Güncel

Atakan Sönmez'den hakkındaki iddialara yanıt!

Atakan Sönmez, Cumhuriyet gazetesinden zimmetine para geçirdiği ve Kartal Belediyesi'nde fiilen çalışmadan maaş aldığı iddialarına yanıt verdi. Sönmez, "'Haksız kazanç elde etti' denilen iddiada ben hak kaybına uğrayan tarafım. Ortada bir zimmet suçu varsa soruşturmanın sonucunda yapılması gereken suç duyurusunda bulunmaktır. Benimle ilgili herhangi bir suç duyuruları yok. Bahsedildiği gibi bir zimmet, dolandırıcılık suçu olsaydı savcılığa verilirdi" dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanlığına getirilen Atakan Sönmez, Cumhuriyet gazetesinden zimmetine para geçirdiği ve Kartal Belediyesi'nde fiilen çalışmadan maaş aldığı iddialarına yanıt verdi. Sönmez, "'Haksız kazanç elde etti' denilen iddiada ben hak kaybına uğrayan tarafım. Ortada bir zimmet suçu varsa soruşturmanın sonucunda yapılması gereken suç duyurusunda bulunmaktır. Benimle ilgili herhangi bir suç duyuruları yok. Bahsedildiği gibi bir zimmet, dolandırıcılık suçu olsaydı savcılığa verilirdi" ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun basın danışmanı Atakan Sönmez, Cumhuriyet gazetesinden zimmetine para geçirdiği gerekçesiyle atıldığı ve Kartal Belediyesi’nde aktif olarak çalışmamasına rağmen maaş alığı iddialarıyla ilgili olarak T24'e açıklama yaptı. Sönmez şunları söyledi:

"2017 yılında TELE 1'deki işimden ayrılmıştım, o dönemde cumhuriyet.com.tr'nin başında Oğuz Güven vardı. Oğuz Güven sorumlu müdür olarak işe başlamamı teklif etti, kabul etmedim. Ancak o dönemdeki operasyon nedeniyle ekip hakkında tutuklama tedbirinin gelebileceği ihtimali vardı, keza sonra da malumunuz tutuklandılar. Daha sonra ben işi kabul ettim, sorumlu haber müdürü olarak görev aldım. O dönemki ücreti 2 bin 500 gibi bir rakam söylemişti, ben de bununla geçinmemin mümkün olmadığını söyledim. Ancak o dönem gazetenin bütün yöneticileri tutukluydu, ‘Maaşlarla ilgili bir tasarrufta bulunamıyorlar, ben de şöyle bir formül buldum; maaşlar normal maaş üzerinden ödeniyor, ancak bazı editörlere onlara maaş+ prim şeklinde ödeme yapıyoruz’ dedi. Ben orada yaklaşık 2 yıl çalıştım, maaş+prim ödeniyordu. Bizim Genel Yayın Yönetmeni ile yaptığımız anlaşma bu şekildeydi. ‘Haksız kazanç elde etti’ denilen iddiada ben hak kaybına uğrayan tarafım.

Ben 3000 lira maaş alıyordum ama sigortam 2500 üzerinden yatıyordu. İki yıl boyunca ben böyle çalıştım, o dönemde Oğuz Güven de tutuklandı. Hakkımda ‘PKK destekçisi danışman oldu’ yazıldı. Sorumlu müdür haberlerden yargılanır, ben de cumhuriyet.com.tr’de yayımlanan haber nedeniyle yargılandım ve ceza da aldım, pek çok soruşturma geçirdik. İki yılın sonunda, bir vakıf yönetimi seçimi oldu ve vakıf yönetimi değişti. Alev Coşkun tekrar vakıf başkanı oldu, Aykut Küçükkaya gazetenin genel yayın yönetmeni oldu. Yeni yönetim beni cumhuriyet.com.tr’nin genel yayın yönetmeni olarak görevlendirdi. O esnada, cumhuriyet.com.tr’nin genel yayın yönetmeni olarak görev yaptığım dönemde geri gelen yönetim, eski yönetime dair hesapların incelenmesi için bir komisyon kurmuş. Komisyon beni çağırdı, ‘Cumhuriyet gazetesinden haksız kazanç elde ettin, parayı geri ödemezsen suç duyurusunda bulunacağız’ dediler.

"BAHSEDİLDİĞİ GİBİ BİR ZİMMET, DOLANDIRICILIK SUÇU OLSAYDI SAVCILIĞA VERİLİRDİ"

Ben de, ‘Böyle bir haksız kazanç söz konusu değil, biz iş görüşmesi yaparken yayın yönetmeninin bana söylediği ödeme yöntemi üzerinden bir para ödendi. Ben hak etmediğim bir parayı almadım, hatta kayba uğradım’ dedim ve sordum: Peki nasıl tespit ettiniz siz bunu? Banka hesabı üzerinden tespit ettiklerini söylediler. ‘Hangi banka hesabı?’ diye sordum, maaş hesabı olduğunu söylediler. Ben haksız kazanç elde etmeye çalışsam gazetenin maaş hesabına mı bu para gelir? Peki bu para nereden geliyor; gazetenin reklam departmanının başındaki kişiden geliyor. Sonuç olarak, ‘Oğuz Güven’in prim ödeme yetkisi yoktur, size ödediği prim haksız kazançtır, bunu iade etmeniz gerekiyor’ dediler. Sonrasında vakıf yönetmeni bu iddialar varken benimle devam etmek istemediklerini söyleyip görevime son verdiler. Ben de çok hevesli değildim artık.

O sürecin birinci şahidi Oğuz Güven’in kendisidir, ikinci şahidi de Aykut Küçükkaya’dır. Ben o dönem sorumlu haber müdürüydüm, sorumlu haber müdürünün herhangi bir ödeme yapma ve alma yetkisi yoktur. Bana ödenmesi iddia edilen paranın ödenmesi dışında bir durum yoktur. Ne reklama ne maaşa müdahale etme yetkim ve sorumluluğum vardır. Orada, bu şekilde prim ödemesi yapılan tek çalışan da ben değildim. Ortada bir zimmet suçu varsa, bu parayı benden almışlar mı? Bana ödenen primi benden almışlar mı? Hayır. Ortada bir zimmet suçu varsa soruşturmanın sonucunda yapılması gereken suç duyurusunda bulunmaktır. Benimle ilgili herhangi bir suç duyuruları yok. Bahsedildiği gibi bir zimmet, dolandırıcılık suçu olsaydı savcılığa verilirdi.

"BEN KARTAL BELEDİYESİ’NİN 2024 SEÇİMİ KAMPANYASINDA DANIŞMAN OLARAK ÇALIŞTIM"

Şaban Bey’in iddiasını, Kartal Belediye Başkanı’na veya basın müdürüne sorabilirsiniz, orada hangi çerçevede çalıştığım bilgisi size verilecektir. Çalıştığım kurumla ilgili, kurumun yöneticilerinin bilgisi dışında sizinle paylaşmam doğru olur, bu resmi bir kurum. Ben Kartal Belediyesi’nin 2024 seçimi kampanyasında danışman olarak orada çalıştım. Orada bankamatik memuru çalışanı değildim, hatta danışmanlığım seçimden sonra da devam etti. En son belediye başkanından başka bir pozisyonda beraber çalışma teklifini kabul etmeyip istifa ettim, sanırım iki ay oldu istifa edeli. Çalışmamız 2024 seçimlerinden önce başladı, sonrasında seçim kampanyası sürecinde devam etti, seçimden sonra da belediye başkanı benim başka bir pozisyonda devam etmemi söyleyince devam edemeyeceğimi söyledim ve istifa ettim. Artık Ankara’dayız."

"İŞTEN ÇIKARILAN ARKADAŞLARIN HİÇBİRİNİ TANIMIYORUM"

Sönmez, Özgür Özel’in grup toplantısındaki sözlerine de şu yanıtı verdi:

"Özgür Özel hakkımda ne söyledi? Sayın milletvekilimiz yarın sizinle ilgili konuşurken T24’çü mü diyecek, yoksa isminizi mi anacak? Hangisini tercih edersiniz? Ben Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı’nın basın danışmanıyım. Bir Cumhuriyet Halk Partisi milletvekiliyle polemiğe girmem, ona cevap vermem söz konusu olamaz. Buna bir cevabım tabii ki olmayacak. Ben Artı TV, İlke TV, Tele 1, cumhuriyet.com.tr ve Independent’ta da çalıştım, birçok yerde çalıştım. Son 6 ayda içinde de TGRT ekranlarına yorumculuk yaptım, ben TGRT elemanı, çalışanı değilim. Oraya çağırılıp da yorum yapan pek çok kişi gibi gittim yorumlar yaptım. Ben CHP’de Parti Meclisi’ne girmedim, MYK’da değilim, teknik bir kadro bu. Herhangi bir partili olmayanın yapacağı bir iş de bu. Ben siyasi danışmanlık da yapmıyorum, basın danışmanlığı yapıyorum, bu teknik görevdir. İşten çıkarmalarla ilgili de bir tasarrufum ve yetkim de yoktur. İşten çıkarılan arkadaşların da hiçbirini tanımıyorum. Sayın Genel Başkanımız bize basın danışmanlığı görevini verdiğinde bu işi yapabileceğimizi düşünerek vermiş, sayın milletvekilimiz de bu konuda yetersiz olduğumu düşünüyor, kişisel görüşüdür. Ben milletvekilimizin görüşüne saygı duyarım."