Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya, Halkların Demokratik Partisi (HDP) hakkında açılan kapatma davasının son durumuna ilişkin soruları yanıtladı.
Özkaya, “Teknik anlamda dosyada sona gelindiğini söyleyebiliriz. Yani tamamlanma sürecine yaklaşılmış durumda. Başka bir ifadeyle Anayasa Mahkemesi tarafından esas incelemesine başlanmasına gelme aşamasındayız. Çok uzun zaman almadan değerlendirme yapılabilecektir” dedi.
AİHM’İN DEMİRTAŞ KARARINA İLİŞKİN AÇIKLAMA
Başkan Özkaya, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)’in Selahattin Demirtaş ile ilgili ihlal kararına ilişkin de açıklamalarda bulundu:
“AYM olarak, AİHM’in verdiği ihlal kararlarının gereğinin yerine getirilmemesi üzerine yapılan başvurularda işin esasını inceliyoruz. İhlal kararının niteliğine de bakarak, eğer gerçekten gereği yerine getirilmemişse ihlal kararı veriyoruz. Bizim, AİHM’in ihlal kararlarının yerine getirilmesini sağlama yetkimiz yok. Bu nedenle değerlendirmelerimiz farklı yorumlanabiliyor. Kararlarımıza bakarak değerlendirme yapmak daha doğru olur.”
ANAYASA’NIN NİHAİ YORUM YETKİSİ AYM’DE
Özkaya, Anayasa’nın yorumlanması konusunda da önemli bir açıklama yaptı:
“Anayasa’yı nihai olarak yorumlama yetkisi, yani Anayasa’nın ilgili maddesinin ne anlama geldiğini söyleme yetkisi nihai olarak Anayasa Mahkemesi’ne aittir. Dolayısıyla bireysel başvuruya konu kararda önceki yargı yerlerince yapılan anayasal yorumlar, AYM’nin yorumu ile çelişirse, AYM’nin yorumu geçerli olacaktır.”
Özkaya, Can Atalay'la ilgili şunları söyledi:
Anayasa Mahkemesi'nin Can Atalay ile ilgili vermiş olduğu 3 kararı bulunmaktadır. Anayasa Mahkemesi üyesi olarak bahse konu kararlarda yargısal görüşümüzü ifade ettik. Can Atalay'ın milletvekili olarak yargılanmasının özel usule tabi olduğunun ve Anayasa Mahkemesi'nin Anayasa'nın 14 ve 83. maddeleri yorumu çerçevesinde milletvekili sıfatı devam ettiği sürece yargılamanın durması gerektiğinin ifade edildiği iki kararın altında imzam var. Oradaki yargısal görüşüm bu. Üçüncü karar ise karar verilmesine yer olmadığına şeklindeydi. Ben orada teknik sebeplerle Anayasa'nın 84 ve 85. maddelerindeki hükümleri gözeterek Anayasa Mahkemesi'nin işin esasını inceleyemeyeceğini, karar verilmesine yer olmadığına şeklindeki kararın da aslında işin esasına ilişkin bir karar olduğunu değerlendirdiğim için karşı oy kullandım. Ama Mahkememiz çoğunluğu önceki verilen iki ihlal kararını da gözeterek farklı yorumladı. Esasa girerek karar verilmesine yer olmadığı yönünde bir karar tesis etti."