DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, işçiler, emekçiler, emekliler, kadınlar ve gençlerin geçim sıkıntısıyla karşı karşıya olduğunu belirterek ekonomik koşulların giderek ağırlaştığını söyledi. Çanakkale’deki buluşmanın ardından emekçilerin kendilerine yalnızca geçinemediklerini değil, artık yaşayamadıklarını da ifade ettiğini aktaran Çerkezoğlu, gelir ve vergi adaleti taleplerini dile getirdi.

“9 AYDA 2 TRİLYON 254 MİLYAR LİRA BİZLERİN CEBİNDEN ÇALINDI”

Enflasyon, vergi ve kesintilerin çalışanların gelirlerini aşındırdığını savunan Çerkezoğlu, DİSK Araştırma Merkezi’nin (DİSK-AR) hesaplamalarına göre yılın ilk dokuz ayında kayıtlı çalışanların toplam kaybının 2 trilyon 254 milyar liraya ulaştığını söyledi.

Çerkezoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“DİSK-AR'ın yaptığı hesaplamaya göre yılın 9 ayının sonunda biz işçilerin, kayıtlı çalışanların enflasyon, vergi ve kesinti nedeniyle 9 aylık kaybı 2 trilyon 254 milyar lira. Yani ilk 9 ayda 2 trilyon 254 milyar lira bizlerin cebinden çalındı, sermayeye ve hükümete aktarıldı. Biz işçiler eylül ayının yarısını, 15 gününü sadece vergi, kesinti ve enflasyona çalıştık. Bir ortalama ücret olan asgari ücret, daha belirlendiğinde açlık sınırının altında olan asgari ücretin 9 aylık kaybı 6 bin 828 lira. Yani 28 bin lira olan asgari ücret gerçekte 21 bin liralara gerilemiş durumda. Ve biz böylesi bir kara tablo karşısında evet, geçinemiyoruz. Hayatta kalmaya çalışıyoruz. Ülkede öyle bir düzen kurdular ki bu düzenin bütün çarkları zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yapmak için dönüyor. Bu düzenin bütün çarkları işçiden alıp patrona vermek için dönüyor.”

2027 yılı bütçesinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulduğunu hatırlatan Çerkezoğlu, bütçede faiz, rant ve sermayeye kaynak ayrıldığını ancak işçilerin, emekçilerin, emeklilerin, kadınların, gençlerin ve çocukların ihtiyaçlarının yeterince karşılanmadığını savundu.

Çerkezoğlu, “Bir ülkenin kaynaklarının, birikimlerinin, değerlerinin nasıl paylaşıldığını gösteren en önemli belgelerden bir tanesi bütçedir. Ve işte 2027 yılı bütçesi Meclis'e sunuldu. Bütçeye baktığımızda hepimizin alın teriyle oluşan o bütçenin faize, ranta, sermayeye aktarıldığını görüyoruz. Faiz harcamalarının her yıl daha fazla arttığını görüyoruz. Yani bütçede faiz var, bütçede sermayenin talepleri var, bütçede sermayenin ihtiyaçları var ama bütçede işçiler yok, emekçiler yok. Emekliler yok, kadınlar yok, gençler yok, çocuklarımız yok” diye konuştu.

“ASGARİ ÜCRETE MAHKÛM OLMAK İSTEMİYORUZ”

Gelir dağılımındaki adaletsizliğin giderilmesini isteyen Çerkezoğlu, asgari ücretin ve diğer ücretlerin derhal artırılması gerektiğini belirtti.

Çerkezoğlu, taleplerini şu sözlerle dile getirdi:

“Üretim var, kaynak var, zenginlik var. Ama bu ülkede adaletin terazisi bozuk. Adaletsiz bölüştüğümüz için geçinemiyoruz. O nedenle biz gelirde adalet istiyoruz. Asgari ücrete mahkum olmak istemiyoruz. Bu ülkenin asgari ücretliler toplumu olmaktan kurtarılmasını istiyoruz. Asgari ücret ve bütün ücretlerin derhal artırılması gerektiğini söylüyoruz. Ürettiğimiz değeri hakça paylaştığımız, gelirde adalet istiyoruz.”

“AZ KAZANANDAN AZ, ÇOK KAZANANDAN ÇOK VERGİ”

Vergi sistemindeki adaletsizliğin çalışanların yoksullaşmasını hızlandırdığını ifade eden Çerkezoğlu, ücretlerden yapılan kesintilerin ve vergi dilimlerinin çalışanların gelirlerini düşürdüğünü söyledi.

Vergi yükünün işçilerin, emekçilerin ve emeklilerin üzerinde olduğunu savunan Çerkezoğlu, daha fazla vergi toplanmak isteniyorsa yüksek kâr elde eden şirketlere ve bankalara yönelinmesi gerektiğini belirtti.

Çerkezoğlu, “Biz dünyanın en adaletsiz vergi sisteminin olduğu ülkeyiz. Bir yandan ücretimizden peşin peşin ödediğimiz vergiler, bizler daha ücretimizi almadan, artık bir soygun mekanizması haline gelen vergi dilimleri nedeniyle dilim dilim soyuluyoruz. Ocakta, şubatta aldığımızı nisanda, mayısta; mayısta aldığımızı ekimde, kasımda alamıyoruz. O nedenle adaletli bir vergi sistemi istiyoruz. Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınan adil bir vergi sistemi istiyoruz” dedi.

Yönetenlere seslenen Çerkezoğlu, “Eğer daha fazla vergi toplamak istiyorsanız sermayeye bakın, çevrenize bakın, o kar rekorları kıran bankalara, şirketlere bakın. Çekin elinizi cebimizden, çekin elinizi soframızdaki ekmekten” ifadelerini kullandı.

Emeklilerin de mevcut düzenin mağdurları arasında bulunduğunu belirten Çerkezoğlu, emekli sendikaları ve dernekleriyle birlikte emekliliği yük olarak gören anlayışın değiştirilmesi için mücadele ettiklerini söyledi.

“DEMOKRASİ İŞÇİNİN EKMEĞİDİR”

Van’da tır ile minibüs çarpıştı: 1 polis hayatını kaybetti, 11 kişi yaralandı!
Van’da tır ile minibüs çarpıştı: 1 polis hayatını kaybetti, 11 kişi yaralandı!
İçeriği Görüntüle

Demokrasinin yalnızca beş yılda bir sandıkta oy kullanmaktan ibaret olmadığını belirten Çerkezoğlu, toplumun bütün kesimlerinin yaşamın her alanında söz ve karar sahibi olması gerektiğini ifade etti.

Çerkezoğlu, sendikal hakların önündeki engellerin kaldırılmasını isteyerek farklı sektörlerde çalışanları sendikalı olmaya ve DİSK’e katılmaya çağırdı.

“Demokrasi dediğimizde de 5 yılda bir gidip sandıkta oy vermeyi anlamıyoruz sadece. Demokrasi, hayatın her anında ve her alanında başta işçi sınıfı olmak üzere bütün bir toplumun, halkın söz ve karar sahibi olması demektir. O nedenle demokrasi işçinin ekmeğidir diyoruz DİSK olarak. Demokrasi yoksa ekmek de yoktur diyoruz” diyen Çerkezoğlu, işçilerin söz ve karar sahibi olabilmesinin temel yollarından birinin sendikalı olmak ve sendikal hakları kullanabilmek olduğunu söyledi.

Çerkezoğlu, inşaatlarda, madenlerde, fabrikalarda, atölyelerde, belediyelerde, hastanelerde, plazalarda, okullarda ve üniversitelerde çalışanlara seslenerek sendikal örgütlenme çağrısını yineledi.

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ ÇAĞRISI

İfade özgürlüğüne sahip çıktıklarını belirten Çerkezoğlu, itiraz eden ve muhalefet eden kişilerin susturulmaya çalışıldığı bir baskı ortamına son verilmesi gerektiğini savundu.

Basının özgür olması gerektiğini ifade eden Çerkezoğlu, internet sitelerinin kapatılmasına, televizyon kanallarına kayyum atanmasına ve gazetecilerin tutuklanmasına tepki gösterdi.

Çerkezoğlu, “Biliyoruz ki bir ülkede basın özgür değilse, haber alma hakkımız baskı altındaysa o ülkenin bir geleceği olmaz. Biz de yarın basın mensuplarının yanında olacağız” dedi.

“BARIŞ İÇİN OMUZ OMUZA MÜCADELEYİ BÜYÜTÜYORUZ”

Kıdem tazminatı başta olmak üzere kazanılmış hakların korunması gerektiğini belirten Çerkezoğlu, orta vadeli programlarda yer alan esnek çalışma modellerinin çalışanların ve çocuklarının geleceğini olumsuz etkileyebileceğini savundu.

Emeğe, alın terine, ekmeğe ve yaşam hakkına sahip çıkacaklarını ifade eden Çerkezoğlu, gelirde ve vergide adalet taleplerini demokrasi, barış, kardeşlik, eşitlik ve özgürlük mücadelesiyle birlikte sürdürdüklerini söyledi.

Çerkezoğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Bugün kıdem tazminatı hakkımız başta olmak üzere kazanılmış hakları ortadan kaldırmayı hedefleyen ve her orta vadeli programa yazdıkları esnek çalışma biçimleriyle bizim geleceğimizi, çocuklarımızın geleceğini karartmaya çalışıyorlar. O nedenle en temel haklarımıza sahip çıkıyoruz. Emeğimize sahip çıkıyoruz. Ekmeğimize sahip çıkıyoruz. Alın terimize sahip çıkıyoruz. Yaşam hakkımıza sahip çıkıyoruz. Ve hep birlikte yan yana, omuz omuza, gelirde, vergide, ülkede adalet için, barış için, demokrasi için, kardeşlik için, eşitlik için, özgürlük için yan yana, omuz omuza emeğin Türkiye'si mücadelesini büyütüyoruz.”