Güncel

Aziz İhsan Aktaş davasında ikinci gün! İşte son durum...

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen “Aziz İhsan Aktaş suç örgütü” davası bugün CHP'li başkanların savunmalarıyla sürdü. Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'in savunması duruşmaya damga vurdu. 8 Temmuz 2025 tarihinde tutuklanan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar 204 gün sonra ilk kez hakim karşısında savunma yaptı. Mahkemenin seyirci kararı tepki çekti ancak karar daha sonra geri alındı. İşte detaylar...

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün başlayan “Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü” davası bugün devam edecek. 13 Ocak 2025’teki şafak operasyonuyla başlatılan soruşturmanın ilk duruşması dün Silivri Cezaevi yerleşkesindeki büyük salonda görüldü. 200 sanıktan 33’ü tutuklu yargılanıyor. Duruşmada bugün, tutuklu belediye başkanlarının savunmalarıyla başladı.

İddianamenin okunmasıyla tamamlanan ilk günün ardından, bugün duruşma yeniden başladı. İlk savunmayı Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar yaptı.

Sıra Kurum Adı Soyadı Sorgu Durumu
1 ADIYAMAN BELEDİYESİ Ceyhan KAYHAN İFADESİ TAMAMLANDI
2 CEYHAN BELEDİYESİ Kadir AYDAR İFADESİ TAMAMLANDI
3 SEYHAN BELEDİYESİ Celal TEKİN
4 SEYHAN BELEDİYESİ Oya TEKİN
5 SEYHAN BELEDİYESİ Özcan ZENGER
6 SEYHAN BELEDİYESİ Tekin SÖNMEZ Sırada Bekliyor
7 SEYHAN BELEDİYESİ Zeydan KARALAR İFADESİ TAMAMLANDI
8 BELTAŞ A.Ş. Önder GEDİK Sırada Bekliyor
9 AVCILAR BELEDİYESİ İbrahim KOÇYİĞİT Sırada Bekliyor
10 AVCILAR BELEDİYESİ Utku Caner ÇAYKARA Sırada Bekliyor
11 ESENYURT BELEDİYESİ Adnan ACAR Sırada Bekliyor
12 ESENYURT BELEDİYESİ Ali Fırat BAYCAN Sırada Bekliyor
13 ESENYURT BELEDİYESİ Cem Alper AKYÜZ Sırada Bekliyor
14 ESENYURT BELEDİYESİ İbrahim Halil ÇALIŞ Sırada Bekliyor
15 ESENYURT BELEDİYESİ Mehmet ŞİMŞEK Sırada Bekliyor
16 ESENYURT BELEDİYESİ Mert ÇELİK Sırada Bekliyor
17 ESENYURT BELEDİYESİ Mustafa YOLCU Sırada Bekliyor
18 ESENYURT BELEDİYESİ Müzeyyen KARAKAŞ Sırada Bekliyor
19 İSFALT Burak SIRALI Sırada Bekliyor
20 İSFALT Mehmet KARATAŞ Sırada Bekliyor
21 İSFALT Oktay AKTAŞ Sırada Bekliyor
22 İSFALT Rana UYSAL Sırada Bekliyor
23 İSFALT Sencer HACIOĞLU Sırada Bekliyor
24 BEŞİKTAŞ BELEDİYESİ Ali Rıza YILMAZ Sırada Bekliyor
25 BEŞİKTAŞ BELEDİYESİ Buse Gül ABACI Sırada Bekliyor
26 BEŞİKTAŞ BELEDİYESİ Çağdaş ATEŞÇİ Sırada Bekliyor
27 BEŞİKTAŞ BELEDİYESİ Erhan DAKA Sırada Bekliyor
28 BEŞİKTAŞ BELEDİYESİ Kazım Gökhan YAMALIÇ Sırada Bekliyor
29 BEŞİKTAŞ BELEDİYESİ Mehmet ATAŞ Sırada Bekliyor
30 BEŞİKTAŞ BELEDİYESİ Rabil ARTAN Sırada Bekliyor
31 BEŞİKTAŞ BELEDİYESİ Paşa AKPOLAT Sırada Bekliyor
32 BEŞİKTAŞ BELEDİYESİ Remzi TUTUŞ Sırada Bekliyor
33 BEŞİKTAŞ BELEDİYESİ Taner ÇUKADAR Sırada Bekliyor
34 BEŞİKTAŞ BELEDİYESİ Gülşah OCAK Sırada Bekliyor

ÖZGÜR ÖZEL SİLİVRİ'DE

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ile birlikte Silivri yerleşkesine geldi.

Loading...

MAHKEME BAŞKANI KARARINI GERİ ALDI

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Aziz İhsan Aktaş davasında, mahkeme başkanı görüntü çekildiği gerekçesiyle salona artık izleyici alınmayacağını söyledi.

Mahkeme başkanı daha sonra Ali Mahir Başarır ve Özgür Çelik’e “Sizden söz aldım, bir tek görüntü dahi dışarı çıkarsa, bunu avukat bile yapsa bundan sonra hiçbir izleyici salona alınmayacak” diyerek kararını geri aldı.

ZEYDAN KARALAR: BELEDİYE BAŞKANLARININ İHALE VERME YA DA ALMADA ROLLERİ YOKTUR

8 Temmuz 2025 günü tutuklanan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, ilk kez hâkim karşısında savunma yaptı:

9 yaşından beri çalışarak harçlığını çıkaran biriyim. 1980’den beri yöneticiyim. Bunları neden anlatıyorum? Çünkü çalıştığım her yerde, bu devlette sorumluluk almış biriyim. Birinin torpiliyle değil, kademe kademe geldim. Göreve atandığımda, ‘Bu görevi ne kadar iyi yapıyor?’ denildi ve bir sonraki göreve layık görüldüm.

2014’te Seyhan Belediye Başkanı oldum. O dönemde bir temizlik şirketi vardı. Seyhan Belediyesi’nde o kadar düzgün işler yaptım ki bir sonraki dönemde, ‘Zeydan Karalar Belediye Başkanı olsun’ dediler. Az önce savunma yapan Özcan da o dönem temizlik şirketinde çalışıyordu. Öğle temizlik yapıyorduk; aşağıdaki mahallelerde de, ‘Sen böyle temizlik yap, hep belediye başkanı seçeriz’ diyorlardı.

2019’da belediye başkanı oldum ve baktım ki durum felaket: Belediye gerçekten batmıştı. Geliri, borcun dörtte biri kadardı ve 240 haciz dosyası vardı. Biz, pandemi ve depreme rağmen beş yılda 350 haciz dosyasının tamamını kapattık.

Adana’da sevilen, takdir edilen ve dürüstlüğüne inanılan biri hâline gelen Zeydan Karalar bugün karşınızda yargılanıyor. Borçları 836 milyon dolardan almışız, 236 milyon doların altına düşürmüşüz.

Baki Nugay ifadelerinde, ‘Rüşvete aracılık etmedim, rüşvet de almadım. Aktaş, benim Seyhan Belediyesi’ndeki dönemimde resmî ya da gayriresmî ortağım değildi’ diyor.

Belediye başkanları ihale verdi, ihale aldı; bu yeni bir moda oldu herhâlde. Belediye başkanlarının ihalelerde rolleri yoktur.

"BEN ADANALIYIM SİLİVRİDE NE İŞİM VAR"

2019’dan sonraki bir dosyada ben neden dâhilim, neden buradayım? Ben Adanalıyım, Silivri’de ne işim var? Ben Adanalıyım, kimseye bağlı değilim.

Aktaş, etkin pişmanlıktan yararlanıyor ve tahliye ediliyor; hemen ardından Baki Nugay da tahliye ediliyor.

Uzun zamandır ablamı görmüyordum. İstanbul’daki bir etkinlikten sonra Gebze’ye gidip ablamı gördüm. Bana börek yapmıştı; o böreği yiyemeden gözaltına alındım.

Hiçbir yükleniciyi mağdur etmedik. Seyhan Belediyesi’nden bütün resmî belgeleri istettik. Orada da hak ediş ödemelerinin düzenli yapıldığını gördük ve mahkemenize sunduk. Ödemelerin tamamının her ay düzenli yapıldığı bir ortamda, ne diye gelsin?

Biz hemen tutuklandık tabii. İddianameyi okuyunca yine şok oldum. Diyor ki: ‘Suç örgütüne ait firmaya, Seyhan Belediyesi’nden aldığı ihale kapsamında örgüt yöneticisinin çok ödeme aldığı görülmüştür. Örgüt lideri Baki Nugay baskıyla fazla hak ediş ödemiştir.’

"BEN YARGILANMAKTAN KORKAN BİR İNSAN DEĞİLİM BURADAKİ KİMSE DE DEĞİL"

Bir iddia var; bu iddianın doğru olmadığı ortaya çıkıyor ama tutukluluğumun devamına karar veriliyor. Bunun üzerine iddia makamı başka bir yol çıkarıyor.

Dosyada bizimle ilgili neler var, bizim bildiklerimizin dışında ne var diye incelerken iki ilginç taslakla karşılaştım. Birincisi: ‘Zeydan Karalar bana ödeme yapmadı, hak edişlerimi almak için Özcan Zenger’le görüştürdü.’ Belli ki görüşmemişiz; bu dikkate alınmıyor. İkincisi: ‘Birikmiş hak edişlerimi almak için Zenger’le görüştük’ deniyor; bu da dikkate alınmıyor.

Zeydan Karalar yedi aydır tutuklu, sekizinci aya giriyoruz. Bunu kabul etmek mümkün değil. Ben yargılanmaktan korkan bir insan değilim; buradaki kimse de değil. Gerek Seyhan gerek Adana başkanlığımda, birinin şikâyeti olduğunda savcılığa ihbarda bulunmuş bir insanım. Yıllarca belediyecilik yapmış biriyim; işlerimi düzgün yaparım.

Savcılık makamının Nugay’ın ifadelerine itibar etmemiş olmasına rağmen ben yedi aydır tutukluyum. Kaçma şüphesi var deniyor. Soruyorum: Hangi görevli, savcılığa çağırıldığında ifade vermez?

Üç belediye daha var; ikisi görevde. Kütahya’da dosya tefrik edildi. Ben tutukluyum, Adanalı kardeşlerimden ayrıyım.

"YARGILANDIĞIM BU DAVA İNANIYORUM İLERDE HUKUK FAKÜLTELERİNDE DERS OLACAK"

Yargılandığım bu davanın, ileride hukuk fakültelerinde ders olarak okutulacağına inanıyorum. Ben suçsuzum. Öncelikle tahliyemi, nihayetinde ise beraatimi talep ediyorum.

MAHKEMEDE GERGİN ANLAR

Aziz İhsan Aktaş’ın avukatı Celal Tekin’e, “Bu kadar tehdit varken, emniyete neden intikal ettirmediniz?” diye sordu.

Tekin, “Adana’nın yapısını bilmeniz gerek, ben de erkeksi duygularımla hareket ederek yüz yüze görüştüm kendisiyle, daha da ileri gitseydi savcılığa intikal ettirirdim.” dedi.

Aziz İhsan Aktaş, Tekin'e, "Kendisiyle görüşmek için aracılar koyduğumu söyledi. Bunların kimler olduğunu söyleyebilir mi?", "Normal bir insan eski mi, yeni borcunu mu öder?" dedi.

Tekin, bu sorulara karşılık, "Kendisi eşimle görüşmek için siyasileri, bütün tanıdıklarımızı seferber etmiş. Eşime ulaşamayınca siyasileri ve bir sürü insanı koydu. Eşimin de dediği gibi bir düğmeye basınca ödenmiyor. Bir görüşmeyle 75 milyon para mı ödenir? Buna kim inanır?" cevabını verdi.

"BİR SİYASİ PARTİ DIŞINDA GÖZALTI, TUTUKLAMA, DAVA VAR MI?"

Oya Tekin’in eşi Celal Tekin, savunmasında şu ifadeleri kullandı:

Rüşvet aldığımı, para verdiğimi, suçlar işlediğimi iddia ediyorlar. Bu iddiaların bir savcı ve bir hukukçu tarafından dile getirilip ciddiye alınması gerçekten ilginçtir. Ben, öncesinde Aziz İhsan Aktaş’ı tanımam. Kendisi gerek Ankara’da gerekse Adana’da, eşimi tanıyan siyasetçileri, arkadaşlarını ve meslektaşlarımızı araya sokarak tanışmak istemiştir. Eşimle bu fırsatı bulamayınca, bu kez benimle görüşüp tanışmak istemiştir.

Ben, yaptığım araştırmalarda kendisinin Yargıtay, Elazığ, Kütahya, Isparta, Aydın gibi ağırlıklı olarak AK Partili kurum ve kuruluşlarla çalıştığını, Cengizler’le ortak olduğunu öğrendim. Bu süreçte kendisiyle görüştüm ve tanıştım. Bu tanışmada sadece gelerek, yakınlarının belediyede alacakları olduğunu ve bu alacakları alamadıklarını belirtti. Ben de belediye işlerine karışmadığımı ifade ederek kendisini belediyenin ilgili birimlerine yönlendirdim.

Sonrasında Aziz İhsan Aktaş beni arayarak, alacakları konusunda ısrarcı taleplerde bulundu. Bana ödeme yapılmadığına ve bu işin böyle devam etmeyeceğine dair mesajlar iletti. Ben de sürekli olarak, ortada şahsi bir borcumun olmadığını, ödemenin belediyeden talep edilmesi gerektiğini söyledim.

Ankara’yı çok bilmem. Kendisinin belirlediği bir yerde kısa süreli bir görüşme yaptık. Bana, yakınlarının zor durumda olduğunu, ödeme almaları gerektiğini, şirketlerinin batma aşamasına geldiğini ve sabırlarının da sonuna geldiğini ifade etti. Ben ise kendisine, Oya Hanım’ın yeni göreve başladığını, belediyelerin mali güçlüklerinin herkes tarafından bilindiğini; buna rağmen elemanını sürekli göndererek olay çıkardığını ve bunu engellemesi gerektiğini söyledim. Yasal alacaklar varsa mutlaka alınacağını, bunun da yöntemlerinin belli olduğunu ifade ettim.

Bu görüşmenin ardından İller Bankası’na gittim. Yaklaşık iki saat boyunca birim müdürüyle görüştüm. Bu görüşmem sırasında, girişte danışmanlığa kimlik bilgilerim verilerek kaydım yapılmıştır. Bu durum oradan tespit edilebilir. Tüm bu bilgileri, dosyada gizlilik kararı varken ve HTS kayıtları yokken, ilk ifademde açıkça belirttim.

Savcılık ise bu görüşmeyi bambaşka yönlere çekerek, eşimin bilgisi ve yönlendirmesi olmayan bir görüşmeden; hem anlaşma, hem para alma, hem de belediyeden ödeme yaptırma sonucu çıkarmıştır. Bu konu, akla, mantığa ve hukuka aykırı olmasına rağmen çirkin bir metne dönüştürüldüğü için hepsine tek tek cevap vermek istiyorum.

Ne ben ne de eşim, birbirimize talimat verir ya da yönlendirmede bulunuruz. Zaten dosya kapsamına bakıldığında da eşimle görüşüldüğüne ya da bir anlaşmaya varıldığına ilişkin hiçbir iddia bulunmamaktadır. Eşimin ismi, iddianamede ve ifadelerde yalnızca bir parantez içerisinde geçmektedir. Bu parantezin, iddia sahibi tarafından kurulamayacağı ve düşünülemeyeceği; tamamen sonradan eklenen ve belediye başkanlığından alınma amacı taşıyan bir unsur olduğu, en basit hukuk bilgisine sahip kişiler tarafından dahi anlaşılabilir.

"TARİHE NOT DÜŞEN BİR DAVADA, BUNUN KARŞINIZDA SANIĞI OLARAK BULUNUYORUM"

Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'in savunmasından öne çıkanlar:

Bir hukukçu olma gayesiyle, tarihî davalar her zaman dikkatimi çekmiştir. Hukuk devleti anlayışı açısından tarihe not düşen davaları, hukuki anlamda değerlendirilen notları hep önemsedim.

Yemek yemedik, avukatımızı göremedik. Çay istedik, o bile verilmedi. Hatta salonda suyumu unutmuşum; tansiyonum düştü. Eğer dün savunma sırası bana gelseydi, zaten konuşamayacaktım.

Akşam koğuşa gittik. Koğuşta kadınlar beni karşıladı. “Başkanım” dediler, “400 yılı yayınlanan bir suç örgütü lideri, makam arabasıyla ve korumalarla gelmiş.” Gözümden yaş aktı.

Buradan çıkarken cezaevinde, aracın içinde küçük bir bölüme beni koydular. Aslında oraya girmeme gerek yoktu, dedim; ancak “Talimat böyle” dediler. Dışarıdan bir ses duydum: “Bu bir canlı tabut.” Bizi canlı tabuta koyuyorsunuz.

Biz onurlu insanlarız; onurumuzla yaşıyoruz. Benim arkamda üç evladım var, beni izliyorlar. Onlara miras bırakacağım tek şey onurumdur.

Tarihe not düşen bir davada, bunun karşınızda sanığı olarak bulunuyorum.

Ben, Adana’nın seçilmiş ilk kadın belediye başkanıyım. Bu makama çalışarak, emeğimle geldim. Kimse bana evimde otururken “Gel, belediye başkanı ol” demedi. Yıllardır verdiğim hak ve hukuk mücadelesiyle bu noktaya geldim.

Adliyeye götürürlerken çekilen o meşhur görüntü var ya sıraya dizilmiş halde. Orada çekilen o görüntünün fotoğrafını odana asacağım ve ben de bu hukuksuzluğu yaşadım diyeceğim

"VERESİYE RÜŞVET Mİ OLUR?"

Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar'ın savunmasından öne çıkanlar:

Ben, 2024 yılı Mart ayında Ceyhan Belediye Başkanı seçildim. Aziz İhsan Aktaş ve yakınlarının, belediyelerden aldığı herhangi bir ihale olmadığı gibi, benim dönemimden önce yapılmış ihalelerin de devamı söz konusu olmamıştır. Aziz İhsan Aktaş ve akrabalarının, 2024 yılında belediye başkanı seçildikten sonra benim dönemimde aldığı herhangi bir ihale bulunmamaktadır ve devam eden bir ihale de yenilenmemiştir.

İhsan Aktaş ve yakınlarının şirketlerine yapılan ödemeler usulüne uygun şekilde gerçekleştirilmiştir. Şöyle ki; aynı tarihlerde başka firmaların da belediyeden alacakları ödenmiştir. Aktaş ve yakınlarının şirketlerine yapılan ödemeler özel ya da ayrıcalıklı ödemeler değildir. Belediyeden alacağı bulunan diğer firmalar da aynı şekilde ödemelerini almıştır.

Aktaş, değeri 4 milyon TL olan bir daireyi 20 milyon TL’ye aldığını söyleyerek rüşvet verdiğini iddia etmektedir. Ancak yine Aktaş’ın, babamla ev pazarlığı yaptığını iddia ettiği 25–26 Temmuz tarihlerinde, akrabalarının şirketlerinin belediyeden olan toplam alacağı sadece 1,5 milyon TL’dir. Tapunun alındığı Ağustos ayında da yine alacak tutarı 1,5 milyon TL’dir.

Aziz İhsan Aktaş, Kasım ayında 300 bin dolar verdiğini iddia etmektedir. O tarihte ise şirketlerinin belediyeden bir kuruş dahi alacağı bulunmamaktadır. Bir insan 1,5 milyon TL alacağı için 20 milyon TL ödeme yapar mı? Kasım ayında hiçbir alacağı olmayan bir şirketin tahsili için 300 bin dolar verir mi? Temmuz ayında yapılan bir ödemenin rüşveti dört ay sonra mı ödenir? Yani veresiye rüşvet mi olur?

Savcılığın yaptığı araştırmalar sonucunda, iddianamede de belirtildiği üzere, bir dairenin değerinin 7,5 milyon TL olduğu tespit edilmiştir. Yine savcılığın yaptığı değer tespitine göre, bu iki dairenin toplam değerinin 15 milyon TL olduğu belirlenmiştir. Bu daireler iki bağımsız bölümden oluşmakta olup, tek daire hâline getirilmiş, son derece lüks, özel tasarım ve full eşyalı dairelerdir.

Savcılığın dahi iddianamesinde, çıplak hâliyle toplam 15 milyon TL olarak belirttiği bu daireler, babam tarafından full eşyalı ve özel tasarımlı hâliyle Aziz İhsan Aktaş’a 15–16 milyon TL bedelle satılmıştır. Aziz İhsan Aktaş ise ifadesinde bu daireleri 20 milyon TL’ye satın aldığını söylemiştir. Bu 20 milyon TL’yi de tapuda 4 milyon TL, ayrıca 6 milyon TL ve 300 bin dolar olmak üzere ödediğini iddia etmektedir.

"DOSYADA O KADAR ÇOK YALAN SÖYLENMİŞ Kİ"

Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan savunmasında "Dosya da o kadar çok yalan söylenmiş ki..." diyerek tepki gösterdi. Halk TV Muhabiri Gamze Altunay'ın aktardığı bilgilere göre Kayhan savunmasında şu ifadeleri kullandı:

Hayatım boyunca pek çok belediyede çalıştım.

20 yıllık belediyecilik tecrübemle, 2024 yılında Karabağ’dan aday gösterilmeyince Abdurrahman Tutdere ile çalışmak için Adıyaman Belediyesi’nde göreve başladım. Deprem sonrasında faydalı olacağımı düşündüm.

Yıllardır tanıdığım bir arkadaşla (Savaş?) aramızdaki para alışverişi, iftirayla rüşvet alışverişine dönüştürüldü.

5 Temmuz sabahı polislerin beni araması üzerine belediyeye gittim; kendi isteğimle giderek gözaltına alındım.

4 Temmuz sabahı beni aradı, İzmir’de tutuklanan bir arkadaşımız için avukat parası konusunda yardım istedi.

Rüşvet vermiş olsaydım parayı iade ederdi; ancak geri dönüşte o parayı aldı.

Dosyada o kadar çok yalan söylenmiş ki…

***

Aktaş’ın 82 ayrı suçtan yargılandığı davada hakkında toplam 704 yıl hapis cezası isteniyor. Tutuklu belediye başkanları ise 4 ila 12 yıl arasında değişen cezalarla yargılanıyor.

SAVCILIĞIN SUÇ ÖRGÜTÜ DEDİĞİ AKTAŞ KORUMA ORDUSU İLE GELMİŞTİ

Dünkü duruşmada kimlik tespitleri yapıldı. “Çete lideri” olarak suçlanan ancak tutuksuz yargılanan Aziz İhsan Aktaş, salona koruma eşliğinde geldi. Mesleğini “iş insanı”, gelirini 250 bin TL olarak beyan etti. Tutuklu CHP’li belediye başkanları ise cezaevinden getirilerek salona alkışlarla girdi.

Duruşma sonunda Aktaş, hâkim ve savcıların kullandığı özel kapıdan çıkarak salonu terk etti. Bu durum, milletvekillerinin ve sanık avukatlarının tepkisini çekti. CHP Milletvekili Mahmut Tanal, “704 yıl hapisle yargılanan biri VIP girişten adliyeye giriyor. Bu hukuk değil, ayrıcalık düzenidir” dedi.

DOSYALARIN AYRILMASI REDDEDİLDİ

Mahkeme heyeti, avukatların duruşma kayıtlarının basınla paylaşılması, yetkisizlik ve dosyaların ayrılması yönündeki tüm taleplerini oy birliğiyle reddetti. Avukatlar, bazı belediye başkanlarının dosyalarının başka illerde görülmesi gerektiğini savundu.

CANLI YAYIN TARTIŞMASI DA YAPILDI

MHP’li Feti Yıldız “keşke duruşma canlı yayınlansa” diyerek ilk duruşma öncesi sosyal medya paylaşımı yaptı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel de MHP'den gelen bu hamle için artık Meclis'te bir adım atılması gerektiğini söyleyerek yanıt verdi.