CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp, Genel Kurul’da yaptığı konuşmada yeni Adalet Bakanı atamasına ve yemin töreninde yaşananlara ilişkin konuştu.
Konuralp, “Yeni adalet bakanı atamasının ve dünkü yemin töreni sırasında yaşananların da gösterdiği üzere bağımsız olması gereken yargı; Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarına uymamayı anayasa ihlali olarak görmeyenlerin elinde bir aparata dönüştürülmüştür. Üstelik dünkü yemini ‘Anayasa’nın ve İç Tüzüğün amir hükümleri tartışma dışındadır’ diyerek savunan nöbetçi Meclis Başkan Vekilinin, ‘Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarına uymanın da tartışma dışı olduğu’ gerçeğine ilişkin öteden beri tek bir cümle kurmamasını da kayda geçirmiş olayım” diye konuştu.
Yargının siyasi iktidarın operasyon aracına dönüştüğünü dile getiren Konuralp, “Haliyle yargının siyasi iktidarın operasyon aracına dönüşmüş şekli, önergenin de konusu olduğu üzere çoğu zaman hukuki temeli olmayan, gerekçeleri belirsiz erişim engelleri üretmek için de kullanılıyor” ifadelerini kullandı. Konuralp, “Kamu düzeni amacıyla değil, bir korku refleksi olarak; iktidar ve destekçilerine yönelik yüzlerce haber, eleştiri, iddia erişim engelliyle karartılıyor” dedi.
“İKTİDARIN HOŞUNA GİTMEYEN HER ŞEYİ GÖRÜNMEZ KILMA ARACINA DÖNÜŞMÜŞ”
Epstein belgelerinden örnek veren Konuralp, “Örneğin, dünya Epstein belgelerini tartışıyor; ülkemizde bu belgelerle ilgili bazı haberlere ‘Milli güvenlik ve kamu düzeni’ gerekçesiyle erişim engeli getiriliyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun X hesabına erişim engeli getiriliyor. Dönem arkadaşımız DEM Parti Milletvekili Sayın Tarhan’ın X hesabına, yasama sorumsuzluğu ve dokunulmazlığı temel ilkesi ile siyaset yapma özgürlüğü yok sayılarak erişim engeli getiriliyor. Bir milletvekilinin sosyal medyadaki sesi kısılıyor; TBMM Başkanlık divanından bile ses çıkmıyor” ifadesini kullandı.
Erişim engeli kararlarının istisnai olmaktan çıktığını belirten Konuralp, “Erişim engeli kararları, istisnai bir hukuk tedbiri olmaktan çıkmış; iktidarın hoşuna gitmeyen her şeyi görünmez kılma aracına dönüşmüş durumda. Kararlara baktığımızda, ortada ne ‘ölçülülük’ var, ne ‘kamu yararı’ tartışması, ne de ifade özgürlüğüne dair en küçük bir hassasiyet” diye konuştu.
Erişim engellerinin yalnızca internetle sınırlı bir mesele olmadığını vurgulayan Konuralp, “Dolayısıyla erişim engelleri kararları sadece bir internet meselesi değil, yurttaşlarımızın bilme hakkına doğrudan müdahaledir. Bu kararlar, toplumun hafızasını silme girişimi; ‘Neyi göreceğinizi, neyi öğreneceğinizi biz belirleriz’ deme cüretidir. Ancak unutulmamalıdır ki erişim engelleri, hakikati ortadan kaldırmaz. Hakikat ne yapılırsa yapılsın karartılamaz. Erişim engelleri meselesi, tam da bu nedenle sadece hukuki bir sorun değil, siyasal ve ahlaki bir sorundur. Bu siyasi ve ahlaki sorundan ülkemizi biz kurtaracak, digital karartmayı yırtıp atacağız” dedi.
BABAOCAĞI’NA SANSÜR!
BabaOcağı’na yönelik tüm siteyi kapsayan erişim engeline karşı yapılan hukuki itiraz, İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından reddedilmişti. Ret kararıyla birlikte dosya, yasal süreç gereği İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliği’ne gönderildi.
5. Sulh Ceza Hâkimliği ivedilikle bakılması gereken dosya hakkında aylar sonra karar verdi. Bir hukuk garabetine daha imza atıldı.
www.babaocagi.com uzantılı internet haber sitesi, daha önce birçok yayın kuruluşu ve sosyal medya hesabı tarafından kamuoyuna sunulmuş bir bilgiyi haberleştirmesi nedeniyle hiçbir şekilde savunma yapma imkanı tanınmadan erişime kapatıldı.
BabaOcağı’na yönelik erişim engeli, Anayasa’nın 26. ve 28. maddeleriyle güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüğüne yönelik ağır ve orantısız bir müdahale olarak değerlendiriliyor.




