İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve kamuoyunda “Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü” davası olarak bilinen duruşmalar, 27 Ocak’ta Silivri'deki Marmara Cezaevi kampüsünde başladı.
Duruşma, Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Halil Çalış’ın savunmasıyla başladı. Çalış'ın savunmasının ardından Esenyurt Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Mehmet Şimşek’in savunmasına geçildi. İşte duruşmada yaşananlar...
EMEKLİ OLACAKTIM MADDİ ZORLUĞU OLUNCA İSFALT'A GİRDİM"
İsfalt eski genel müdür yardımcısı Mehmet Karataş, savunmasını tamamladı. Karataş'ın ardından Eski İsfalt muhasebe Müdürü Oktay Aktaş'ın savunmasına geçildi. "Tansiyonum yükseldi kusura bakmayın ilk defa böyle bir savunma veriyorum" diyen Aktaş, "Bana atfedilen suçun kendi meslek yasalarımda da hitap edildiği için ne olduğunu 25 yıldır bilen bir insanım. Zaten meslek mensup olmanın şartlarından biridir ihale fesat karıştırmamak. Aslında emekli olacaktım onu bekliyordum, ama tyt yasasının çıkması biraz gecikince ve maddi zorluğu olunca İsfalt'a girdim Görev yaptığımız sürede kanuna bağlı kalmaya çalıştım onun çerçevesinde görevlerimi icra etmeye çalıştım. Zaten ben kanun çerçevesinde görev yapan bir insanım.
Görevim gereği beş tane ihaleden mali üye olarak görevlendirildim ve görevimi titizlikle ve kanununu çerçevesinde yapmaya çalıştım bu beş ihale birisi araç alım hizmeti ihalesi diğerleri de asfalt ihalesi olmak üzere beş tane. Bu ihaleler açık ihale usulünde yapılmıştır yani herkes girebilir açık ihaleye istisna olmayan bir yöntemle yaptık. Bu görevlendirme zorunlu ve tercihe bağlı olmayan ve görevlendirme. Ben de mali İşler müdürü olmam sebebiyle asil üye olarak zorunlu görevlendirildim, farklı bir insiyatif kullanmam hiçbir zaman mümkün değildir. Bilanço ile ilgili kısım ihale sonrası ihale belgeleri hazırlandığında ortaya çıkardı" diye konuştu.
"TUTUKLU BULUNDUĞUM SÜREÇTE YÜZ FELCİ GEÇİRDİM"
Karakaş'ın savunmasının ardından Eski İsfalt Genel Müdürü Burak Sırali'nin ifadesine geçildi.
Sırali, dava konusu ihalelerin serim işlerinin alt taşeron ihaleleri olduğunu söyledi. İhalelerin açık usulle yapıldığını söyleyen Sırali, "Bu ihalelerde herhangi bir ihale fesat ya da kamu zararı unsuru tespit edilememiştir. Bilirkişi raporunda tespit edilen iki husus da mevzuata uygun ihalenin saatini etkilemeyen hususlardır. Bunlar ihaleye fesat karıştırmayı etkileyebilecek bulgular değil rapor bu yönde. mevzuata uygun davranılan bir yerde sorun görmemem normaldir. İhale maliyet bilgilerinin Aziz İhsan Aktaş‘la paylaşılması tek eylem olarak bilirkişi raporunda yer almaktadır. ona gönderilen not ise benim el yazımla yazılmamıştır bunun ortaya çıktığı raporu mahkemeye sunduk.
Paylaşma suçunu benim işlemediği konusunda daha yapabileceğim hiçbir şey yok. Aziz İhsan Aktaş ve Mustafa Mutlu’nun serbest olduğu yerde biz altı aydır tutukluyuz İhale sonrasında kendisiyle görüşmüşümdür bu görüşme öncesinde kendisini de hiçbir tanışıklığım ya da konuşmam olmamıştır. Aziz İhsan Aktaş’ın avukatlarının dosyaya sunduğu raporda da ihalelerin uygun şekilde yapıldığı yazmaktadır. Tutuklu bulunduğum süreçte yüz felci geçirdim o yüzden konuşmakta zorlanıyorum bu cezaevi revir raporlarında da bulunmaktadır. Üniversiteye hazırlanan oğlum var ama elim kolum bağlı ona hiçbir şekilde destek olamıyorum. Bu durumu içime sindiremiyor ve gururuma yediremiyorum öncelikle tahliyemi daha sonra beraatımı talep ediyorum" diye konuştu.
"6 VE 13 YAŞINDA ÇOCUĞUM VE BAKIMIMA MUHTAÇ ANNEM VAR"
Yolcu'nun ardından Müzeyyen Karakaş savunmasını yaptı. Karakaş, "İhale komisyonunda imza sırası isim listesine göre belirlenir. İhalede imzacı olmamın tek sebebi budur. 6 ve 13 yaşında çocuğum var hasta ve bakımıma muhtaç annem var. Tahliyemi talep ediyorum" açıklamasında bulundu.
SUÇLAMALARI REDDETTİ, BERAATINI İSTEDİ
Çelik'in ardından, emekli Esenyurt Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Mustafa Yolcu, kürsüye gelerek savunma yaptı. Yolcu, üzerine atılı suçlamaların reddetti. Önce tahliyesini, ardından da beraatıni talep etti.
"İDDİANAMEDE YER ALAN İFADE BENİ DE ŞAŞIRTTI"
ESPAŞ personeli Mert Çelik ifadesinde, "İhale sürecine ilişkin hiçbir evrakın hazırlık aşamasında yer almadım; bu, katıldığım ilk ihaleydi. Söz konusu tarihte hastanede olduğum için ihaleye şahsen katılamadım, yerime başka biri katıldı. İddianamede tarafıma yöneltilmiş herhangi bir sevk maddesi bulunmamaktadır. Hakkımda isnat edilen rüşvet suçunu işlemediğime ve kovuşturmaya yer olmadığına dair savcılık kararı mevcuttur. Buna rağmen yaklaşık 13 aydır tutukluyum. Dört yaşında bir kızım var; bu süreçte hem ben hem de ailem ciddi şekilde yıprandık" dedi.
Savunmanın ardından söz alan Ahmet Özer’in avukatı Hüseyin Ersöz, Çelik’e, isnada konu ihale sürecinde Ahmet Özer’in herhangi bir telkin, baskı yada yönlendirmesiyle karşılaştınız mı?" diye sordu.
Çelik bu soruya, “Hayır Ahmet Özer tarafından hiçbir şekilde bir telkin ve baskıyla karşı karşıya kalmadım” dedi. Av Hüseyin Ersöz, “Soruşturma aşamasında, Ahmet Özer’in aleyhine beyanda bulunmanız için bir baskı ya da telkinle karşılaştınız mı?” diye sordu.
Mert Çelik cevaben; “Yönlendirici olarak bir tek 'Ahmet özer Kürt olduğu için Kürtlere ihaleleri veriyordu değil mi?' o soru geldi. O soruya da 'hayır' dememe rağmen ifadem dışı bir ifade iddianamede yer aldığını gördüm, iddianameyi görünce şaşırdım” şeklinde karşılık verdi.
“OĞLUM OKULA YENİ BAŞLADI, ÖĞRENİP ÇEKTİĞİ ÇİZGİLERLE BABASININ ŞAFAĞINI SAYIYOR”
Duruşma Esenyurt Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Mehmet Şimşek'in savunmasıyla devam etti. Belgede mevzuata aykırı bir durum olmadığını savunan Şimşek, ihaleye fesat karıştırmakla suçlandığı ihalelerde de bir suç işlemediğini söyledi.
Şimşek savunmasının devamında, “İhalede imzası bulunanların bir kısmı cezaevindeyken, bir kısmı görevinin başında” diyerek duruma tepki gösterdi. Oğlunun okula yeni başladığını söyleyen Şimşek, “Oğlum okulda öğrenip çektiği çizgilerle babasının şafağını sayıyor. Bir baba olduğumu, bir ailem olduğunu, bir dosya numarasından oluşmadığımı ve bir suç işlemediğimi bilmenizi isterim. Ben bir suça karışmadım, etik ilkelerine aykırı bir işin içinde olmadım” dedi.
"35 SANİYEDE NE KONUŞMUŞ OLABİLİRİZ?"
Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Halil Çalış savunmasında, "Bilirkişiler benim sorumluluğum olmadığını belirtmiş ama tutukluyum. 1 Ocak'ta ihaleyi başlatan kayyum ve ortakları. Eğer ortada bir sorun varsa süreci başlatan diğerleri niye burada değil, ortada bir sorun yoksa biz niye buradayız? Aziz İhsan Aktaş ile 35 saniyelik telefon görüşmem olmuş biriyle aynı yerde sinyal vermişim, bir başkası şartname verilirken gördüğünü söylemiş biri de 'ihalede olmak istemiyorum' demiş hepsi bu. Aziz İhsan Aktaş daha önceki dönem belediyeden ihale almış biridir. Beni arayıp 'hayırlı olsun' demesi normaldir 35 saniyede ne konuşmuş olabiliriz?" dedi.
Çalış, kalp ve akciğer rahatsızlığının tutuklu kaldığı süreçte ilerlediğini belirterek Adli tıp kurumu muayenesinde infazının 6 ay ertelemesi yönünde karar çıktığını söyledi. Çalış, “İhaleye onay veren bakanlık onlar niye yargılanmıyor madem sorun varsa” diye konuştu.
Duruşmada bugün; Esenyurt Belediyesi’nden ve İsfalt’tan tutuklu isimlerin savunmalarının alınması bekleniyor.
İlk gün kimlik tespitiyle başlayan duruşma 28 Ocak'ta sanıkların savunmalarıyla devam etti. Davanın dünkü duruşmasında da tutuklu CHP'li belediye başkanları ve belediye yöneticilerin savunmaları dinlendi. Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Avcılar Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Daka, Avcılar Belediyesi çalışanı İbrahim Koçyiğit savunması tamamlandı.