YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, 2027 yılı bütçesinde faiz ödemeleri için ayrılan 3 trilyon 975 milyar lirayı eleştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmiş yıllarda yaptığı “faiz lobisi” açıklamalarını hatırlatan Genç, bütçedeki faiz giderlerini tarımsal destekler, eğitim harcamaları ve evde bakım desteğiyle karşılaştırdı.

Genç, yıllar önce faiz lobisiyle mücadele edeceğini açıklayan iktidarın bugün yaklaşık 4 trilyon liralık faiz ödemesi öngördüğünü belirterek, bu kaynağın hesabının verilmesi gerektiğini söyledi.

“BİR ZAMANLAR BAŞARI DİYE ANLATILAN ORAN YENİDEN YÜKSELDİ”

2012 yılında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın faiz lobisine yönelik açıklamalarını hatırlatan Genç, Erdoğan’ın 2013’te faiz lobisinin milletin alın terini sömürdüğünü söylediğini ve buna son vereceğini vaat ettiğini aktardı. Genç, Erdoğan’ın 2018’de de “Faiz, zengini daha zengin yapar, fakiri daha fakir yapar” ifadelerini kullandığını anımsattı.

2027 bütçesinde faiz ödemeleri için 3 trilyon 975 milyar lira ayrıldığını belirten Genç, şöyle konuştu:

“2013 yılında Sayın Erdoğan, vergi gelirlerinin yüzde 15'i kadar faiz ödenmesini ekonomik başarı olarak anlatıyordu. 2027 bütçesinde ise toplanması beklenen her 100 liralık vergi gelirine karşılık 20 liralık faiz harcaması öngörülüyor. Yani bir zamanlar başarı diye anlatılan oran, bugün yeniden yükselmiş durumda. Buradan soruyorum: Yıllarca faiz lobisiyle mücadele ettiğinizi söylediniz. Peki, 24 yıllık iktidarınızın sonunda bu milletin önüne koyduğunuz 4 trilyon liralık faiz faturasını nasıl izah edeceksiniz?”

“BİR YILLIK EVDE BAKIM DESTEĞİ, SADECE 10 GÜNLÜK FAİZE TEKABÜL EDİYOR”

Sanayide enerji tüketimi 1,7 milyon terajulü aştı: En büyük pay hangi sektörde?
Sanayide enerji tüketimi 1,7 milyon terajulü aştı: En büyük pay hangi sektörde?
İçeriği Görüntüle

Faiz ödemeleri ile tarımsal destekler ve evde bakım yardımı için ayrılan kaynakları karşılaştıran Genç, 2027 yılında günlük ortalama 10 milyar 890 milyon liralık faiz harcaması öngörüldüğünü ifade etti.

Çiftçilere bir yıl boyunca verilecek doğrudan tarımsal desteğin 235 milyar lira olduğunu belirten Genç, bu tutarın bütçedeki 22 günlük faiz ödeneğine karşılık geldiğini söyledi.

Evde bakım desteği için bir yılda ayrılan 109 milyar liranın ise yaklaşık 10 günlük faiz ödemesine denk geldiğini kaydeden Genç, şu ifadeleri kullandı:

“İktidar, 2027 yılında yalnızca faiz için günde ortalama 10 milyar 890 milyon lira harcamayı planlıyor. Bir günde, yaklaşık 11 milyar lira. Şimdi bu parayla vatandaşımıza ayrılan kaynakları karşılaştıralım. Çiftçiye bir yılda verilecek doğrudan tarımsal destek, 235 milyar lira. Bu para, bütçedeki yalnızca 22 günlük faiz ödeneğine denk geliyor. Bir tarafta bir yıl boyunca alın teri dökecek, üretecek, ülkemizi doyuracak çiftçimiz. Diğer tarafta sadece 22 günlük faiz. Engelli vatandaşlarımızın evde bakımını desteklemek için bir yılda ayrılan 109 milyar lira ise yaklaşık 10 günlük faiz kadar. Bir yıllık evde bakım desteği, sadece 10 günlük faize tekabül ediyor.”

“FAİZ ÖDENEĞİ, EĞİTİM BÜTÇESİNDEN TAM 228 MİLYAR LİRA FAZLA”

Eğitim harcamalarının bütçe içindeki payının gerilediğine dikkat çeken Genç, 2027 yılında eğitim için ayrılan toplam kaynağın 3 trilyon 747 milyar lira olduğunu, faiz ödeneğinin ise bu tutarı 228 milyar lira aştığını belirtti.

Eğitimin toplam bütçe içindeki payının 2026 bütçesinde yüzde 15,3 seviyesinde olduğunu, 2027 yılı bütçe teklifinde ise yüzde 13,7’ye gerilediğini ifade eden Genç, öğrencilerin barınma, beslenme ve ulaşım sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu söyledi.

Genç, “Öğrencilerimiz barınma, beslenme ve ulaşım sorunlarıyla mücadele ederken eğitimin bütçeden aldığı pay azalıyor. Ama faizin payı büyüyor” dedi.

“TOPLADIĞINIZ VERGİLERLE BU MİLLETE NASIL BİR HAYAT SUNUYORSUNUZ?”

2027 bütçesinde vergi gelirlerinin yüzde 45’inin Katma Değer Vergisi (KDV) ve Özel Tüketim Vergisi’nden (ÖTV) elde edilmesinin hedeflendiğini belirten Genç, vergi yükünün vatandaşların günlük harcamaları üzerinden sürdüğünü ifade etti.

Genç, şu değerlendirmede bulundu:

“Peki, işçi, emekli, asgari ücretli? İktidar, 2027'de toplam vergi gelirlerinin yüzde 45'ini KDV ve ÖTV'den toplamayı hedefliyor. Yani vatandaşın markette, akaryakıt istasyonunda, günlük ihtiyaçlarını karşılarken ödediği vergiler, bütçenin en önemli gelir kaynaklarından biri olmaya devam ediyor. Emeklinin mutfağından, işçinin sofrasından, vatandaşın cebinden vergi toplamayı biliyorsunuz. Peki, topladığınız vergilerle bu millete nasıl bir hayat sunuyorsunuz?”

“KENDİ VATANDAŞIMIZIN NASIL GEÇİNDİĞİNE BAKIN”

Türkiye ve Almanya’daki yoksulluk göstergelerini de karşılaştıran Genç, Almanya’nın resmî verilerine göre tek başına yaşayan bir kişi için aylık yoksulluk sınırının yaklaşık 1450 avro, güncel kurla yaklaşık 80 bin lira olduğunu söyledi.

TÜRK-İŞ’in Eylül 2026 araştırmasına göre Türkiye’de dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırının 123 bin 130 lira, bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyetinin ise 48 bin 885 lira olduğunu belirten Genç, Türkiye’de milyonlarca kişinin geçim sıkıntısıyla mücadele ettiğini ifade etti.

Genç, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Bir de yıllardır anlatılan bir hikaye vardı. Neydi o? ‘Almanya bizi kıskanıyor, Avrupa bizi kıskanıyor.’ Peki, bugün durum nasıl? Almanya'nın resmi verilerine göre, tek başına yaşayan bir kişi için aylık yoksulluk sınırı yaklaşık 1450 avro. Bugünkü kurla yaklaşık 80 bin lira. Türkiye'de ise TÜRK-İŞ'in Eylül 2026 araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 123 bin 130 lira. Bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti bile 48 bin 885 lira. Ortada inkar edilemeyecek bir gerçek var: Türkiye'de milyonlarca insan geçim sıkıntısıyla mücadele ediyor. Kayseri'de esnafın da emeklinin de öğrencinin de en büyük meselesi geçim. Yıllarca ‘Almanya bizi kıskanıyor’ dediniz. Artık başkalarının bizi kıskanıp kıskanmadığına değil, kendi vatandaşımızın nasıl geçindiğine bakın.”

“BİR BÜTÇENİN KİME HİZMET ETTİĞİNİ ADI DEĞİL, RAKAMLARI GÖSTERİR”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın “Bütçeyi faiz bütçesi olmaktan çıkararak hizmet bütçesi haline getirdik” açıklamasını da eleştiren Genç, hükümetin 2027 bütçesini “dayanıklılık, refah ve dönüşüm bütçesi” olarak adlandırdığını, sosyal destekler ve eğitim ödeneklerinin artırıldığını belirttiğini hatırlattı.

Bütçedeki rakamların farklı bir tablo ortaya koyduğunu savunan Genç, işçi, emekli, asgari ücretli, öğrenci, çiftçi ve engelli vatandaşların bütçeden aldığı payı sorguladı.

Genç, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Hükümet bu bütçeyi ‘dayanıklılık, refah ve dönüşüm bütçesi’ olarak adlandırıyor. Sosyal desteklerin ve eğitim ödeneklerinin artırıldığını söylüyor. Ama rakamlar ortada. Şimdi soruyorum: Bu bütçe kimin bütçesi? Bu bütçede işçinin, emeklinin, asgari ücretlinin payı nerede? Öğrencinin, çiftçinin, engelli vatandaşımızın hakkı nerede? 24 yılın sonunda, faiz lobisine karşı mücadele vaat eden iktidarın hazırladığı bütçede faize ayrılan kaynak neredeyse 4 trilyon lira. Bütçenin adı refah bütçesi olabilir. Ama bir bütçenin kime hizmet ettiğini adı değil, rakamları gösterir. Bu ülkenin kaynakları, bu ülkenin insanlarının refahına hizmet etmeli. Faiz yükü büyürken milletimizin sofrasındaki ekmeğin küçülmesini asla kabul etmiyoruz. İktidara bir kez daha soruyoruz: Yıllarca ‘faiz lobisi’ dediniz. Peki, bugün milletin sırtına yüklediğiniz bu faiz faturasının hesabını kim verecek?”