YENİ Parti Kadın Kolları Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde bulunan LİDAŞ (Lisanslı Depo Anonim Şirketi) deposuna mısırlarını teslim ettikten sonra paralarını alamadıklarını belirten çiftçilerle bir araya geldi. Çiftçiler, yaşadıkları mağduriyeti anlatarak yetkililerden yardım talep etti.
Bir çiftçi, 44 ton mısırını depoya teslim ettiğini ancak karşılığında ödeme alamadığını belirterek, “Getirdik darıyı buraya döktük ondan sonra bir şey alamadık öyle kaldı, 44 ton. İşte perişan oluyoruz ne yapacaksın. Bugün yarın diyorlar hiçbir şey yok” dedi.
Bir başka çiftçi ise önceki dönemlerde ürünlerini Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) aracılığıyla teslim ettiğinde ödemelerini aldığını, ancak bu sezon parasını alamadığını belirtti. Çiftçi, borçlarının arttığını ve yetkililerin soruna müdahale etmesini beklediklerini söyledi.
“73 KİŞİ SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU”
Depoya TMO Alım Merkezi tabelası nedeniyle devlet güvencesi bulunduğunu düşünerek ürününü teslim ettiğini söyleyen bir çiftçi, işletmenin el değiştirmesinin ardından muhatap bulamadıklarını ifade etti.
Çiftçi, “Burada Toprak Mahsulleri Alım Merkezi levhasını gördüğüm için devlet garantisi olduğunu düşündüğüm için ürünümü buraya döktüm. Biz alacaklı duruma geçtikten sonra şahıslar buraları devretmiş. Biz şu anda bir muhatap bulamıyoruz. Suç duyurusunda bulunduk, 73 kişi suç duyurusunda bulundu” diye konuştu.
Ödemelerin ne zaman yapılacağı ve teminatların nereden karşılanacağı konusunda yanıt alamadıklarını belirten çiftçi, yetkililerin soruna müdahale etmesini istedi.
“222 TON MAHSULÜM VAR, 3 MİLYON 165 BİN LİRA ALACAĞIM BULUNUYOR”
67 yaşında olduğunu belirten bir başka çiftçi de yıllarca emek vererek ürettiği mahsulün parasını alamadığını söyledi. Borçlarını ödeyebilmek için traktörünü satmayı düşündüğünü anlatan çiftçi, emekli maaşının geçimini sağlamaya yetmediğini dile getirdi.
Çiftçi, “Omuzumda kürekle tarla sürdüm o sıcağın altında. Bir traktörüm var onu satıp borcumu ödeyeceğim. Burada bizde ne muhatap olan var ne yetkilisi var ne kimse var. Kimse uğraşmıyor. Traktörü satınca nerede borcumu kapatacağım ya hırsızlık yapacağım ya soygun yapacağım, başka çaremiz yok. Emekli maaşım var 23 bin 500 lira, nereye yetecek? 222 ton mahsul döktüm buraya, 3 milyon 165 bin lira alacağım var. Ben ne yaparım şimdi” ifadelerini kullandı.
Bir başka çiftçi ise ellerinde kantar fişleri ve ödeme yapılacağına ilişkin mesajların bulunduğunu belirterek, LİDAŞ ve TMO yetkilileriyle iletişim kuramadıklarını söyledi. Çiftçilerden biri de teslim edilen mısırların bir bölümünün kaybolduğunu ve ürünlerin satıldığı yönünde iddialar bulunduğunu öne sürdü.
ASU KAYA’DAN YETKİLİLERE ÇAĞRI
Çiftçilerin yaşadığı mağduriyete ilişkin açıklama yapan Asu Kaya, üreticilerin ürünlerini LİDAŞ ve TMO güvencesi bulunduğunu düşünerek depoya teslim ettiklerini, ancak ödeme aşamasında işletmenin lisansının askıya alındığını öğrendiklerini söyledi.
Kaya, işletmenin lisansının askıya alınmasından çiftçilerin haberdar olmadığını belirterek, yüzlerce üreticinin milyonlarca liralık alacağının bulunduğunu ifade etti.
Çiftçilerin mazot, tohum, işçilik ve önceki yıllardan kalan borçlarla mücadele ettiğini vurgulayan Kaya, şöyle konuştu:
“Kadirli’mizin çiftçileri bir yıl boyunca toprağa emek verdikleri, umut bağladıkları ürünlerini LİDAŞ garantisinde, TMO’nun garantisinde diye bu müesseseye döküyorlar, emanet ediyorlar. Paralarını alacakları zaman bir de öğreniyorlar ki meğer bu işletmenin lisansı iptal edilmiş. Karşılarında muhatap yok. Yüzlerce çiftçi milyonlarca liralık alacak, 1 yıl boyunca umut bağladıkları emek, gelir ortadan kaybolmuş. Bu işletmenin LİDAŞ lisansı askıya alınmış, çiftçinin bundan haberi yok.
‘Ben devlet güvencesi altında malımı döküyorum’ diyor, başını yastığa emin koyuyor, ‘ben ürünümün karşılığını her hâlükârda alacağım’ diye gelmiş, dökmüş buraya. Ama bugün bir görüyoruz ki TMO, LİDAŞ’ın lisansını askıya aldıktan hemen sonra kendine düşen ürünü almış götürmüş, olan bizim çiftçimize olmuş. Bu insanlar bu yılı nasıl geçirecek? Geçtiğimiz yılın borcu üstlerinde, mazotun borcu var, tohumun borcu var, işçilik borcu var, her türlü borcu var, çiftçi boğazına kadar borca batmış.
Ama maalesef bu borçları ödeyecek karşısında bir muhatap yok. Kimi traktörünü satacak ‘karşılamıyor’ diyor, kimi biçerdöverini satmış vermiş, ortada biçer döver yok, ekin de yok. Bu çiftçinin sesini duyun, yüzlerce insan burada mağdur. Karşılarında bir muhatap bulamıyorlar. Adaleti sağlamak zorundasınız. Zaten ürünlerini ederince satamıyorlar, zaten ürünleri para etmiyor. Zaten aldığı ürün yıl boyunca ettiği masrafı ya karşılıyor ya karşılayamıyor.”




