MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Abdullah Öcalan için İmralı’da bir ev inşa edildiğini açıklamasının ardından şehit yakınları tepki gösterdi. Birgün'den Taylan Gülkanat'ın haberine göre; Şehit Anaları Derneği Başkanı Pakize Akbaba, “Benim oğlum 2 metre kutsal toprakta yatıyor” derken, Erdem Çerçioğlu “Şehit anaları ve babaları yıkık dökük evlerde oturuyor” dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, terör örgütü PKK'nın elebaşısı Abdullah Öcalan'a tutuklu bulunduğu İmralı Adası'nda bir ev inşa edildiğini gazeteci Nagehan Alçı’ya açıkladı. Bahçeli, Öcalan'ın bir statüye sahip olmadan bu eve geçmeyi kabul etmediğini de belirtti. Alçı’nın aktardığına göre Bahçeli, “Kurullar oluşturulup çalışmaya başladıktan ve kendisi de o kurullarda görev yapmaya başladıktan sonra o eve geçmek istiyor” ifadelerini kullandı. Alçı, Bahçeli’nin söz konusu evi “Önünde bahçesi olan, insani yaşam koşulları sunan bir yapı” olarak nitelendirdiğini söyledi. Öcalan’a konut inşa edildiğine yönelik tartışmalara ilişkin şehit ve gazi yakınlarından tepkiler geldi.
'AHİRETTE YAKALARINA YAPIŞACAĞIM'
Cumhuriyet’e konuşan Şehit Anaları Derneği Başkanı Pakize Akbaba, Öcalan için yapılacağı konuşulan eve ilişkin, “2 katlı villa yapılmış. Benim oğlum 2 metre kutsal toprakta yatıyor. Nişanlıydı. Benim oğlum da hiç olmazsa devletin verdiği lojmanda oturur, mutlu olurdu. Bunları geri verebiliyorlar mı? Hani anaların ayaklarının altında cennet vardı. Bize cehennem azabı çektiriyorlar. Bebek katili kim ki ya? Ben boşuna mı çocuğumu şehit verdim? Oğlumun nişanlısıyla daha dün konuştum. 20 yaşında damat koluna girecekti, tabutuna sarıldı. Bir anne olarak ben bunu nasıl unuturum? Bizim hakkımızı burada vermeyenlerin ahirette yakasına yapışacağım” dedi.
‘ÖLSEYDİM DE BUGÜNLERİ GÖRMESEYDİM’
Akbaba sözlerini şöyle sürdürdü: “Psikolojimiz bozuluyor. Bizim neler yaşadığımız Cumhurbaşkanının umurunda mı? Her gün ağlıyoruz. Ne hakkınız var bizi ağlatıyorsunuz? Ben şehit olduğunun yıldönümünde oğlumun mezarına gidemedim. Oğluma her zaman geliyordum ‘Rahat uyu; vatan da asker de polis de devlette bize sahip çıkıyor’ diyordum. Şimdi hiç kimse sahip çıkmıyor. Polislerle yolumuzu kapatıyorlar. Bakanlar bize yanıt veremiyor. Ne zamana kadar böyle yaşayacağım? Annelerin çoğu öldü. Diyorum ‘bende ölseydim de bugünleri görmeseydim.’ Onlar gitti çocuklarına kavuştu. İşte bizim çektiğimiz bu.”
‘ŞEHİT YAKINI YIKIK DÖKÜK EVDE OTURUYOR’
Öcalan’a ev inşa edilmesine ilişkin bir başka tepki de Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu’ndan geldi. Çerçioğlu, “Şehit anaları ve babaları yıkık dökük evlerde oturuyor. Siz ona koskoca adayı tahsis ettiğiniz gibi bir de ev veriyorsunuz. Şehitleri araştırsınlar, baksınlar. Bir tane villadan çıkmış şehit arkadaşım yok benim. Bu insanları öldürenlere ‘Villa mı yapayım? Bahçesi mi olsun? İki katlı mı olsun?’ tartışması yapılıyor. Biz asla kabul etmiyoruz” diye konuştu.
‘BİZLERİ DERİNDEN YARALAMAKTADIR’
Terörle Mücadele Vazife Kahramanları Genel Başkanı Emrullah Aktaş da konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İddialara ilişkin kamuoyunun açık ve net bir şekilde bilgilendirilmesi gerektiğinin altını çizen Aktaş, “Bu milletin evlatları vatan uğruna can verirken, nice gazimiz ömür boyu taşıyacağı yaralarla yaşamaya mahkûm olurken, şehit ailelerimizin ve gazilerimizin hâlâ büyük ekonomik ve sosyal sıkıntılar içerisinde olduğu bir ortamda, terör örgütünün elebaşına ayrıcalıklı bir yaşam alanı sağlandığı yönündeki iddiaları kabul etmemiz mümkün değildir. Şehitlerimizin emanetleri olan ailelerimizin yaşadığı evlerin dahi bakım ve onarıma ihtiyaç duyduğu, bazı ailelerimizin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı bir Türkiye’de; bebek katili olarak anılan bir terör örgütü elebaşının konforu üzerinden haberlerin gündeme gelmesi bile bizleri derinden yaralamaktadır” dedi.
‘TEK HASSASİYETİMİZ HATIRALARINA SAHİP ÇIKMAK’
Aktaş sözlerini şöyle sürdürdü: “Şehitlerimizin hatırasını incitecek, gazilerimizin onurunu zedeleyecek ve milletimizin vicdanında yeni yaralar açacak hiçbir uygulamaya sessiz kalmayacağız. Bizim tek bir hassasiyetimiz vardır: Şehitlerimizin aziz hatırasına ve gazilerimizin onuruna sahip çıkmak. Şehit aileleri ve gaziler olarak devletimizin kurumlarına güvenmek istiyoruz. Ancak bu güvenin korunabilmesi için milletimizin vicdanını yaralayacak iddiaların cevapsız bırakılmaması gerektiğine inanıyoruz. Şehidimizin emaneti bizim namusumuzdur. Gazimizin onuru bizim onurumuzdur. Terörle mücadelede hayatını kaybeden kahramanlarımızın hatırasını hiçbir siyasi hesap ve hiçbir gündem tartışmasının önüne koymayacağız.”




