DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği Sakarya’da gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçimlere ilişkin açıklamalarını değerlendiren Babacan, önümüzdeki dönemde siyasi partilerin ve cumhurbaşkanı adaylarının sandığa hazır şekilde hareket etmesi gerektiğini söyledi.
“ARTIK SEÇİM YAKIN”
Seçim tarihinin henüz kesinleşmediğini belirten Babacan, farklı tarihlerde seçim yapılabileceğini ancak siyasi açıdan seçim atmosferine girildiğini ifade etti.
Babacan, “Mayıs 2028'de de olsa, Ekim 2027'de de olsa, Mayıs 2027'de de olsa artık seçim yakın” dedi.
Siyasi partilerin bundan sonraki süreçte vatandaşlarla daha fazla buluşması gerektiğini belirten Babacan, seçmenin sorunlarının doğrudan dinlenmesinin ve buna göre çalışma yürütülmesinin önemine dikkat çekti.
“SEÇİM DÖNEMİNE GİRMİŞ BULUNUYORUZ”
Erken seçim kararının nasıl alınacağının da önemli bir başlık olduğunu belirten Babacan, Meclis’in erken seçim kararı almasıyla Cumhurbaşkanlığı seçimindeki adaylık sürecinin farklı sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Babacan, zamanında seçim yapılması veya Cumhurbaşkanı’nın kendi yetkisini kullanarak seçimlerin yenilenmesi halinde Erdoğan’ın yeniden aday olamayacağını, Meclis’in 360 oyla erken seçim kararı alması durumunda ise adaylığının mümkün hale gelebileceğini ifade etti.
Bu nedenle önümüzdeki aylarda siyasi gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Babacan, DEVA Partisi olarak teşkilatlarıyla birlikte seçim hazırlığına başladıklarını söyledi.
“Biz DEVA Partisi olarak tüm kadrolarımızla, milletvekillerimizle, genel merkez teşkilatımızla ve il, ilçe teşkilatlarımızla artık seçim dönemine girmiş bulunmaktayız” dedi.
“2024 SEÇİMLERİNİN İRADESİ ZEDELENDİ”
Belediyelere yönelik soruşturma ve operasyonlara ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Babacan, yürütülen süreçlerin hangisinin hukuki, hangisinin siyasi gerekçeler taşıdığının kamuoyu açısından ayırt edilemez hale geldiğini savundu.
2024 yerel seçimlerinde ortaya çıkan seçmen iradesinin ardından birçok il ve ilçede yaşanan gelişmelerin sandık sonuçlarıyla örtüşmediğini belirten Babacan, bu nedenle 2024 seçimlerinin anlamının zedelendiğini söyledi.
Babacan, “Gerçekten yerel seçimlerin, 2024 yerel seçimlerinin tamamen anlamsız hale geldiği, vatandaşımızın sandık başında kullandığı iradenin tamamen dışında pek çok ilde, ilçede gelişmelerin olduğu bir dönemdeyiz maalesef” ifadelerini kullandı.
“YARGININ ÜZERİNDEN SİYASETİN ELİ ÇEKİLMELİ”
Belediyelere ilişkin dosyaların tek tek ve bağımsız biçimde incelenmesi gerektiğini savunan Babacan, yargı süreçlerine duyulan güvenin yeniden sağlanması gerektiğini söyledi.
Dosyaların birbirine karıştığını ve kamuoyunda ciddi soru işaretleri oluştuğunu belirten Babacan, bağımsız ve tarafsız bir yargı mekanizması olmadan alınan kararlara güvenilemeyeceğini ifade etti.
“Yargının üzerinden siyasetin elinin çekilmesi lazım” diyen Babacan, yargının yalnızca siyasetten bağımsız olmasının da yeterli olmadığını, aynı zamanda tarafsız çalışması gerektiğini vurguladı.
Babacan, farklı güç odaklarının da yargı üzerinde etkili olmaması gerektiğini belirterek, “Öncelikle bağımsız ama hemen arkasından da tarafsız bir yargıyla ancak bu ülkenin sorunları çözülür” dedi.
“HUKUK GÜVENLİĞİ OLMADAN EKONOMİ DÜZELMEZ”
Yargı bağımsızlığı ile ekonomik durum arasında doğrudan bağlantı bulunduğunu savunan Babacan, Türkiye’de enflasyonun düşürülmesi ve ekonominin toparlanması için öncelikle güven ortamının oluşturulması gerektiğini söyledi.
Babacan, “Ekonomi demek güven demektir. Güvenin de en önemli bileşeni hukuki güvenliktir, hukuk güvenliğidir. Hukuk güvenliği olmadan güven olmaz, güven olmayınca ekonomi düzelmez, enflasyon düşmez” diye konuştu.
Yüksek enflasyon ve hayat pahalılığının milyonlarca insanı zor durumda bıraktığını belirten Babacan, ekonomik sorunların çözümsüz olmadığını savundu.
“BİR AYDA KURUMLAR AYAĞA KALKAR”
Türkiye ekonomisinin doğru kadrolar ve uygulanabilir bir programla kısa sürede toparlanabileceğini öne süren Babacan, kurumların yeniden işler hale getirilmesi halinde bir ay içerisinde önemli bir toparlanma başlayabileceğini söyledi.
Babacan, “Türkiye’nin ekonomisi, bakın ben açık söylüyorum, bir ayda bütün kurumlar ayağa kalkar, 6 ayda ülke nefes alır. En geç 1-2 yıla da enflasyon tekrar tek haneye düşer” dedi.
Ekonomik toparlanmanın dürüst ve ehil kadrolar, iyi bir ekonomi programı ve istişareyle mümkün olduğunu belirten Babacan, en temel şartın ise adalet olduğunu vurguladı.
“Bu mümkün. Dürüst ve ehil kadrolarla mümkün, iyi bir ekonomi programıyla mümkün, istişareyle mümkün ama en önemlisi de adaletle mümkün” ifadelerini kullandı.




