukraynalı askerler, doktorlar, öğretmenler, kurtarma görevlileri ve sıradan vatandaşlar, cephede, cephe gerisinde, işgal altında ve hatta esarette dahi sergiliyor" diye konuştu.
CELAL: TÜRK HALKI BAĞIMSIZLIĞINI NASIL SAVUNDUYSA, BUGÜN UKRAYNA DA MÜCADELE EDİYOR
Ukrayna ile Türkiye arasındaki tarihi bağlara da değinen Celal, "Yüz yıl önce Türk halkı bağımsızlığını nasıl savunduysa, bugün de Ukrayna kendi toprakları, halkının özgürlüğü ve onuru için mücadele ediyor" ifadelerini kullandı. Ukrayna ile Türkiye arasındaki ilişkilerin 35 yıldan daha eski olduğunu belirten Celal, 1918 yılında Ukrayna Halk Cumhuriyeti bağımsız bir devlet olma hakkı için mücadele ederken Osmanlı İmparatorluğu'nun genç Ukrayna devletini tanıyan ilk ülkeler arasında yer aldığını söyledi.
Celal, Türkiye'nin Ukrayna'nın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü tanıyan ilk ülkelerden biri olduğunu belirterek, "Türkiye, bir asır içinde iki kez Ukrayna'nın devlet tarihinde belirleyici öneme sahip anlarda yanında yer aldı" dedi.
"TÜRKİYE VE UKRAYNA'NIN ORTAK ÇIKARI KARADENİZ'İN YENİDEN BARIŞ BÖLGESİ OLMASI"
Türkiye ve Ukrayna arasındaki ilişkilerin bugün de güçlü şekilde devam ettiğini ifade eden Celal, iki ülke cumhurbaşkanları arasındaki diyaloğun güvene dayalı ve sonuç odaklı olduğunu söyledi. Yakın zamanda onaylanan Serbest Ticaret Anlaşması'nın iki ülke arasındaki güveni somut kazanımlara dönüştürdüğünü belirten Celal, karşılıklı ticaretin büyüdüğünü ve yatırımlar için yeni fırsatlar doğduğunu kaydetti.
Karadeniz'in iki ülkeyi birbirine bağladığını dile getiren Celal, savaş, mayınlar ve sivil deniz taşımacılığına yönelik tehditler nedeniyle Karadeniz'in tehlikeli bir bölge haline geldiğini söyledi. Celal, bunun tek nedeninin Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlığı olduğunu savundu. Celal, "Ancak Ukrayna ve Türkiye'nin ortak bir çıkarı var: Karadeniz'in yeniden barışın, güvenliğin, ticaretin ve refahın hâkim olduğu bir bölge haline gelmesi" dedi.
"ÖZGÜR BİR RUH İŞGAL EDİLEMEZ"
Ukrayna'nın Avrupa'da İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana yaşanan en büyük saldırganlığa karşı koyduğunu ifade eden Celal, Ukrayna halkının her gün dünyaya önemli bir gerçeği gösterdiğini söyledi. Celal, "Özgür bir ruh işgal edilemez. Bir şehir yıkılabilir. Bir toprak geçici olarak işgal edilebilir. Ama bir halkın kim olduğuna dair hafızası ve olmak istediği kişi olma hakkı elinden alınamaz. Biz özgür ve bağımsız olmak istiyoruz" diye konuştu.
Ukrayna'nın adil ve kalıcı bir barışa hazır olduğunu belirten Celal, "Saldırganlığın ödüllendirilmediği bir barışa. Halkımıza güvenliği, çocuklarımıza geleceği, Ukrayna'ya ise vatandaşlarını ve topraklarını geri verecek bir barışa" dedi. Celal, Ukrayna'nın barış hedefleyen girişimleri desteklemeye hazır olduğunu belirterek, "Ukrayna, barışın, egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün etkin güvencelerle garanti altına alınması koşuluyla çatışmaların sona ermesine hazırdır" ifadelerini kullandı.
"BU SAVAŞI BİZ İSTEMEDİK"
Ukrayna askerlerinin saldırılara karşılık vermeye hazır olduğunu ifade eden Celal, "Bu savaşı biz istemedik. Ancak halkımızı, topraklarımızı, egemenliğimizi ve toprak bütünlüğümüzü, aynı zamanda uluslararası alanda tanınmış sınırların dokunulmazlığı temel ilkesini korumak için düşmanın saldırılarına karşılık vermek zorundayız" dedi. Türkiye'ye, Türk halkına ve Ukrayna'ya destek veren Türk vatandaşlarına teşekkür eden Celal, Türkiye'de yaşayan Ukraynalılara, devlet kurumlarına, sivil toplum kuruluşlarına, diplomatlara, Türk iş dünyasına ve resepsiyonun sponsorlarına da şükranlarını sundu.
Konuşmasının sonunda kişisel bir dileğini paylaşan Celal, "Özgür bir Kırım ve yeniden ayağa kalkmış, müreffeh bir Ukrayna benim en büyük hayalim" dedi. Bu umudun hayatının en zor anlarında kendisine güç verdiğini belirten Celal, "İnanıyorum ki bir gün mutlaka gerçek olacak. Işık mutlaka karanlığı yenecek. Ve bu, büyük ya da küçük tüm halkların özgürlük konusunda eşit haklara sahip olduğuna inanan herkesin zaferi olacak" ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.
IŞIKHAN: TÜRKİYE, UKRAYNA'NIN KARARLI DESTEKÇİSİDİR
Büyükelçi Celal'in ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan konuşma yaptı. Işıkhan, Ukrayna'nın yeniden bağımsızlığını kazanmasının 35'inci yıl dönümünü kutlayarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamlarını ve Türk halkının Ukrayna halkına duyduğu dostluk ve dayanışma duygularını iletti.
Türkiye'nin Ukrayna'nın egemenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğünün kararlı bir destekçisi olduğunu vurgulayan Işıkhan, iki ülkenin yalnızca ortak bir coğrafyayı değil, köklü bir tarihi de paylaştığını söyledi. Ukrayna ile çok boyutlu ve kapsamlı iş birliğinin karşılıklı saygı, güven ve dostluğa dayalı sağlam bir temel üzerinde gelişmeye devam ettiğini belirten Işıkhan, Türkiye'nin Ukrayna'nın güvenliği ve refahına, Karadeniz bölgesinde ve komşu bölgelerde kalıcı istikrar ile barışın tesis edilmesine büyük önem verdiğini ifade etti.
Işıkhan, "Uluslararası hukuk temelinde, Ukrayna'da adil ve kalıcı barışın tesis edilmesine yönelik diplomatik süreç içindeki yapıcı çabalarımızı sürdürüyoruz" dedi.
KIRIM TATARLARINA DESTEK MESAJI
Ukrayna halkının bağımsızlığını ve egemenliğini korumada gösterdiği cesaret, metanet ve kararlılığın her türlü övgünün ötesinde olduğunu belirten Işıkhan, Kırım ve Kırım Tatarlarının Türkiye-Ukrayna ilişkilerinde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.
Işıkhan, "Kırım Tatarlarının barışçıl ve meşru davasını kararlılıkla desteklemeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Vatanları için savaşırken hayatlarını kaybeden Kırım Tatarları dahil tüm Ukraynalılara başsağlığı dileyen Işıkhan, yas tutan ailelere de metanet temennisinde bulundu.
"TİCARET HACMİMİZ 6,6 MİLYAR DOLARA ULAŞTI"
Türkiye ile Ukrayna arasındaki ilişkilerin 1991 yılında diplomatik ilişkilerin kurulmasından bu yana çeşitli alanlarda istikrarlı şekilde geliştiğini belirten Işıkhan, ikili ticaret hacminin geçen yıl 6,6 milyar dolara ulaştığını söyledi. Işıkhan, 1 Ekim'de yürürlüğe girecek Serbest Ticaret Anlaşması'nın iki ülke arasındaki ticari ilişkileri daha da geliştireceğine inandığını belirtti.
Türkiye'nin özel sektör kuruluşlarının aktif katkılarıyla Ukrayna'nın yeniden inşasında da rol aldığını ifade eden Işıkhan, Türk şirketlerinin bölgedeki uzun soluklu deneyimleri ve güçlü varlıkları sayesinde Ukrayna'nın yeniden inşasına ve ekonomik toparlanmasına önemli katkı sağlayacağını söyledi.
SAVUNMA SANAYİ İŞ BİRLİĞİ VURGUSU
Türkiye ile Ukrayna arasındaki savunma sanayi iş birliğinin ortaklığın önemli sütunlarından biri olduğunu belirten Işıkhan, kurumların savunma alanındaki iş birliğini daha da artırmak amacıyla çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.
Işıkhan, Türkiye ve Ukrayna arasındaki kardeşlik ve dayanışmanın önümüzdeki yıllarda daha da güçleneceğine inandığını belirterek, iki ülke ilişkilerinin daha yakın, güçlü ve dinamik şekilde gelişmesi için Ukraynalı mevkidaşlarla çalışmaya hazır olduklarını ifade etti. Işıkhan, konuşmasını stratejik ortak, dost ve kardeş Ukrayna'nın bağımsızlık gününü kutlayarak tamamladı.





